İLİŞKİ DANSI

Her aklına geleni düşünmeden mi söylersin?

Yoksa düşüncelerini tartarak mı konuşursun?

Sıklıkla anlaşmazlığa, ilişkilerinde çatışmaya düştüğünü fark ettiğin oluyor mu?

Bunun aslında iki basit çözümü var. Ses tonu ve ben dilinde kalmak.

Bir anlaşmazlıkta fikirlerimizi söylemeden önce biraz ses tonumuzu yumuşatmalıyız çünkü tartışmaların çoğu bu yüzden çıkıyor.

Araştırmalara göre anlaşmazlıkların %10’u sadece söylenen sözlerden %90’ı ses tonundan kaynaklanıyor.

Bir şey söylerken ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimiz önemli sözünü doğruluyor bu.

Konuşurken duygularımızı ve düşüncelerimizi ben dilinde ifade etmemiz de ayrıca çatışmaları engelliyor.

Örnek verecek olursam “sen beni aramıyorsun” “ bana hiç zaman ayırmıyorsun” diye suçlamak yerine “sen beni aramadığın zaman kendimi yalnız hissediyorum” ya da “sevildiğimi hissetmeye ihtiyacım var” diye söylemini değiştirebilirsin…

Böylece karşındaki seni anlamaya çalışacak…

Eğer suçlarsak, yargılarsak karşımızdaki de doğal olarak savunmaya geçer ve aramızdaki iletişim bir anda kopar.

Bunu 2 kişinin karşılıklı dans etmesine benzetebiliriz bir taraf sürekli iterken diğer tarafta direnç göstererek karşılık verdiğinde tek bir adım bile yol kat edilemez…

Ancak bir taraf ittiğinde diğer taraf onu yumuşatıp itme kuvvetini nazikçe başka yöne döndürse; bir de bakmış ki kendi istediği yöne çekmiş karşısındakini…

Bunu eşinizle arkadaşınızla denemenizi öneririm ellerinizi karşılıklı kavuşturun ve birbirinizi itmeye çalışın hareket edebiliyor musunuz bir bakın…

Bir de biriniz iterken diğeri güç uygulamasın, bu durumda nasıl ahenkle dans ediliyor fark edin.

Gördüğünüz gibi aslında ilişkilerimiz de böyle…

Sabırla, yumuşak ses tonuyla ve ben dilinde kalınarak aslında hayattaki ilişkilerimizle dansımızı istediğimiz öne çekebiliriz.

Bence denemeye değer!

YORUM EKLE

banner247

banner246