KENT KÜLTÜRÜ KENT GÖRGÜSÜNDEN GEÇİYOR

Merkezefendi Belediyesi, kitap günleri adı altında bir kitap fuarı düzenliyor. 60 kadar ulusal çaptaki yazarın bu fuarda konuğumuz olacağını tanıtım afişlerinden anlıyoruz. Arkasından yerel yazarlar ve taraftarları diyebileceğim sanal medya kullanıcıları veryansın ediyor. Neden yerel yazarlara burada yer verilmediği sorgulanıyor. 
İlk tepkilerle birlikte biz de yerel yazar kavramına hak veriyoruz ve yerele faydası olmayan bir işin kimseye faydası olmaz diye düşünüyoruz. Belediye için yaptığımız empati ile bunun ilk olduğu, acemilik ve eksikliğin mazur görüleceği, belediyenin ufak bir değişiklik ve yapacağı bir açıklama ile bu sorunun üstesinden gelebileceğini düşünüyor ve hatta bu konuda yavaş davranılmasını da anlayamıyoruz.

Derken tecrübeli ve temkinli gazeteci ve yerel yazarımız Seval Uysal bir açıklama yapıyor. Buna göre kitap fuarları bir organizasyon şirketine verilir. O şirket stantları yayınevlerine kiralar. Yayınevleri çalıştıkları yazarları getirir. Yani bu mekanizmanın içinde yerel yazarın ve hatta yazarın adı yoktur. Yerel yazarın çalıştığı kitapevi fuarda yerini alır ise, o yazarında böylesi bir imkanı olabilir. 
Hikayenin gerisini üç kitap yazan arkadaşım yerel yazar Raşit Öztürk’ten dinliyorum; O çalıştığı kitap evi adına fuar süresince stant başında olacak. Organizasyon şirketi yüklü miktarda maliyet ile devasa bir çadır salon kurmuş. Çalıştığı yayın evi organizasyon şirketine 4500 TL stant kirasını ödemiş, tabii ki kitap satarak bu gideri geri almak ister. Yerel yazar bu pazara neden ortak edilsin. 

Daha önce Büyükşehir Belediyesi tarafında yapılan fuarlarda yerel yazarlara, Kültür dairesinin inisiyatifi ile toplu halde bir stant açılmış. Yani bu istisnai ve özel bir durum. Elbette ki burada da aynı olanak sağlanabilir, ama her halükarda bu yerel yazarların konuk yazar ve söyleşi aktörü olacakları anlamına gelemiyor. Tabirimi mazur görün sığıntı gibi oluyor. 
Tekrar edelim, bu durum kitap fuarı organizasyonunun doğasında var. Sistem böyle kurulu. Bu sistemi bilmeden yapılan ağır ve taciz edici eleştiriler bilgisizliğimizin göstergesi oluyor. 
Kent görgüsü ve kent kültürü oluşması zaman isteyen bir kavram. Öyle anlaşıyor ki; biz kent kültürü oluşturmanın ortalarında bir yerlerdeyiz. Daha alınacak çok yolumuz var. Neyse basından öğrendiğimiz kadarı ile yerel yazarların da fuarda yer alacağını öğreniyoruz. Bu sene de durumu kurtarıyoruz anlaşılan. Benim merak ettiğim bir dahakine böyle olamayabileceğini anladık mı acaba.

Tüm bu gürültü ortamında aklımızdan geçen çözümü Tabip Odası Başkanımız Dr. Meral Alten dillendiriyor. “Yaparız bir yerel kitap günleri olur biter.”
Kapitalizmin ördüğü duvarların önünde ağlamakla bir yere varmak mümkün değil. Karanlıktan şikayet etmek yerine bir mum yakmak gerekiyor. 
Pazar günü fuarı ziyaret etme imkanı buldum. İlgili bir kalabalık vardı. Yapıldığına değmiş yani. Bu organizasyon için Merkezefendi Belediye Başkanı Seniz Doğan ve ekibine teşekkür ederiz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Metin Karaman
Metin Karaman - 2 hafta Önce

Teşekkürler bu yapıcı ve olumlu yazınız için

Veli Aykar
Veli Aykar - 2 hafta Önce

Bilgilendirici ve çözüm odaklı yazılarınızı zevkle okuyorum .
1. Yerel ve ulusal yazar diye bir ayırımı doğru bulmuyorum. Biz de bu milletin bağrından çıkıyoruz. Tek eksiğimiz kitaplarımızı ünlü yayınevleri tarafından basılmamış ve tüm ülkeye dağıtılmamıs olmasıdır . Ancak Denizlili yazarlar sözcüğü kullanılmalıdır.
2. Ancak yerelde o kadar yazar ve şair olduğunu sanan var ki, gerçek yazarı bulmak samanlıkta iğne aramak gibi zordur.
Ne demiş Aziz Nesin "Bu ülkede üç kişiden dördü şairdir..
3. Denizlili yazarlara geniş bir yer ayrılarak durum çözülürdü.
Saygı ve selamlar.