Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi ayrılmaz bir bütündür

Özel Denizli Tekden Hastanesi Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi ekibi, DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ‘Özel Söyleşi’ programına konuk oldu. Programda Denizli’de ve Türkiye’de uyguladıkları ‘özellikli’ işlemleri anlatan ekip, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisinin bütün olduğunun vurgusunu yaptı.

Ege Bölgesi’ne hizmet veren ve Türkiye’de birçok sağlık kuruluşu tarafından uygulanamayan operasyonları başarıyla gerçekleştiren Özel Denizli Tekden Hastanesi Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi ekibi, DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ve Meltem Badam tarafından hazırlanıp sunulan ‘Özel Söyleşi’ programına konuk oldu. Ekipte yer alan Op. Dr. Burak Tamtekin, Doç. Dr. Murat Ünlü, Uz. Dr. Nihat Pekel ve Uz. Dr. Mustafa Demir, ekip olmanın verdiği sorumlulukla uyguladıkları ayrıcalıklı işlemleri anlattı. Tekden Hastanesi çatısı altında ekip ruhuyla koordineli çalıştıklarını belirten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Burak Tamtekin, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisinin ayrılamaz bir bütün olduğunu söyledi. Dr. Tamtekin; “2 yıl önce burada yeni bir ekiple yeni bir başlangıç yaptık. Çok iyi bir ekibimiz var. Kardiyolojik olarak her türlü hastalığın tetkik ve tedavisini yapıyoruz. Kalp damar cerrahisi ve Kardiyoloji birbiriyle çok ilişkili olan dallardır. İki branşın da birbiriyle çok uyumlu olması gerekiyor. Birimizin hastasına diğer doktor arkadaşımız gerekli gördüğü yerde müdahale edebiliyor” dedi.

“ÜLKE STANDARTLARININ ÜZERİNDE KALP HİZMETİ VERİLİYOR”

Her türlü açık ve kapalı kalp-damar ameliyatlarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Op. Dr. Burak Tamtekin, ülke standartlarının üzerinde hizmet verdiklerini ifade etti. Doktor Tamtekin “İstanbul’da yılda 2 bin 500 açık kalp ve 10 bin anjiyo yapılan bir hastanede ihtisas yapan biri olarak söyleyebilirim ki, artık o rakamlar o şehirlerde düşmüş durumda. O hastanelerdeki hocalar da Anadolu’dan yeteri kadar hasta gelmediğini ve bunun da Anadolu’da kurulan sağlam, güvenilir merkezlerden kaynaklandığını söylüyorlar. Avrupa’da da çalışmış biri olarak ülkemizdeki kalp damar ve kardiyoloji alanındaki olanakların Avrupa’yla eş değer olduğunu, Denizli’nin ve ekibimizin de Türkiye standartlarının üstünde olduğunu söyleyebiliriz. Geçen hafta başka bir merkezde hiçbir şey yapılamaz denip de bize gönderilen bir damar tıkanıklığını önce anjiyoyla açıp daha sonra ameliyatla tedavisini tamamlayıp gayet iyi bir şekilde taburcu ettik” dedi.

“KARDİYOLOJİ VE KALP DAMAR CERRAHİSİ ETLE TIRNAK GİBİDİR”

Ekipte her doktorun her hastaya ve tedavisine hakim olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Ünlü; “Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi etle tırnak gibidir. Biri olmadan diğeri düşünülemez. Hastaya herhangi bir müdahalemiz olduğunda birbirimizin muhakkak haberi oluyor. Komplike vakalarda hemen konseyimizi topluyoruz ve beraber karar alıyoruz. Bu yolla hastalardan hepimizin haberi oluyor. Bütün doktorlarımız hastaları kendi hastaları gibi bildiği için birimizin herhangi bir nedenle hastanede olmadığı zaman diğer doktor arkadaşlar hastanın tedavisine kaldığı yerden devam edebiliyor” şeklinde konuştu.

“KALP PİLLERİ HASTALARA UMUT OLUYOR”

