'FRANSA BİZİM UFKUMUZU AÇTI'

'FRANSA BİZİM UFKUMUZU AÇTI'

TBMM tarafından görevlendirilen ve Fransız Parlamentosu’nda konuşan CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı, Fransa izlenimlerini ilk kez DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’ne aktardı. Basmacı, “Fransa bizim biraz daha ufkumuzu açtı. Sanırım orada önemli olan diğer ülkelere karşı, MHP’nin, CHP’nin, AKP’nin orada olmasıydı. O anlamda da birçok temaslarda bulunduk” dedi.

TBMM tarafından oluşturulan komisyon arasında yer alan ve geçtiğimiz hafta Fransız Parlamentosu’nda konuşma yapan CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı, Fransa temaslarını ilk olarak, DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’ne aktardı. TBMM’nin görevlendirmesiyle Meclis Başkanı ve her partinin temsilcileriyle beraber Fransa’ya gittiklerini belirten Basmacı, “Paris’e gittik. Oradaki parlamenterler Türkiye’yi duymak, dinlemek istedi. Bizlerin anlatmasını istedi.  Çünkü ülkemiz 15 Temmuz gibi sıkıntılı bir süreçten geçti. Fransa’da zamanında OHAL’i yaşamış ve bunun sıkıntılarını çekmiş bir ülke olarak Meclis Başkanı kanalıyla bir davette bulundular. Partimde bu konuyla ilgili beni görevlendirdi. 15 Temmuz’u anlatmak ve yaşadıklarımıza paydaş bulmak adına hep beraber Fransa’ya gittik. Önce parlamentoyu ziyaret ettik. Sonrasında senatörleri ziyaret ettik. Hedefte dostluk, birlikte aynı şeyleri yaşamak, duymak vardı. Ama her şey istediğiniz gibi olmuyor. Oradaki sistem, düzen, OHAL’in yaşanması… Mesela Anayasa ile ilgili konuşma sürecimizde, Türkiye’deki kadar mağdur olmadığını fark ettim. Ülkemizde bugün inanılmaz mağduriyetler yaşıyoruz. İnanılmaz acılar yaşıyoruz. Umarım bir an önce yargılamalar başlar. Denizli’de başladı aslında. Bu adım atıldı. Bir an önce kim suçlu, kim suçlu değil ortaya çıkması lazım. Dünyanın neresinde olursanız olun, anne ve babanın yaptığı suçtan dolayı çocuklara eziyet ediyorsanız bunun hesabını ileride çok ağır öderiz. Çünkü bugün ekeceğiniz tohumlar, yarın ülkeyi yönetecek tohumlar. Fransa bizim biraz daha ufkumuzu açtı. Sanırım orada önemli olan dışa karşı, MHP’nin, CHP’nin, AKP’nin orada olmasıydı. O anlamda da birçok temaslarda bulunduk” ifadelerine yer verdi.

“TERÖRLE İSLAM’IN AYNI CÜMLEDE KULLANILMASI BENCE ÇOK YANLIŞ”

Fransa’da yaşanan İslamafobi konusuna da değinen Basmacı şunları aktardı; “Dünyada radikal bir İslam terörü yaşıyoruz. Fransa’da da yüzde 73 civarında Katolik, yüzde 18,5 Ateist, yüzde 7,5 da Müslüman yaşıyor. Türklerin nüfusu orada 650 bin civarında. Orada maalesef İslamafobi denilen bir kavram oluşmuş. Bu kavramı da biz Türklere bulaştırmak gibi bir algının içindeler. Biz bu gidiş gelişlerimizle, kendimizi anlatmamızla, duruşumuzla bunu yenmeye çalışıyoruz. Fakat bu radikal İslam’ın verdiği zarar Türkofobi’ye dönmeden önce, bizim bu tür ziyaretleri ve anlaşmaları arttırmamız lazım. İnanılmaz bir tedirginlik var. Ülkede dolaşırken bunu hissedebiliyorsunuz. Ülkemizde 15 Temmuz’dan sonraki OHAL’de, bizim yaşadığımız sokakta, pazarlarda, alışveriş merkezlerinde ya da oyun parklarında biz bu tedirginliği hissetmedik. Çok zor günler geçirdik. Hala OHAL’deyiz. Fakat Fransa’daki kadar bunu hissetmedik. Orada inanılmaz derecede ayrışma var. İnsanlar nefes almaktan korkuyor. Sistem çok daha ağır yürüyor. Bu İslamafobi’nin geçmesi bizim elimizde. İslam’ın terör değil, güzellik, insanlık, ahlak, birliktelik olduğunu ve bir dünya dini olduğunu anlatmamız lazım. Oradaki birçok Türk dostumuza da ziyaretlerde bulunduk. Dernek ziyaretleri, STK temsilcileriyle de görüştük. Onların söylemlerine baktığımızda da şu sonuca varıyoruz ki; biraz daha iletişim lazım. Terörle İslam’ın aynı cümlede kullanılması bence çok yanlış. Dünyada en hümanist insanlar Müslümanlardır. Bu yanlış algıyı düzeltmek için elimizden geleni yapacağız. Akıl ve mantıkla bunu çözeceğimize eminim. İyi ki Fransa’ya gidip böyle bir görüşme yapmışız. Devamı gelir diye umuyorum.”

