METREYİ NE KADAR BİLİYORUZ?

Bizim ana haber bültenlerine kadar gelen ölçü tanımı haberleri vardır. Çoğu zaman da bunun ne anlama geldiğini o haberi veren de pek anlamaz. O haberler haber olmaktan zaten kısa bir zaman sonra çıkar ve günlük hayatta bir daha anılmaz.

"Metre", "kilogram", "saniye" gibi temel birimlerin yeni nesil nasıl tanımlandığıdır demek istediğim. İki hafta önce kilogramın son tanımını okuduk.

Bu tarifler her defasında yeni şekliyle fizik kitaplarına yerleşir ve tekrar değişene kadar oradaki yerini korurlar. Bilimin gelişmesine ve çok daha hassas ölçümler yapılana kadar fen derslerinde de öğrencilere anlatılır. Öğrenciler de sınav gününe kadar onu ezberler.

Hangi okulu bitirmiş olursak olalım, diplomasını aldıktan sonra o defteri kapatır ve bir daha da bilim kokan bu konularla ilgilenmek istemeyiz.

1836 yılında İzmir'den Assos'a yola çıkmış olan bir Avrupalı arkeolog anılarını yazarken Türk milletinin ortak özelliği olarak tekniğe olan ilgisizliğini ve hatta korkusunu anlatır.

Onun yaşadığı davranışların acaba bizim gerçekten "ortak" özelliğimiz olup olmadığını çok zaman düşünüp durdum. O yabancının bizim hakkımızda böyle düşünmüş olduğu önceleri canımı sıktı. O zamanlar öyle olsa da şimdilerde değişmiş olduğumuzu ve artık teknik konulara da meraklı olduğumuzu düşünmek istedim.

Ama ne yazık ki o gezginin çoğunlukla haklı olabileceği duygusu beni hala rahatsız edip duruyor. Pek çok konuda bugün de olmak istediğimiz yerde değiliz.

Az okuyan ve az gezen bir toplum olduğumuzu gittikçe artan istisnalarımız da değiştiremiyor.

Fazla uzatmadan, yukarda sözünü ettiğim temel birimlerden "metre" ile betimlenen uzunluğa dünden bugüne nasıl gelindiğini görelim. Diğer temel birimlerde durum pek farklı değil.

Her ülke önceleri kendi uzunluk birimini kullandı. Osmanlıda "arşın" hala adı geçen bir uzunluk birimi. Şahsen ben çocukluğumda onun köylerde hala kullanılmış olduğunu bilirim. 68cm uzunluğa sahipti.

Örneğin Almanların artık kullanmadıkları ama adının çeşitli özdeyişlerde geçtiği elle'nin uzunluğu 67cm'dir.

Anglo-Sakson dünyası hala inç sistemini kullanır durur. Pilotun bugün de İstanbul-Denizli hattında bile uçakta 30 Bin feet (fit okunur) yüksekten uçtuğumuzu anons etmesi sizi kızdırmaz mı? Beni kızdırıyor. Oysa yaklaşık 9 Bin metre diyebilirdi.

İnsanları eski alışkanlıklarından vazgeçirmek zordur. Buna rağmen bir ortak ölçü olarak kabul gören uzunluk birimi "metre" vardır. İyi ki var. Bizler de artık günlük hayatımızda metreden ve onun km, cm, mm gibi türevlerinden başka uzunluk birimi kullanmamaktayız. Tarih boyu değişen tanımlar:

1675 yılında "1 metre: Yarım-periyodu 1 saniye olan bir sarkaçın uzunluğuna eşittir" tanımı yapıldı.

19 Mart 1790 tarihinde ise metre adı verilen bu ölçü ekvator’dan kuzey kutbuna kadar olan uzaklığın (deniz seviyesinde) milyonda biri olarak isimlendirildi.

8 Mayıs 1790– Fransız Ulusal Meclisi yeni metrenin, yarım-periyodu 1 saniye olan bir sarkaçın uzunluğuna eşit olmasına karar verdi.

30 Mayıs 1791– Fransız Ulusal Meclisi metrenin yeni tanımı olarak Fransız Bilimler Akademisi’nin önerisini kabul etti. Bu öneriye göre 1 metre Paris’ten geçen meridyenin dörtte bir uzunluğunun 10 milyonda biridir.

1795– Bakır-çinko (pirinc) alaşımından geçici metre çubuk yapıldı.

10 Aralık 1799–Pirinc yerine saf platin metre çubuğu son standart olarak belirlendi.

28 Eylül 1889– İlk Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı, metreyi %10’u iridyum’dan oluşan platin alaşımı standard bir çubuğun üzerindeki iki çizgi arasındaki mesafenin değeri olarak tanımladı.

6 Ekim 1927– Platin-iridyum alaşımı standard çubuğun üzerindeki iki merkezî çizginin eksenleri arasındaki uzaklığı metrenin tanımı olarak düzeltildi.

20 Ekim 1960– Metre, kripton 86 atomunun 2p10 ve 5d5 kuantum seviyeleri arasındaki geçişteki ışımanın boşluktaki dalga boyunun 1.650.763,73’de biri olarak tanımlandı.

21 Ekim 1983– (Son olarak) metrenin tanımını ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede aldığı mesafe olarak yapıldı. Işık hızı (boşlukta): 299.792,458km/s (yani saniyede yakl. 300 000km).

Biz şimdi bu derece hassas bir tanıma oturtulmuş olan metrenin bari sembolünü "doğru düzgün" yazmayı deneyelim: Doğrusu (m), yanlışı ise (m.), (M), (mt.) vd.

YORUM EKLE

banner187

banner186