İlgi alanı olarak ‘Aritmi Tedavisi’ ve ‘Kalp Pilleri’ ile birçok hastaya umut olduklarını söyleyen Doç. Dr. Ünlü, “Rutin kardiyolojinin haricinde aritmiyle (kalp ritim bozukluğu) ve bunların tedavi yöntemleriyle uğraşıyorum. Her türlü kalp pilinin takılması, revizyonu, takipleri ve çıkarılması işlemlerini yapıyorum. Denizli’de bunu yapabilen sadece 2 merkez var. Onlardan birisi de Denizli Tekden Hastanesidir. EPS (elektro fizyolojik çalışma) dediğimiz işlem, “electrophysiological study” kelimelerin ilk harflerinden oluşmuştur. Kalp kendi elektriğini üreten ve ritmik olarak kasılan bir organdır. Bu ritmin yükselmesi ve düşmesini biz aritmi olarak adlandırıyoruz. Özellikle nabzı yüksek, çarpıntıyla gelmiş hastalarda bizim yaptığımız işlem anjiyo benzeri kapalı bir işlemdir. Lokal anesteziyle kasık bölgesini uyuşturuyoruz. Özellikli kateterlerimizle kasık damarlarından girişim yaparak kalbin içine ulaşıyoruz. Kalbin içinde aradığımız yerde bilgisayar sistemi ile kalbin içeriden EKG’sini çekiyoruz. Kalbin elektriksel aktivitesinin normalini gördükten sonra bir takım uyarı ve ilaç testleri ile hastanın çarpıntısını başlatıyoruz. Hastayla o esnada konuşuyoruz, ‘Benim çarpıntım bu şekilde, artık bununla yaşamak istemiyorum’ dediğinde yakma veya donma işlemlerini kullanıyoruz. 1 veya 1 buçuk dakika içinde aritmi odağını yakıyoruz. Yüzde 90 ile 98 arasında başarı oranı ile işlem tamamlanmaktadır. Bu işleminden sonra hastanın bir daha çarpıntısı olmuyor. İşlemden birkaç saat sonra hastayı taburcu edebiliyoruz. Ağrısız bir tedavidir. Hayatı boyunca ne zaman geleceği belli olmayan bir ritim bozukluğu için sürekli ilaç kullanmak zorunda kalmıyor” diye konuştu.

“ZAMAN KAVRAMI GÖZETMEKSİZİN ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ”

Kardiyolojik vakalarda 7/24 kesintisiz hizmetin önemine değinen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nihat Pekel, “Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisinde zaman kavramı gözetmeksizin çalışmak zorundayız. Bu noktada kesintisiz bir hizmet yürütmek adına ekip çalışması çok önemli. Sonuçta bizlerin de işleri çıkabiliyor. 7/24 hizmet sürdürebilmek ancak bir ekip çalışmasıyla mümkün olabiliyor. Burada ekip desteği, yükü paylaşmak çok önemlidir” diye konuştu.

“HAYAT KURTARICI İŞLEMLER YAPIYORUZ”

Kalp damar hastalıklarının dünyada sıklığı giderek artan hastalıklar olduğunu dile getiren Dr. Pekel; “Kalp krizine bağlı ölümlerin ülke geneline baktığımızda önemli bir yer teşkil ettiğini görüyoruz. Biz burada hayat kurtarıcı işlemler yapıyoruz. Kardiyoloji alanında anjiyografik işlemler, ‘kateter’ dediğimiz ince uzun borularla damarlar içerisinden ilerleyerek yaptığımız işlemlerle kalp damarlarından edindiğimiz tecrübe ve birikimleri vücudumuzdaki diğer damarlarda da uygulayabiliyoruz. Bunlar bacaklarımıza giden damarlar olabilir. Özellikle şeker ve şeker hastası olup bacak damar tıkanıklıklarını, kangrene ilerleyen ayak yaralarını sıklıkla görebiliyoruz. Bu damar açma işlemlerinde anjiyo yaptıktan sonra muhakkak hastanın balon stent tedavisine uygunluğunu kendi içimizde değerlendiriyoruz. Uygun olmayan tedavilerde cerrahi müdahale imkânımız da var. Bu tür damar açma işlemlerimiz oluyor. Ayrıca beyne giden şah damarlarımız var. Beyin damar hastalıkları da inmeye neden olan önemli hastalıklar. Bunların beyin damarlarının, şah damarlarının tıkanıklarında, daralmalarında hem cerrahi tedavi hem de balon stent tedavisini uygulayabiliyoruz Bunların dışında kalp kapaklarında daralma olan hastalarımıza balon tedavisi yapabiliyoruz” dedi.

“2 AYRI BRANŞ, BİRBİRİNE ÇOK MUHTAÇ”

Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisinin birbirine ihtiyacı olan branşlar olduğunun altını çizen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mustafa Demir, şunları aktardı: “Büyük vakalarda bir kişi bazen yeterli olmuyor. Yani 1 kişinin daha desteği gerekiyor. O yüzden ortak girdiğimiz vakalar çok az değil. Dolayısıyla 2 ayrı branş ama hem birbirine çok muhtaç, hem de birbiriyle çalıştığı zaman uyumlu şekilde çok farklı şeyler yaratabilen bir ekiptir. O yüzden ben de burada iyi bir ekip olduğumuzu düşünüyorum.”

ŞEKER HASTALARI ÇOK AĞRI HİSSETMEZ”

Dr. Demir; “Kronik Total Oklüzyon dediğimiz bir durum var. Hastanın damarları tıkanmış, o dönemi fark etmemiş. Özellikle şeker hastaları çok ağrı hissetmez. 3 aydan önce tıkanmış damarlara ‘Kronik Total Oklüzyon’ diyoruz. Yavaş yavaş tıkanmış, kalbi yavaş yavaş zayıflatan bu tıkalı damarları açma işlemleridir. Bu da özel ilgi gerektiren, uğraştıran bir şeydir. ‘Bu damar açılamaz’ denip başka ilden gelen hastalarda, belki 2 – 3 saat uğraşıyoruz ama hastanın damarı açıldığında çok büyük faydamız oluyor” diye ekledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER