İNSANLIK, BİR SINAV SÜRECİNDE

Sosyal devlet uygulamalarının kırıntılarının bile kalmadığı bir dönemden geçiyoruz. Bir zamanlar aşılarımızı bile kendimiz yapmışız. Ne zaman dünyada sağlık para ile alınır satılır oldu, hastalıklar da sökün etti. Şunu yapın, bunu yapın diye öneriler var; temel ihtiyaçlarını bile gideremeyen insanların bu durumda çaresizlikleri ortaya çıkmaz mı? Söylenenleri yerine getiremeyecekleri gibi, sağlıklı da beslenemeyecekler. Bunlar insanların zihninde hep soru işareti olarak kalacak.

Salgın hastalıkların çoğunda hep yoksullar kırılmış. Maddî olanaksızlıklar yüzünden tedavi de olamıyor, iyi beslenme olanakları da yok. Önlemler ister istemez yeterince alınamıyor. Birinci Dünya Savaşı’nda 8,5 milyon insan ölmüş; 1918 yılındaki İspanyol Gribi'nde ise 50 milyon insan telef olmuş dünyada. Görüldüğü gibi salgın hastalıklarda daha çok insan yok olmuş.

Yine bizden bir örnek verelim; 1918 yılında İstanbul'da İspanyol Gribi'nden 10 bin insanın öldüğü söyleniyor tarihçiler tarafından. Anadolu'da ne kadar kayıp olduğunu bilen yok. Salgın hastalıklar tarih boyunca hep var olagelmiş. Önemli olan bu sağlık sorunlarıyla baş edebilmek. Refik Saydam gibi doktorlar yerli aşı üreterek, örgütlü bir çalışmayla salgın hastalıkları geriletmişler.

***

Sağlık hizmetleri özelleşince ithal aşı kullanmak zorunluluğu doğdu. Hıfzısıhha Enstitüsü'nde yerli aşılar üretilerek veba, kolera, sıtma ve veremden insanları korumuşlar. Hıfzısıhha Enstitüsü 2011’de kapatılmış, kendi üretimimizi yapamaz hâle gelmişiz.

Şimdi ne oluyor; insanlar tıbbi malzeme, makarna ve un bulmakta zorlanıyor. Orta ve üst kesim evlerini bu gıda maddeleriyle depolamış. Bunun farkında olan fırsatçılar hemen fiyatları 8-10 kat artırmış. Gazeteler bu tür haberlerle dolu; bir panik havası esiyor.

***

Sorunların üzerine serinkanlılıkla gidilirse, akılcı olunursa her sorunun çözümü vardır. Çinli ve Kübalı doktorlar İtalya'ya giderek insan severliğin boyutunu üst seviyeye çıkarıyor. İtalyan halkı bu davranışı gözyaşları arasında alkışlıyor. Küba aynı davranışı Çin'deki salgında da gösterdi. Bu insanlık adasından öğreneceğimiz çok şey var.

Alınan önlemlerde çalışan kesimleri de unutmamak gerekiyor. Onlara da ayrımsız sağlıkta, gıdada her türlü desteği sunmak önemli. İnsanlık bir bütün olarak karşımızda duruyor. Önlemler herkes için alındığında sorunun çözümüne daha bir yaklaşılmış olur. İnsanlık zor bir süreçten geçiyor, bu süreci de atlatacağına inanıyorum. Koronavirüs insanlık için bir sınav; bundan sonra neleri eksik bıraktık, nasıl bir yaşama olmalıydı? Sorularına daha doğru yanıtlar aramaya devam edecek.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bayram Ayko
Bayram Ayko - 2 hafta Önce

Çok çok güzel bir yazı. Yazarın kalemine ve yüreğine sağlık

MAHMUT SARICA
MAHMUT SARICA - 2 hafta Önce

TEŞEKKÜRLER HOCAM.

Hüsniye Karadağ
Hüsniye Karadağ - 2 hafta Önce

İnsanlıkmı kaldı hocam. İki günde unuturuz, aynı bencillikle yaşamaya devam ederiz. Ellerinize, yüreğinize sağlık. Sağlıcakla kalın.

Ramazan Pektaş
Ramazan Pektaş - 1 hafta Önce

Kalemine beynine sağlık. Gayet guzel bir yazı. Tebrikler...

Hüseyin TIPIRDAMAZ
Hüseyin TIPIRDAMAZ - 1 hafta Önce

Güzel bir yazı olmuş. Kalemine yüreğine sağlık hocam