Ramazan’da doğru beslenmenin sırları… Kronik rahatsızlığınız varsa dikkat!

Denizli Özel Cerrahi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Dündar Güngör, Ramazan’da doğru beslenme ile ilgili tüyolar verirken, oruç tutmak isteyen ancak kronik rahatsızlıkları olan kişilere de önerilerde bulundu. Kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin doktor kontrolünde oruç tutabileceklerini belirten Uzm. Dr. Güngör, önemli bazı ilaçları kullananlara ve sıvı alımı ile ilgili problem yaşayanlara oruç tutmalarını önermediklerini söyledi.

Ramazan ayının gelmesi ve oruçların başlamasıyla birlikte en çok merak edilen konulardan biri de doğru beslenme yöntemleridir. Denizli Özel Cerrahi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Dündar Güngör, konuyla ilgili DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Ramazan’da doğru beslenmeye yönelik tüyolar veren Uzm. Dr. Güngör; “Oruç tutma ile birlikte alışkanlıklarda değişkenlik söz konusu oluyor. Öğün sayımız 2’ye düşüyor. Bu nedenle de metabolizma hızı yavaşlıyor. Sıvı almamız azalıyor. Bunlarla ilgili vücutta birtakım metabolik değişiklikler meydana geliyor. Bunun için beslenmemizi ve sıvı alımımızı önceki yaşantımızdan farklı bir düzene sokmamız gerekiyor. Metabolizma hızı yavaşlayınca eskisi gibi beslendiğimizde oruçların bitiminde kilo alındığını gözlemliyoruz. Bunun için daha dengeli beslenmeliyiz” dedi.

“SAHURDA ÇAY İÇMEYİ ÖNERMİYORUZ”

Sahuru kahvaltı gibi düşünerek hareket edildiğinde sahurdan iftara kadarki açlık ve susuzluk periyodunun daha kolay geçirildiğini aktaran Uzm. Dr. Güngör; “Bunun için tam tahıllı ürünleri ve kana hızlı şekilde karışmayan karbonhidratlardan oluşan besinleri almak rahatlatacaktır. Sahur sırasında en az 2 -3 bardak su içmek yararlı olacaktır. Sahurda çay içmek çok önerdiğimiz bir şey değildir. Çünkü çay çok fazla idrara çıkmamızı sağlıyor. Bu da bizde sıvı kaybına sebep oluyor. Onun yerine şekersiz 1 bardak sütle veya 2-3 bardak suyla takviye sağlamamız daha doğru olacaktır. Sahurda süt, tuzsuz olmak kaydıyla yoğurt ve peynir gibi protein içeriği yüksek gıdaları da tüketebiliriz. Fındık, badem, ceviz gibi gıdaların da tokluk hissi yaratması açısından bize çok faydası olur” diye konuştu.

“ORUCUNUZU HURMA YA DA 1 BARDAK SU İLE AÇIN”

“16 saatlik uzun oruç süresi boyunca serin bir yerde kalmakta fayda var. Egzersiz yapıyorsak egzersizden ve terlemekten kaçınmakta fayda var” diyen Uzm. Dr. Güngör, iftar için de bazı önerilerde bulundu. Güngör; “İftar sırasında da birden yüksek karbonhidrat içeriği olan beyaz un, tatlı yiyecekler gibi yiyecekler tüketilmemeli. Onun yerine orucu hurma ya da 1 bardak su ile açmak daha iyi olacaktır. Kana yavaş karışan karbonhidrat değeri olan hurma gibi bir gıda ile orucu açarsak kan şekerimiz yavaş yavaş yükselecek ve ani insülin salgılanmasından kaçınmış olacağız. Bunun yanında 1 bardak su içtikten sonra 15 dakika beklemekte fayda var. Daha sonra sıvı alımı ve tokluk hissi yaratması açısından da çorba içmek yararlı olacaktır. Çorbadan sonra ana öğün dediğimiz, et, haşlanmış sebzeler ve salata gibi yiyecekler tüketebiliriz. Bu gıdalar posalı olduğu için aynı zamanda tokluk hissi de oluşturacaktır. İftarla sahur arasındaki periyodu da çok iyi değerlendirmek lazım. Bir sonraki günün orucuna iyi hazırlanmak için en az 8 bardak sıvı tüketilmeli. İftardan yaklaşık 2 saat sonra da ara öğün yapılmalı. Ara öğünde şekersiz meyve, kabuklu kuruyemiş tüketilebilir” ifadelerini kullandı.

“DOKTOR KONTROLÜNDE ORUÇ TUTABİLİRLER, ANCAK…”

Oruç tutmak isteyen ancak kronik rahatsızlığı olan kişilere de önerilerde bulunan Uzm. Dr. Güngör şunları söyledi: “Kronik rahatsızlığı bulunanlar da doktor kontrolünde oruç tutabilirler. Şeker hastalarında insülin salgılatıcı ilaçları kullananlar, insüline bağımlı olanlar, hamileler, sık sık şeker düşmesi yaşayanlara oruç tutmalarını önermiyoruz. İlaç kullanan hastalarımızda ise herhangi bir komplikasyonları yoksa sıvı alımları ile ilgili problemleri yoksa hekim kontrolünde ilaçları düzenlenerek oruç tutabilmelerini sağlıyoruz. Tansiyon yüksekliği durumu olanlar daha az ilaç kullandıkları için şeker hastalarına nazaran bu konuda biraz daha şanslılar. Bu hastalar da böbrekleri kontrol altında tutularak, sıvı alımlarında sıkıntı yaşanmıyorsa ve idrar söktürücü tansiyon ilaçları kullanmıyorlarsa oruç tutabiliyorlar. Kalp hastaları biraz daha sıkı takip edilmesi gereken hastalarımız. Hayati riskleri biraz daha yüksek oldukları için ek hastalıkları yoksa onlar da çok sıkı takiple oruç tutabilirler.”

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2019, 17:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner187

banner186