ONLAR BİZİM KADINLARIMIZ

ABD'nin New York kentinde bir dokuma fabrikası... Çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler. Koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı. Greve çıkma kararı alan kadınlar, taleplerini de açıkladılar: “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret...”

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.

8 Mart’ın tarihçesi böyle… Peki ya günümüzde.2016-2018 yılları arasında 932 kadın cinayete kurban gitti. Bu ne demek biliyor musunuz? Yüzlerce çocuk annesiz, yüzlerce anne evlatsız kaldı. Bu yıl Şubat ayı 28 çekti, öldürülen kadın sayısı ise 32… Ne acıdır ki bu sayı gün geçtikçe artıyor… Kadına tecavüz, şiddet, hakaret… Kimisi zorla evlendiriliyor, kimisinin okuma hakkı elinden alınıyor… Öyle bir dünya isterim ki; kadın çile çekmesin, ezilmesin, şiddet görmesin, çocuklar sevgi ile büyüsün…

Kimi zaman anamız, bacımız, kızımız, kimi zaman can yoldaşımız, hayat arkadaşımız, kimi zaman da eğitimcimiz ve yol göstericimiz olan ve bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati her zaman karşılıksız verebilen tüm fedakar kadınlarımızın 'Dünya Kadınlar Günü' kutlu olsun.

YORUM EKLE

banner21

banner124