İNŞAAT VE DEPREM

Elazığ`da yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremle yeniden sarsıldık. Deprem ve etkilerini bir kez daha sıcağı sıcağına yaşamış olduk. Bu depremde ortaya çıkan sonuç geçmişte yaşamış olduğumuz depremlerden yeterince ders almadığımızı, yapı kalitemizin yetersiz olduğunu yeniden açıklıkla ortaya koydu.

Elazığ`da yaşamış olduğumuz 6.8 büyüklüğündeki depremde aynı yerde bulunan bir çok bina ayakta duruyorken bazı binalar neden yıkıldı? Yıkılan binaların altından FAY hatları mı geçiyordu? Yoksa yıkılan binaların dayanıksızlık ve kalite sorunu mu vardı? Bu konu üzerinde herkesin düşünmesi gerekir.

Açıklıkla söylenebilir ki sorun fay hatlarında ve ortaya çıkan depremde değil yıkılan yapıların deprem karşısında güvensiz olmalarıdır. Gelen deprem kuvvetlerine dayanamamasıdır. Sorunu fay hattında ve depremde değil depreme dayanıklı yapıların üretilmemesinde aramak lazım. Sorun fayda ve depremde olsa yerle bir olan yapıların yanında bulunan diğer yapıların da yıkılması gerekirdi.

Olayı kısaca açıklayayım.

İşin başı zemin etüdüdür. Sonra statik betonarme projesini düzgünce hazırlamak gelir. Zemin etüdünün bir geoteknik uzmanınca yorumlanması ve zemin yapı etkileşiminin ortaya koyulması ile statik proje hazırlanır. Zemini sorunlu olan yerlere veya fay hatlarına yakın olan yerlere çevre ve kentleşme bilimi açısından yapı yapmamak başka bir şeydir. Buralara yapı yapılmaz diye teknik olarak iddialı bir şekilde konuyu yorumlamak başka bir şeydir. Zemin koşulları, deprem yönetmelikleri ve mühendislik ilkeleri dikkate alınarak yapılan yapılar hasar görebilir fakat can kayıpları yaratmaz. İnşaat mühendisliği bilimi ve bilgisi bu tür yapıların yapılabilmesine imkan verir. Bu nedenle tartışmaları sadece fay hatlarına ve zemin koşullarına bağlayarak yapmak doğru değildir. Geoteknik uzmanları (zemin mekaniği uzmanı inşaat yüksek mühendisleri) ile çalışmak gerekir.

Statik proje yerinde de düzgün uygulandığında bir sorun olmaz. (Betona kaçak su katma, vibratör kullan, demir işçiliğini doğru yap, betonu dökerken soğukta dondurma, sıcakta yakma, kürünü doğru yap.)

Binayı kullanırken betonarme yapında karkasa zarar verme, boru için kolon delme, kirişi kırma, kolon kesme.

Fayans, seramik, dolap, boya değil binayı sağlam hale getiren betonarme karkas sistemdir. Betonarme hesaplar ve betonarme yapım hatalı ise deprem binayı yıkabilir, oturulamaz hale getirebilir veya tamamen yıkar.

Tabii bu açıklamalar mühendis eli değen binalar için. Hiç inşaat mühendisi görmeyen kaçak yapılar için, barıştan faydalanan kaçak ve uygunsuz yapılar için inşaat mühendisleri hiç bir yorum getiremez. Sorumluluk da taşımaz.

Yapı denetim heyeti içinde devletin mühendisi, proje müellifi de girmelidir desem bazı arkadaşlar kızabilir ama mevcut durumun pek iyi işlediği de söylenemez.

Gelelim inşaat ustalarına acil konulardan biri de çalışanların eğitimi ve sorumlulukları öğretilmeli, gerekirse sorumluluğa ortaklığı sağlanmalıdır.

İnşaatı ortaya çıkaran takım isim isim tam belirlenmeli ve sorumluluk herkese paylaştırılmalıdır. Mevcut durumda kalite ne kaçak yapı yapanın ne işçinin umurunda ne de müteahhidin.

Rant, büyük paraların kazanıldığı müteahhitlik sistemi içinde tüm bunlar nasıl olur derseniz o da Devlet denetimi ve otoritesi ile sağlanır.

Depremler yıkıcı ve öldürücü olmadıkları sürece sorun yok. Ancak depreme dayanıksız bina stoğu bir program dahilinde eritilmeli, kentsel dönüşümler, insan-bina ömrü içinde büyük deprem üretme potansiyeli çok yüksek fayların (Sismik boşluklar) tehdit ettiği kentlerden başlanmalıdır.

İnşaat sektörü başıboş bırakılacak bir sektör değildir. Disiplin ise sadece deprem yönetmenliği ile sağlanamaz.

YORUM EKLE