KIRSAL KALKINMA VE İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ

Kırsal kalkınman çalışmalarının altında dev inşaat mühendisliği projeleri vardır. Su yapıları barajlar, bağlamalar (regülatörler), yeraltı veya yerüstü sulama sistemleri, sulama projeleri, yollar ve tarımsal yapılar inşaat mühendislerinin ülkemiz kırsalı için yaptığı mühendislik çalışmalarıdır. Kırsal kalkınma veterinerlik, ziraat mühendisliği, ekonomi gibi ana dalların yanında başta inşaat mühendisliği olmak üzere pek çok mühendislik dalının da çalışma konusudur. Aslında kırsalımız, köylerimiz sağlıklı gıda ile doğal beslenmek isteyen herkesin ilgi alanıdır. 

Ülkemizde 1973, 1985, 1989, 1994, 2001, 2007, 2014 yıllarında kuraklık olmuştur. 2017 yılında da son 44 yılın en kurak dönemini yaşadık. Son 15 yılda inşa edilen baraj ve göletler ile kuraklığı en az zararla atlattık. Peki bu nasıl başarıldı? Son 15 yılda; DSİ tarafından 2003 yılına kadar 276 adet baraj inşa edilerek işletmeye alınmıştır. 2003-2017 yılları arasında 508 adet baraj tamamlandı. 2023 yılı sonuna kadar 727 adet barajın tamamlanması hedeflenmektedir. Sulamaya açılan arazilerle çiftçilerimize zirai gelir artışı sağlanır. 2003 yılı başında toplam sulanabilir alan 48 milyon dekar iken, son 15 yılda 17 milyon dekar arazinin sulamaya açılmıştır. 

Tarım sağlıklı gıdaya ulaşmanın yanında ülkemizin lokomotifidir. Sulama projeleri ile sulu tarıma geçiş başta tarım sektörüne hizmet sunmakla birlikte diğer sektörlere de itici bir güç olmaktadır. Tarım ile beraber gübre, nakliye ve istihdam olmak üzere tarıma dayalı sanayiye ve hizmet sektörüne de (lojistik, ticaret vs. gibi) önemli katkılar sağlar. Sulamanın başlaması ile traktör sayısı ve tarım makineleşmede büyük artış gözlenir.

Sulama ve sulamanın etkisiyle daha etkin ve yoğun teknoloji kullanımı, uygulanan tarım tekniği ve kültürel uygulamaların etkisiyle tarımda sağlanan verim artışları, üretim deseninin çeşitlenmesi, çiftçi gelirlerinde doğrudan ve dolaylı artışa sebep olmaktadır. Bu durum bir yandan kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan yoksulluğun azaltılması gayesine hizmet etmekte; bir taraftan da hayat kalitesini yükselttiği için göçü önler.

Çiftçilerin sulama talebinde bulunurlar, her çiftçi bilir ki arazinin verimli olması için sulanması gerekir.  Sulama için de su kaynağının varlığı ve baraj veya gölet gibi inşaat mühendisliği yatırımları gereklidir. Ancak bu yatırımlardan sonra çiftçi cazibe sulaması yapılabilir hale gelmektedir. Daha sonra toplulaştırmanın yapılması gibi kırsal kalkınmada yol alınabilir. Sulama ve sulamanın etkisiyle daha etkin ve yoğun teknoloji kullanımı, uygulanan zirai teknik ve kültürel uygulamaların etkisiyle tarımda sağlanan verim artışları, üretim deseninin çeşitlenmesi, çiftçi gelirlerinde doğrudan ve dolaylı artışa sebep olmaktadır. Bu durum bir yandan kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan yoksulluğun azaltılması gayesine hizmet etmekte; bir taraftan da hayat kalitesini yükselttiği için göçü önlemektedir.

DSİ tarafından geliştirilen sulamalar ürün çeşitliliğini de arttırmaktadır. Sulanan alandaki bitki desenindeki gelişmeler incelendiğinde en dikkati çekici nokta, sulamadan önce kuru tarım yapılan alanlarda hububat ağırlıklı ekim yapılırken, sulamadan sonra ürün çeşitliliği meydana gelmesidir. Son yıl verilerine göre, DSİ tarafından geliştirilen sulamalarda bitki deseni; %15 pamuk, %19 hububat, %23 mısır, %7 şekerpancarı, %6 sebze, %1 bakliyat, %6 meyve, %3 narenciye, %3 ayçiçeği, %4 yem bitkisi, %3 bağ ve %10 diğer ürünler şeklinde gelişmiştir. Klasik Sulama Sistemleri Terk Edilerek su tasarrufu yanında enerji maliyeti de düşürülür.

Ülkemizde borulu sulama sisteminin kullanıldığı alanlar 2009 yılında 278 bin hektar iken 2017 yılında yaklaşık 1 milyon hektara yaklaştı. Yeni yapılan sulama projelerinde borulu su dağıtım şebekesi yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Gölet ve Sulama Projeleri hem kırsal kalkınmayı sağlar, hem de su kaynaklarımızı korur. Sulama projeleri ile kırsaldaki göçün önlenerek herkesin köyünde kalması ve yerinde istihdamı sağlar, tarım ve hayvancılığın gelişmesine katkı sağlar, gelir artışı elde edilir.

 Yeraltı suyundan pompajlı sulamaların cazibeli sulamaya dönüştürülmesi neticesinde enerji tasarrufu sağlanır, üretim maliyeti düşürülür taşkın zararları ve toprak erozyonu önlenir. Gördüğünüz gibi kırsal kalkınma çalışmalarının başarılı olması için ekonomistler yanında her daldan mühendislerin katkı koyması şarttır. İnşaat mühendisliği tanımının uygarlık mühendisliği olduğunu bir kez daha hatırlatalım. Köylerimiz, kırsalımız hepimizin konusudur.

Doç. Dr. Devrim Alkaya

İnş. Yük. Müh. & Kamu Yöneticisi

YORUM EKLE