KÜÇÜK NOTLAR

4 günlük Kaş tatilimin dönüşünde evde masamın üzerinde bir mektup buldum. Tabi ki arada mektuplaştığım bir arkadaşımdan geldiğini şıp diye anladım. Uzun zaman oldu mektup almayalı birinden değil mi sevgili okur? Aslına bakarsan çok anlamlı ve kalıcı bir yöntem mektuplaşmak.

                                                                                              ***

Ah bu teknoloji yok mu… Nedense ilişkiler görünüşte daha sıkı fıkı, ancak bir yandan da tamamen yüzeysele çevirdi. Bir iki emojiyle anlaşır olduk. Oysa ki mektup öyle mi? Yazmak için verilen zaman var, emek var, önceki mektuba cevaben tek tek mevzulara cevap vermek var. O yüzden mektubu daha samimi ve candan bulurum. Zaten son nesil olduğumuza eminim; okuyan, yazan, sabır gösteren, bu değerlerle büyüyen. Yeni nesle göre her şey çabuk tüketmeli ve böylelikle hızlıca burn-out olarak tükenmeli. Tükenince de yeni bir konuya, mesleğe, farklı bir işyerine, spor dalına, ilgi alanına geçmeli. Hangisi doğru, hangisi yanlış bilemiyoruz ama çok hızlı değişen gündemlerle yaşamaya çalışıyoruz. Bu hız içerisinde sevdiklerimize onlara duyduğumuz sevgiyi anlatan yazılar yazmayı unutuyor, geçiştiriyor ve atlıyoruz.

                                                                                              ***

Sevdiğinize, özlediğinize küçük notlar yazın, inanın hayatın koşturmacası içinde eşinize, arkadaşınıza, çocuğunuza, kankanıza, annenize ya da babanıza kim olduğunun önemi yok. Sadece kime yazmak istersen, iş arkadaşınıza, öğretmeninize, doktorunuza…

Küçük notlar yazın.

Hayatınızdaki önemini belirten samimi birkaç cümle ve görebileceği bir yere bırakın, post it ise, yapıştırın. Sonrasında bekleyin… Gördüğü andaki mutluluğu gözlerinden akan sevinci özümseyin. Sadece o minneti hissedin. Teşekkürü kabul edin. Kucaklaşın. Mutluluk bulaşıcıdır. Eminim siz de çok sürpriz bir şekilde bir yerlerde not bulmaya başlayacaksınız. J

YORUM EKLE