DENİZLİ’DE İLK VE TEK! TÜM TÜRKİYE’YE GİDECEK…

Yarımca Et ve Süt Ürünleri Damızlık Düve Yetiştirme Merkezi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından oluşturulan ‘Gebe Düve Yetiştirme Merkezi Projesi’ kapsamında belirlenen 22 ilden biri olan Denizli’de ilk ve tek olma özelliği taşıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından oluşturulan ve 2016 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan  ‘Gebe Düve Yetiştirme Merkezi Projesi’ çalışmaları devam ediyor. Proje kapsamında Türkiye’de 22 pilot il belirlendi. Belirlenen iller arasında bulunan Denizli’de Tavas İlçesi Altınova Mahallesi’nde kurulan Yarımca Et ve Süt Ürünleri Damızlık Düve Yetiştirme Merkezi çalışmalarına başladı. İlde ilk ve tek olma özelliği taşıyan Merkez ve proje hakkında bilgiler veren Şirket Ortağı Mustafa Gündüz, “Şirketimiz 2016 yılında kuruldu. 2016 Ekim ayında Resmi Gazete’de bu proje açıklandıktan sonra biz firma olarak başvurularımızı yaptık ve proje Denizli’de bize verildi. Türkiye genelinde 22 ilde bu proje var. Projenin amacı; ülkede ki hayvan varlığını ve kalitesini arttırmak. Yurtdışından ithalatı kesip, Türkiye genelinde oluşturulan Damızlık Düve Yetiştirme Merkezleri’nde hayvanları yurtdışından getirip, vakitleri geldiğinde tohumlayıp iç piyasaya sürmek” dedi.

“VATANDAŞLARIMIZIN AYAKLARINA KADAR YURTDIŞINI GETİRMİŞ OLDUK”

“Bugün yurtdışına gittiğinizde hayvan almak o kadar dolay değil” diyen Gündüz, sözlerine şöyle devam etti: “Kendim bizzat gidip 10 gün yurtdışında kaldım. 100 hayvan almak isteseniz orada en az 1 hafta kalmanız gerekiyor. 100 kilometre yol gidiyorsunuz ve kasaba kasaba dolaşıyorsunuz. Sadece 1 hayvan seçebiliyorsunuz. 100 kilometre daha gidip 2 hayvan daha seçebiliyorsunuz. Bu şekilde zorlukları var. Burada ki vatandaşlarımız yurtdışına gidip hayvan almak istediğinde minimum 60 baş almak zorunda kalıyorlar. Biz vatandaşlarımızın ayaklarına kadar yurtdışını getirmiş olduk. Onlar için en iyi, en üstün genetiğe sahip hayvanları getirdik. İstedikleri zaman gelip çiftliğimize gelip istediği hayvanı seçebilirler. Hayvan ırkı olarak da Avusturya’dan Simental Flekvi cinsini seçtik. Bu hayvanlar Holstein ırkına göre daha dirençli. Annelerinin süt verimi 12-14 bin olan hayvanları seçtik. Umarım proje amacına ulaşır ve ülke geneline yayılır. Zaman içerisinde de ithalata gerek kalmaz. İhraç eden bir ülke haline geliriz.”

“500 DÜVE OCAK AYINDA TOHUMLANACAK”

Proje kapsamında 500 düvenin çiftliğe getirildiğini söyleyen ve tesis hakkında bilgiler veren Gündüz; “Tesisimiz 66 bin 500 metrekare üzerine kurulu. İçerisinde iki ana büyük ahırımız var. Her birinde 250 baş hayvan var. Onun dışında hayvanlara ait bir adet revirimiz, yurtdışından geldiklerinde karantina süreçlerini tamamlayacakları bir karantina bölgemiz var. Kaba yem depomuz ve silaj çukurlarımız var. Proje kapsamında 500 düve getirdik. Çiftliğe getirilen hayvanlarımızı Ocak ayı gibi suni tohumlama ile tohumlayacağız. Ultrasonla 2 aylık gebeliği kesinleştikten sonra satışını yapacağız. Bu hayvanların 14- 15 aylıkken tohumlama vakitleri var. Ancak biz 17-18 aylıkken tohumlayıp iki aylık gebelikleri kesinleştikten sonra satışa sunmayı planlıyoruz. Böylece gelişimlerini daha da hızlandırmış oluyoruz. Çünkü erken tohumlamada tohumlandıktan sonra hayvan gelişimini tamamlayamıyor. Bu sefer küçük kalıyor? Neden Simental ırkı dersek… Simental ırkına aç bir ülkeyiz. Daha fazla tercih edilen bir ırk. Diğerlerine göre daha dirençli. Çiftliğimizin bulunduğu bölge Avusturya’nın iklimine yakın. Bu sebeple hayvanlar geldiği zaman adapte olmakta güçlük çekmiyorlar” diye konuştu.

“EGE BÖLGESİ DE MERA BÖLGELERİNE DAHİL EDİLMELİ”

Ülke genelinde bazı bölgelerin mera bölgesi ilan edildiğini belirten Gündüz; “Bunu tüm ülkeye yayma konusunda biz Bakanlığa gidip zaman zaman görüşlerimizi iletiyoruz. Mera bölgesi olarak ilan edilen bölgeler; İç Anadolu, Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi. Yani bugün Ege Bölgesi de bu mera bölgesine dahil edilebilir. Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi dahil edilmediği için bu bölgelerden hayvan alımı gerçekleştiren kişiler devletin verdiği yüzde 30 hibeden faydalanamıyor. Eğer ülke genelinde tüm bölgelere hibe verilirse bizim için ve hayvan almayı düşünen çiftçilerimiz için daha faydalı olur” ifadelerini kullandı.

“YENİ AHIRLAR YAPARAK YILLIK SİRKÜLASYONUMUZU ARTIRMAK İSTİYORUZ”

Şirket olarak hedeflerden de söz eden Mustafa Gündüz şunları aktardı: “Hedefimiz; ilerleyen zamanlarda yeni ahır yaparak yıllık sirkülasyonumuzu 5 bin, 10 bin 20 bin başa çıkarmak. Yurtdışından en üstün genetiğe, en yüksek süt verimine sahip hayvanları getirip halkımıza sunmak istiyoruz. Her hayvan satışında yine yurtdışından hayvan getireceğiz. Ama ülkede fazla bir talep olursa çiftliğimizde yapılması gereken yerler için yerimiz müsait. Etrafımızda da arazilerimiz var. Ahırlarımızı arttıracağız.”

ÖNEMLİ 3 NOKTA: KAYIT, KORUMA VE SÜRÜ SAĞLIĞI

Veteriner Hekim Adem Teberci ise yurtdışından getirilen hayvanların bakım ve beslenmelerine ilişkin uygulamalardan söz etti. Veteriner Hekim Teberci; “Bakım ve besleme konusunda hayvanlarımıza özenle yaklaşıyoruz.  Özellik dişi düve oldukları için daha fazla kaba yemle besliyoruz. Ağırlık olarak kaba yem veriyoruz. Sağlık açısından gerekli tedbirleri alıyoruz. Hastalıklardan koruma amaçlı aşılarını yapıyoruz. Hayvanlarımızı sürü bazında gözlem altında tutuyoruz. Hastalık periyodu içerisinde seyreden hayvanlar varsa bunları gözlem altına alıyoruz. Böyle işletmelerde önemli olan; kayıt, koruma ve sürü sağlığıdır” dedi.

PINAR ÇANKAYA-ALPER PARLAK

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2018, 17:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner21

banner20