ONSUZ GEÇEN 12 YIL…

Türk sanat müziğinin Sanat Güneşi,

Gönüllerin paşası…

Kim mi ?

Tabiki Zeki Müren…

Trt’de doğdu Zeki Müren ve yine doğduğu yerde Trt’de öldü. Hala şarkıları dilden dile dolaşır. Peki neydi onu bun denli sevmemizin nedeni?

Sanat Güneşi' Zeki Müren 87'inci yaş gününde tüm dünyada yaygın olarak kullanılan Google tarafından da unutulmadı. Güzel Türkçesi, naifliği ve başarısıyla bir döneme damga vuran, genç nesle tanıtılmaya devam eden Zeki Müren'in doğum günü doodle tasarımı ile hatırlatıldı. Bu tasarımla birlikte Sanat Güneşi'nin hayatına ilişkin bilgiler de yeniden gündeme geldi.

Zeki Müren, Türk şarkıcı, besteci, söz yazarı, oyuncu ve şairdir. "Sanat Güneşi" ve "Paşa" olarak anılan Müren, Klasik Türk müziğinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilir. Sanata olan katkılarından dolayı 1991 yılında "Devlet Sanatçısı" unvanıyla ödüllendirilmiş, Türkiye'de verilmeye başlanan Altın Plak Ödülü'nün de ilk sahibi olan sanatçı müzik yaşantısı boyunca altı yüzü aşkın plak ve kaset doldurmuş üç yüzü aşkın şarkı bestelemiştir.

Zeki Müren, kadife sesi, vurgulu yorumu ile insanın kulaklarının pasını siliyordu. Kendine özel zevkinden doğan gösterişli sahne kostümleriyle de adeta bir görsel şölendi. Sesi ne kadar seviliyorsa, bu gösterişi de bir o kadar beğeniliyor ve merak ediliyordu.

O, döneme adeta kafa tutmuş birisiydi. Çünkü Zeki Müren’in döneminde abartılı kıyafetler,makyajlar pekte hoş karşılanmıyordu. O bildiğinden vazgeçmedi.

***

Bir de naifliği ile bilinirdi Zeki Müren. Onun bir anısı da şöyle:

Neşet Ertaş Zeki Müren’in filminde duyduğu bir şarkıyı sazıyla çalmasıyla başlamış hikaye. Ardından sanatın paşası Zeki Müren Neşet Ertaş’ı yanına çağırmış. Neşet Babanın ağzından o hikaye.

“Zeki Müren, halk müziğimizi nakış nakış işlemişti, telifini ödeyip, Aşık Ali İzzet’in mühür gözlüm şiirini satın almış, aranjman olarak okumuştu.

Şarkıyı Zeki Müren’in filminde seyrettim, sazı alıp, köylü yüreğimle ezgiledim, köy düğünlerinde söyledim. bi zaman geçti, son model bi araba geldi, Zeki Müren seni İzmir fuarı’na çağırıyor dedi.

Gittim, bir ay çaldım, telif hakları bana ait olan şarkıyı nasıl çalarsın diye tek kelime etmedi, bi gün biri geldi, Zeki Müren seni çağırıyor dedi, gittim, gazino patronuyla aynı masada oturuyor, ayağa kalkıp, ağabey hoş geldin dedi, önünde viski var, ne içersin dedi, rakı dedim, türküye başladı, tarif etmem imkânsız, ikinci dörtlüğü yakaladım, devam ettim, gene ayağa kalktı, “olamaz böyle ses” diyerek, başını duvarlara vurdu, rahmetliye çok şey borçluyum…

***

İşte Zeki Müren böyle biriydi.

Geçtiğimiz günlerde de doğum günüydü…

İyi ki doğdun sanat güneşimiz  oldun…

YORUM EKLE

banner21

banner124