MAHŞERİN BEŞ ATLISI (2)

Bu beşlinin kendi aralarındaki etkileşimini şöyle bir örnekle açıklamaya çalışayım: varsayın ki, müdürünüz yanınızdan geçerken yüzünüze bakmadan sizi odasına çağırdı (olay/durum). Aklınızdan ilk geçen şey (bu bir imge de olabilir) sizin otomatik düşüncenizdir. Bu düşünce şu şekilde belirmiş olabilir; “eyvah kesin kötü bir şey olacak, adam yüzüme bile bakmadı”. O an, hemen oracıkta aklınıza gelen bu düşünceye “otomatik düşünce” diyoruz.

***

Bu düşünce duruma özgüdür ve herhangi bir işlemden geçirilmemiştir. Aklımıza ilk geldiği hali ile otomatikman doğru kabul edilmiştir. Bu bazen sadece düşünce olarak değil, bir imge olarak da ortaya çıkabilir. Sonraki aşamada bu şekildeki düşünceyi bir duygu takip eder; o an orada içinizde bir sıkıntı belirebilir, belki de olabileceklerden korkarsınız. Bir taraftan düşüncelerin, diğer taraftan duyguların eşlik ettiği bu duruma son şekli davranışlar ve beden tepkileriniz verecektir. Bu arada kalbinizde çarpıntı ve sık nefes alma ve belki de ellerinizde titreme v.b. beden tepkileri gelişebilir. Davranışsal olarak da; elinizin ayağınızın karışması çevrenizdeki çalışma arkadaşlarınızdan yardım talebi ve hızlıca müdürün odasına yönelme davranışları sergileyebilirsiniz. Yavaş çekimde olası durumları dile getirmeye çalıştığım bu olayda, söz konusu aşamalar kısa süre içerisinde gerçekleşebilir.

***

Burada şöyle bir soru akla gelebilir. Peki, öyleyse bu gibi durumlarda herkes aynı tepkiyi mi verir, aynı belirtileri mi yaşar? Elbette hayır. Aynı durumu yaşayan bir başka çalışan daha farklı tepkiler verebilir. Zaten bu yüzden o düşünceler kişilere özgüdür. Hatta kişiden kişiye değişim söz konusu olduğu gibi, aynı kişide durumdan duruma da bir değişim söz konusu olabilir. Burada dikkat edilecek konu; olaylardan daha çok, yaşananlara yüklenen anlamın dört ana unsur üzerinde etkili olduğudur. Bizler olaylar karşısında dört ana konuda savaş veririz. Bunlar; düşünsel, duygusal, bedensel ve davranışsal alanlarımızdır. Bu dörtlü üzerinde olayların bizatihi kendilerinden çok, olaylara ilişkin yaptığımız yorumlar ve onları algılama biçimimizin etkili olduğuna lütfen dikkat ediniz.

Uzun sözün kısası; bakış açınız her şeyi değiştirebilir! Aklınızdan ilk geçenin mutlak doğru olduğunu nereden biliyorsunuz? Unutmayın, bir farklı bakış ve bir farklı sonuç mutlaka vardır. 

YORUM EKLE