Karar sizin-1

Bana telefonda sorduğu şuydu; ben bu adamla devam edeyim mi,etmeyeyim mi?

Terapist olmanın en zor yanlarından biri budur; kararvermeye, başkaları hakkında karar vermeye zorlanmak. Bunun etik olmadığınısöylediğimizde “Eee siz terapist değil misiniz ben de bu konuda zordayım banayardım edin.”  Serzenişlerini alırız.Yardıma evet ama, karar vermek bireye özeldir. Sorumluluk gerektirir ve busorumluluğu da birey kendisi almalıdır. Kimi durumlarda belki ötelemeyapılabilir ama nihai kararı birey kendisi vermelidir. 

Terapist olarak yutkunma noktalarımızdan biri olarakgördüğüm bu durumu kendilerine münasip bir lisan ile anlatmaya çalıştım ise depek başarılı olmamışım ki, ısrarına devam etti.

Bir günde yaptığı 10aramaya sabırla cevap vermedim, hep sizinle konuşmayı bekledim. Şimdi sizinlekonuşuyorum ama siz de bana gidin kararınızı siz verin diyorsunuz bu anlaşılırgibi değil. Ben niçin bekledim öyleyse? Ona bu gün cevap vermeliyim yoksa beniaramaya devam edecek. Söyleyin lütfen ne yapayım?

Hem sitem, hem de bir miktar azarın yer aldığı sözleri içimeoturdu. Farklı bir sorumluluk algısı yarattı bende. Zorda olduğunu biliyordumama yine de nihai kararı kendisi vermeliydi. Bu konuda tavizim olmayacak.

O anlatıyor ben de dinlemeye devam ediyorum

Beni face’den bulmuş.Daha sonra öğrendim etrafında hovarda diye bilinen biri. Bana öyle yazıyor kisabah akşam… Aslında etkilenmiyorum. Hatta ilk gördüğümde tip olarak banauymadığını tipim olmadığını söyledim. Kendisi de zaten daha sonraki  bir görüşmelerimizde senin bana pasvermeyeceğini düşünmüştüm dedi. Her şeyden öte kibar değil, yemek yemeşeklinden oturup kalkmasına kadar her şeyinde gözüme batanlar var. Konuşmasıkonuşma değil zaten şiveli konuşuyor ve bu beni kötü hissettiriyor.  Ben aslında baştan beri oyun oynadımdefalarca tersledim ama o ne yaptıysa etkiledi sonunda beni. Aslında onagüvenmiyorum, benim boşluğuma geldi. Yoksa onunla bir gelecek düşünmüyorum.Olamaz da zaten… Onun bana verdiği hiçbir şey yoktu. Ben de onunla mutluluk oyunuoynadım diyebiliriz.  Klasik tavlamasözlerinden başka bir şey söylemiyordu; ben sensiz yapamıyorum, sensiz olamam,sensiz yaşayamam… Aslında yan yana gelmeyeceğim çirkin, görgüsüz, cimri biradam, dünyadan haberi yok… O beni elde etmek için ben de ona yar olmamak içinhırs yaptık her halde. Ama şimdi ben aynı direnci gösteremediğim için korkmayabaşladım.

Bir buçuk aydırdirendim.  Ama son iki haftadırtersleyemiyorum, bir şeyler değişiyor gibi bu değişenler de beni rahatsızediyor. Aylarca direndiğim bir konuda şimdi tıpış tıpış ona mı gidiyorum yoksa?

Bazen öyle tuhafdavranışlar sergiliyor ki, ben dışarıdayım deyince arızaya bağlıyor ve arkaarkaya mesajlar atıyor, giyimime karışıyor, gittiğim yerlere laf ediyor. Eşimbile bana bu kadar karışmazdı. (Zaten asıl sorun da bu değil mi? İstemediğinhalde iletişimi sürdürme zorunda hissedişinin ardında işte bu ilgi, tersten deolsa bu ilgi yatıyor diyesim geldi ya neyse…)

Ben şimdi daha çokkendime kızıyorum… Aslında ilk kez içinde bir sevgi beslemediğim bir insanabağlandığımdan dolayı sinir oluyorum. Sevmediğim ve hiçbir özelliği banauymayan birinden niçin ayrılamıyorum? Onu kalbimden söküp atmalıyım. Onudüşünmemeliyim.  Akşam yatağa yattığımdasabah kalktığımda onu düşünüyor olarak bulmamalıyım kendimi. Ama benistemedikçe o daha fazla benim dünyamda yer alıyor.

(Devamı var…)

YORUM EKLE