OKULLARDA ŞİDDET

Okullarda şiddet olayları hız kesmeden devam ediyor. Bu olaylarda öğretmenler, öğrenciler yaralanıyor, eğitimle ilgili olan herkesin yüreği ağzına geliyor. Yurdun değişik yerlerinde bu istenmeyen olaylarla karşılaşıyoruz. Bu durum güvenlik sorununu herkesin gündemine sokuyor.

Şiddet olaylarından aileler çok etkileniyor, çocukları eve gelinceye kadar âdeta yürek çarpıntısı içinde bekliyor. Buna bir çare bulunması, okulların şiddetten uzak tutulması yaşamsal önemdedir. 2005 yılında Eğitim-Sen, okullarda “ şiddete hayır" kampanyası başlatmış; tüm ilgili ve yetkilileri uyanık olmaya çağırmıştı. Hatta bu konuyla ilgili bildiri yayınlayarak, sorumlu bir davranış örneği göstermiştir.

Eğitim-Senli öğretmenler, ders başlarında bu konuyu işlediler, şiddetin zararlarını anlattılar. Şiddetsiz, sorunların en aza indiği bir okul ortamı yaratmanın yolunu yordamını aradılar. Diğer öğretmen arkadaşlarla birlikte, bu sorunu gündemde tutup, hep birlikte çözüm aradılar. Saldırıların, şiddetin arttığı, can güvenliğinin olmadığı bir ortamda eğitim-öğretim olamazdı. Bu sorunlar hep geçiştirildi, önemsizmiş gibi gösterildi. Şiddetin ortasına düşmeden uyanık olmanın, aymazlıktan kurtulmanın zamanı geldi de, geçti bile. Bu gidişle önemsemediğimiz olaylar, kanser hücreleri gibi tüm okullara yayılacak, eğitim-öğretim yapılamaz hâle gelecek.

***

Okullarda yaşanan olaylar, eğitimi felç edecek boyuta ulaşıyor. Bakanlık düzeyinde konular ele alınıp önlemler tartışılır duruma geldi. Yaşanan şiddet olayları bir günde ortaya çıkmadı. Yaşananlar yılların ihmalinin sonucudur. Sorumluluk duyan insanlar zaman zaman bu konuya dikkat çektiler ama duyan olmadı.

Eğitim sistemi yaz-boz tahtasına döndü. Neredeyse her yıl ders programları değiştirilir oldu. Eğitim-öğretimin giderek paralı hâle getirilmesi, dar gelirli aileleri perişan etti. Okulların giderleri veliler tarafından karşılanır oldu. Okullara “ Ne haliniz varsa görün, kendi kaynağınızı kendiniz yaratın.” dediler. Okulların paralı hâle getirilmesi, eğitimin hizmet olmaktan çıkarılarak parası olanların yararlandığı kurumlara dönüşmesi, dar gelirli kesimleri çaresiz duruma düşürdü. Bu olumsuzluklar da olayların üzerine tuz-biber ekti.

Çocuklar sadece öğretmenlerinden etkilenmiyor, büyük oranda görsel medyadan da etkileniyor. Önemli bir çoğunluk gördüklerini taklit etmeye, uygulamaya çalışıyor. Televizyonlar şiddet içerikli filmlerle dolu; çizgi filmlerde bile şiddet var. Ders dışında “ internet kafelere “ giden çocuklar, buralarda da şiddet içerikli oyunlar oynuyor. Görsel medya çocuklar üzerinde çok etkili. Etkili ve yetkili kişiler, şiddetten arındırılmış programların yapılmasına uğraş vermeli ve çabalarını yoğunlaştırmalı. Eğitsel yönü yüksek, insancıl içerikli televizyon programları bu olumlu çabaya katkıda bulunabilir.

***

Anne-babalar da çocuklarını yakından takip etmeli, ne yaptıklarının, neyle uğraştıklarının farkına varmalı. Onları denetimden uzak tutmamalı, dikkatlerini üzerlerinden eksik etmemelidirler. Bir de yaşadığımız yeni dünya sömürü düzeni aynı tipte, güdülen, itiraz etmeyen, fabrikasyon türü insanlar yetiştirdi. İnsanlar bireysel gelişimlerinin yollarını bulmalı, bu yolun önünü açmalıdır.

Çocuklara Türkçe'nin seçkin yapıtlarını okutarak insancıl düzeylerini yükseltmeli, çağdaş ve bilimsel düşünen insanlar olmalarını sağlamalıyız. Gazete okumayan, kitap okumayan, eleştirel düşünceden yoksun kuşaklar yetişiyor günümüzde. Karanlıklara doğru âdeta dolu dizgin bir koşu var. Bu koşunun önünü kesip çağdaşlığa, aklımızla düşünmeye ve aydınlığa yöneltmeliyiz çocukları.

Şiddet; okul, aile, öğretmenler, öğrenciler ve yöneticiler tarafından etraflıca düşünülmesi gereken bir konu. Bu konunun üzerini örtmeyip, hep birlikte çözüm yolu aranmalıdır. Yoksa şiddet, eğitimi-öğretimi yok ettiği gibi, yaşama hakkını da insanın elinden alacak. Tüm sağduyulu, akılcı, bilimsel düşünen aydınlık insanlar bu konuya ve çözümüne el versinler! Şiddetsiz bir ortamda eğitim-öğretim yapmak yine bizim elimizde.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Kayan
Hasan Kayan - 3 yıl Önce

Kalemine sağlık ,ne guzel anlatmışsın içinde bulundugumuz durumu .

Fatih binbay
Fatih binbay - 3 yıl Önce

Ülkemizin en büyük sorunlarından biri güce tapma ve güçlü olanı haklı görme olduğu sürece maalesef şiddeti her yerde görmeye devam edeceğiz, çözüm ancak hukuku güce tercih ettiğimizde gelecek,

Orhan Batbay
Orhan Batbay - 3 yıl Önce

Mehmet'cigim Turk Milli Eğitiminin içinde bulunduğu durumu çok guzel özetlemişsiniz.Ogretmene uzanan el öğretmenin şahsına değil sisteme yapılan şiddettir.Sebepleri iyi ortaya konulup değerlendirme yapmak zamanı geldi hatta geçti bile.Hepimiz öğretmenler olarak bunlara seyirci kalmamalıyız.