“İSALAMAFOBİ; EMPERYAL DÜZENLERİN BAZI ÜLKELERİ KIŞKIRTMASIDIR”

İslamafobi’nin kaynağını ve oluşum süreci hakkında bilgiler veren Basmacı; “İsalamafobi’nin kaynağı geçiş sürecinde, Emperyal düzenlerin bazı ülkeleri kışkırtmasıdır. Emperyalizmin temeline baktığınızda insanları sömürmek, kullanabildikleri yerleri kullanmak ve durumu kendilerine göre göstermek var.  Din vicdanla yapılabilecek bir şey.  Çok rahat provoke edebileceğiniz bir şeydir din. Aslına baktığınızda akıl dinidir.  Bizler kitabımızda yazanı yaparız. Biz sünneti yerine getiririz. Ama o kadar çok hurafeler eklenmiş ki, Emperyal güçlerde bunları kullanarak teröristler yetiştirmiş. Bunları da maalesef bizim dinimizden seçmiş.  Bu Mustafa Kemal Atatürk’ün zamanında da böyleymiş. Osmanlı zamanında da böyle olmuş. Türk’ün Türk’ten başka dostu olmamış. Biz çok güçlü olmak zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Bugün maalesef ülke iyi yönetilmiyor. 2002 yılından bugüne kadar ki süreçte ülkenin çok fazla değeri harcandı. Bu değerler birçok emek ve sevda için yok edildi. Bence bu süreci toparlamak lazım. CHP’de bunun için var. Sosyal demokrasi için, insanların bir arada yaşayabilmesi için var. Mustafa Kemal Atatürk çok güzel özetlemiş; “Birlik ve beraberlik, ölümden gayrı her şeyi yener.” Ben herkesi bir olmaya davet ediyorum ama gerçekten bir olmaktan söz ediyorum. Başkanlık için bir değil. Ülkeyi bölmek için bir değil. Bazı yasaları el altından çıkarmak için bir değil. Gerçekten vatanını, bayrağını, dilini, dinini seven insanlar için bir olmak gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda da Fransa’da da bu tarz bir konuşma yaptım. Oradaki parlamenterlere de seslendim” dedi.

“BİZ ORADA ÇOK BAŞARILI İŞLER YAPIYORUZ”

Fransa izlenimlerine de değinen Basmacı şunları söyledi; “Farklı görüşte arkadaşlarla gitsek de çok keyifliydi. Fransa ile değerlerimiz biraz farklı. Yemek düzenimiz farklı. Yediklerimiz farklı. Orada bu konuda biraz zorlandık. Fransa’da daha süslü ama lezzeti az, bizde ise çok lezzetli ama süssüz yemekler var. Orada konsolosluklarımıza uğradık. Fransa. T.C. Unesco Daimi Temsilciliğimiz var. Yunusemre gibi Mevlana gibi yıllar seçiliyor. Bu konuda Türkiye çok başarılı. Bir temsilci heyeti var. Merkezi Paris. Bizim temsilcimiz sayesinde bize ait değerleri anma şansımız oldu. Paris’teki kendi konsolosluğumuz Türkiye’nin değerleri, tarihi eserleri diye muhteşem bir çalışma yapmış. Bunu da UNESCO desteği ile bastırmış. Biz orada çok başarılı işler yapıyoruz. Bu başarıların Türkiye’ye yansıması biraz geç ve zor olsa da temsilcilerimizi kutluyorum.”

PINAR ÇANKAYA-İBRAHİM ALAYONT

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER