KOCASERT; “2019 YILINDA ARZU EDİLEN BÜYÜME OLMAYABİLİR”

DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ‘Güne Bakış’ programının konuğu olan Denizli İhracatçılar Birliği Önceki Dönem Başkanı Süleyman Kocasert; “2019 yılında arzu edilen büyüme olmayabilir. Belki enflasyon ve faizde mutlak sürekle düşüş yaşanabilir ama arzu edilen önce 15’in altına inmesi, sonra tek haneli rakam 2019 yılında görülmeyebilir ama 2020 – 2021’le ilgili bize çok olumlu sinyaller gelebilir. Bu olumlu sinyal bile yeterli” dedi.

KOCASERT; “2019 YILINDA ARZU EDİLEN BÜYÜME OLMAYABİLİR”

Denizli İhracatçılar Birliği Önceki Dönem Başkanı Süleyman Kocasert; DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ve İrfan Atasoy tarafından hazırlanıp sunulan ‘Güne Bakış’ programının konuğu oldu. Asgari ücretin 2 bin 20 TL olmasını değerlendiren Kocasert, “2019 yılında çok büyümeyeceğiz. 2019 yılı büyümede özellikle ülkemiz için çok önemli olan yeni istihdam sahaların açılması adına gerekli olan büyümede yüzlerin çok güldüğü bir yıl olmayacak. Hemen hemen herkes büyümenin yüzde 3’ün altında olacağı hatta bazı çevreler tarafından yüzde 2’nin altında olacağı konusunda hem fikir. Benim görüşüm de yüzde 2 civarında bir büyümeye ancak ulaşabiliriz diye öngörüyorum. Ama bunu da bir başarı olarak görüyorum. Çünkü bu kadar olumsuz şartlar altında bu yüzde 2 ve üzeri başarıdır. Çünkü eksi büyüme çok fazla yaşayan toplum var. 2019 yılında arzu edilen büyüme olmayabilir. Belki enflasyon ve faizde mutlak sürekle düşüş yaşanabilir ama arzu edilen önce 15’in altına inmesi, sonra tek haneli rakam 2019 yılında görülmeyebilir ama 2020 – 2021’le ilgili bize çok olumlu sinyaller gelebilir. Bu olumlu sinyal bile yeterli” dedi.

“2 BİN 20 TL NET MALİYETİN 3 BİN TL’NİN ÜZERİNDE BRÜT MALİYETİ VAR”

Asgari ücretin 2 bin 20 TL olmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Kocasert, şunları söyledi: “İlk defa asgari ücret belirlenme komisyonunda asgari ücretli bir kardeşimiz de vardı. İş dünyasının birkaç günden beri farklı isimlerinden çeşitli açıklamalar geliyor. Türkiye’de şuanda hiç alışık olmadığımız bir gerçek var ki çünkü biz uzun bir dönem tek haneli enflasyona, tek haneli faize alıştık. Paramızdan 6 sıfır atıldıktan sonra paramızın değerine de alıştık. Çok uzun süre etiketlerin aynı kalmasına alıştık. Çok uzun dönem zam yapılmamasına alıştık. Bu uzun dönemden sonra biliyorsunuz rahata çok kolay alışılır. Bu rahat ve güzel dönemden sonra aynı hafta içerisinde 2 kere etiketin değiştiği bir dönemden geçtik. Aynı ay içerisinde 2 – 3 kere etiketin değiştiği dövizdeki aşırı artıştan dolayı dövizle hiç ilgisi olmayan sektörlerin bile dövizdeki artık kadar zam yapmaya kalktığı bir dönemden geçtik. Yüzde 30’a dayanan bir enflasyonla karşılaştık. Enflasyon ve faizlerde gerileme olacağına ben kesin gözüyle bakıyorum. Olması gerekenden çok arttı. Zaten olması gerekenden çok fazla arttı. Kendi içerisinde dengeleyecek. Enflasyonun sebeplerinden bir tanesi de arz-talep dengesidir. Bu aşırı artan fiyatlardan dolayı talepte ciddi bir daralma var. Bu talepteki daralma fiyatları da aşağı yönde çekecek. Şuanda emtiyal fiyatlarında özellikle dolar bazında dünya çapında enerji fiyatlarında ciddi bir gerileme var. Bu da bir miktar yansıyacak. O yüzden ben enflasyonda bir gerileme bekliyorum. Zaten faizlerde çok aşırı artmıştı. Yani enflasyonun yüzde 22 – 25 aralığında olduğu bir yerde faizin yüzde 45 olma hakkı ve lüksü yoktur. Finans sektörü de kendi içinde dengeleyecek ki dengelenmeye başladı. Artık 25’in altında faizler konuşuluyor. Eximbank’ta tekrar faiz iyileştirmeye gidileceği beklentisi var. Sadece yakın gelecekte hızlı bir iyileşme ön görmediğim konu işsizlik. Yaşanan sıkıntıların sonuçları yavaş yavaş hissedilmeye başlanıyor. Bir süre daha bu devam edecek. Firmalarımızın tüketici fiyat endeks artışıyla üretici fiyat endeks artışı arasında çok büyük fark var. Sanayici maliyetlerinin henüz daha imalatta yaşadığı maliyet artışlarına özellikle enerji kaynaklı maliyet artışlarının tamamını fiyatlara yansıtamadı. Bunu yansıtmaya kalkarsa durum daha da farklı bir yere gidecek. Dar gelirli vatandaşlarımız böyle bir zam alırken rahatlayacaklar ama şimdi 300 – 500 – 1000… kişi çalıştıran tesislerimiz var. Bu tesislerimizde 2 bin 20 TL net maliyetin 3 Bin TL’nin üzerinde brüt maliyeti var. Yani alt alta yazdığınızda çok ciddi aylık rakamlar söz konusu. O yüzden korkum odur ki işçi çıkarmalar başlayabilir. Umarım bu süreç yaşanmaz. Çünkü dar gelirli vatandaşlarımızın maaş artışından dolayı memnuniyet yaşamasına fırsat kalmadan işsizlikle ilgili bir deprem yaşanırsa bu düşündürücü bir durum.”

“BEN ARTIŞI İNSANİ VE MANTIKLI BULUYORUM”

Asgari ücretteki artışın enflasyon karşısında insani bir artış olduğunu söyleyen Kocasert; “O da bir realite. Ben 2 bin TL’lik bir ücret artışının enflasyonu karşılamayacağını, 2 binin altındaki artışın enflasyonu karşılamayacağını ve kıt kanaat geçinen asgari ücretlinin daha da zor durumda kalacağını düşünüyordum. Her ne kadar iş verene ciddi bir yük getirse de bu artışın dar gelirli vatandaşlar açısından olumlu olduğunu düşünüyorum. Ama pek çok işverenin de şu şekildeki açıklamalarına da şahit oluyorum. Bu artış insani bir artış oldu fazla olsa da çalışanların ezilmemesi, yıpranmaması. Sürekli borç batağıyla boğuşan bir elemandan bir verim alamazsınız. Yani kıt kanaat geçinen bir eleman işine odaklanıp yüksek performans gösteremez. Bunlara baktığımızda ben artışı insani ve mantıklı buluyorum” diye konuştu.

ALPAR PARLAK

Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2018, 15:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER