KİMSEYİ HOR GÖRMEYELİM

Değerli kardeşlerim,

Peygamber efendimiz hadisi şeriflerinde şöyle buyururlar: “Size cennetlikleri bildireyim mi? Onlar hem zayıf oldukları hem de halk tarafından zayıf görüldükleri için kimsenin önemsemediği ve ‘Fakat şöyle olacak’ diye yemin etseler, isteklerini Allah'ın gerçekleştireceği kimselerdir. Size cehennemliklerin kimler olduğunu söyleyeyim mi? Katı kalpli, kaba, cimri ve kurularak yürüyen kibirli kimselerdir.”

Evet etrafa hor bakmayalım!

İnsanları dış görünüşleriyle ele almak, onları giyimlerine kuşamlarına göre değerlendirmek, bizim en zayıf yanlarımızdan biridir. İşte, bu hadis-i şerîf ile Efendimiz aleyhissâlatu vesselam, bizi ikâz ediyor ve bu tür değerlendirmelerin ne kadar yanlış ve yanıltıcı olduğuna, insanları kabuğa ve kalıba göre değil; kalp ve gönül zenginliklerine, takva oluşlarına, ahlaklarına ve şahsiyetlerine göre değerlendirmemiz gerektiğiniz bizlere bildiriyor.

En değerli incilerin, gösterişsiz istiridye kabukları içinde bulunmasındaki gibi, sade ve basit kıyafetler içinde de ne cevherler yatar; ama malum alışkanlığımız sebebiyle, biz onların farkına varamaz hatta onları horlar, Peygamberlerin ahlakından uzaklaşır, Allah’ın rızasının dışında davranırız…

Bir Allah dostunun şu söylediği bu noktada önemlidir işte:

Harâbât ehlini hor bakma zâkir!
Defîneye mâlik nice vîrâneler var…

Göz ucuyla bakıp geçtiğimiz veya bakmaya değer bulmadığımız nice kimseler vardır ki belki de eli öpülesi, duası alınası insanlardandır. Onlar, Allah katında öyle kıymetli, rızasını kazanmış kimselerdir ki, “Vallahi bu iş şöyle olacak” diye yemin etseler, Allahu Teâlâ onların yeminini yerine getirir, onları yalancı çıkartmaz.

“Biz, o ülkedeki güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler seviyesine çıkarmak ve onları ötekilerin yerine mirasçı kılmak istiyorduk.” (Kasas; 5) şeklindeki ayet-i kerîmede de bildirildiği üzere, Rabbimizin dâima bu şekilde fakir ve zayıf insanların yanında olduğunu ve onları güçlü zorbalara karşı koruduğunu anlatır.

Hadis-i şerifte, “Şöyle olacak diye yemin etseler, isteklerini Allah'ın gerçekleştireceği” söylenen bu kimseler, Allah rızasından başka bir şey düşünmeyen, gösterişe hiç değer vermeyen kimselerdir. Dağınık hâllerine bakıp da onları küçümsemeye kalkanlar yanılır ve aldanırlar. Zira bu Allah dostları “Takva elbisesi daha hayırlıdır” (A’râf; 26) ayet-i kerimesini kendilerine düstur edinmişlerdir.

Bununla beraber saçı başı dağınık, eli yüzü kirli herkesin mutlaka iyi insan olduğu da sanılmamalıdır. Varlıklı oldukları halde tembellikleri sebebiyle veya zenginliklerini gizlemek düşüncesiyle kötü giyinenler de az değildir. Bizim güzel dinimiz, hâli vakti yerinde olanların iyi giyinmelerini, Cenâb-ı Hakk'ın kendilerine verdiği maddî nimetleri üzerlerinde sergilemelerini arzu eder.

Allah büyüklenenleri sevmez
İşin garibi ve üzücü yanı şudur ki, kendini beğenmiş, kibirli kimseler, ilâhî gazaba hedef olan davranışları yüzünden azaba gittiklerinin farkında bile değildirler.

İnsanları küçümsemeyelim. Çünkü küçümsenen, hor görülenler arasında, Allah’ın yemin etse yalancı çıkartmayacağı veli kimseler bulunabilir. Allah Teâlâ, sevdiği kullarının isteklerini geri çevirmez. Müslümanlara karşı son derece mütevazı olmak, gönüllerini hiçbir şekilde incitmemek gerekir. Kibir, gurur ve kendini beğenme, cehennemlik kimselerin özellikleridir. Allah Teâlâ, bu huylara sahip olanları sevmez.

Rabbimiz bizleri iyi huylara sahip olanlardan eylesin.

Cumamız mübarek olsun, Selam ve dua ile… 

YORUM EKLE

banner247

banner246