Tefenlili; “Cevizi kestik, sandık yaptık; sonunda duvara tosladık”

DRT Denizli ekranlarında gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Denizli Ticaret Borsası (DTB) Başkanı ve Denizli Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Tefenlili, “1970’li yıllarda bizim ihraç ettiğimiz ceviz, hem kendimize yetiyordu, hem de ihraç ediyorduk. Bir yandan da sandık yaptık, bir yandan kestik, mobilya yaptık, kestik ama dikmesini yapmadık” dedi.

Tefenlili; “Cevizi kestik, sandık yaptık; sonunda duvara tosladık”
banner92

Denizli Ticaret Borsası Başkanı ve Denizli Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Tefenlili, DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ve İrfan Atasoy tarafından hazırlanıp sunulan ‘Güne Bakış Programı’nın konuğu oldu. Türk toplumunun artık tüketen bir toplum haline geldiğini söyleyen Başkan Tefenlili, artık ihraç edilen birçok ürünün ithal edilir duruma gelindiğini belirtti. “İthalden çıkıp, ihracatçı bir hal almamız açısından bir şeyler yapmalıyız” diyen Tefenlili, sözlerine şöyle devam etti: “1970’li yıllarda bizim ihraç ettiğimiz ceviz, hem kendimize yetiyordu, hem de ihraç ediyorduk. Bir yandan da sandık yaptık, bir yandan kestik ve mobilya yaptık, kestik ama dikmesini yapmadık. Hem meyvesini tükettik, hem ağacını tükettik. Geldiğimiz noktada da duvara tosladık. Yani sadece Denizli değil, ülkenin tüm köşeleri böyle oldu. Bunun için ithalden çıkmamız; ihracatçı bir hal almamız açısından bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Dedik ki, biz burada bir adım atalım, elimizi taşın altına koyalım; balık tutmasını öğretelim. Sadece konuşma, sadece bir şey yap demekle olmuyor. Yani bir sektörde bu anlamda ‘Denizli ceviziyle anılsın. Ceviz şehri ile olsun’ dedik. 500 bin fidan dağıtmayı programladık. 5 yıl içinde bu sene 100 bin ön görmüştük. Tabi talep fazla geldiği için ama talep gelirse daha da verebileceğiz. Sayıda problemimiz yok, yeter ki ‘ekeceğiz, dikeceğiz’ desinler.”

TÜRKİYE’DE BİR İLK, DENİZLİ SERA OSB GELİYOR!

Türkiye’de bir ilk olacak olan ‘Denizli Sera OSB’ için de müjde veren Başkan Tefenlili; “Bizim daha önceden devam eden Denizli’de Sera OSB Sanayi var. Onun da sonuna geldik. O da Tarım Bakanlığı’na bağlı OSB tarım bakanlığı altyapıya 21 Milyon Lira masraf etti. Biz 3 – 4 gün önce Sayın Valimle Sarayköy’de buharın olduğu yerde inceleme gezisi yaptık. Yakın bir zamanda bu yer Denizlili üreticilere verilecek. Yani 35 dönümlük yerler buna altyapısı bitmiş hale geldi. Burası Türkiye’deki ilk Sera Organize Sanayi Bölgesi’dir. Tarıma dayalı bir OSB kazandırdık. Yani jeotermal OSB… İnşallah bu ilde artık bundan sonra üstüne yapılacak. Yani bu işletmelere ‘ben burada yaparım’ diyene önümüzdeki günlerde Sayın Valimi ile beraber bir toplantı yapıp en kısa zamanda buraya yapacak insanlarla buluşturacağız” dedi.

“GIDA İHTİSAS OSB, DENİZLİ’YE KAZANDIRILACAK”

Tarıma dayalı Gıda İhtisas OSB çalışmalarının da sürdüğünü belirten Başkan Tefenlili, en kısa zamanda bu konuda bir kümelenme çalışması yapacaklarını ve bu konuda talebin de olduğu belirtti. Başkan Tefenlili, “tarıma dayalı Gıda İhtisas OSB çalışmamız var. Yani sadece Gıda İhtisas OSB olsun ki, orada insanlar birbirlerine bakarak büyüsün. Şimdi ölçeği ne kadar büyütürsen insanların hedefi farklı oluyor. O işletmelerin ürettiği ve sattığı farklı oluyor. Gıda, Denizli’de şu anda önü açık bir sektör. Bunu büyütmemiz gerekiyor. Yani mutlaka Denizli’ye bir OSB kazandırmamız gerekiyor. Yani İhtisas OSB, Gıda OSB’den bahsediyorum. Bunu başarabilirsek inanın hem iç, hem dış piyasaya çok büyük katkısı olur. Bunu sürekli konuşmamız gerekiyor. Yer konusunda, yapım konusunda buna talep var. Ciddi anlamda talep var” diye konuştu.

“TARIMIN İÇERİSİNE ÜNİVERSİTELER DE GİRMELİ”

Üniversitelere de çağrıda bulunan Başkanı Tefenlili, “Üniversitelerimiz daha fazla bilimsel araştırmalar yapmalı. Tarımın ve çiftçiliğin gelişmesi için çok çalışmalıyız. Tohum üretim için enstitüler kurulmalı, işletilmeli. Buradan da bu konuda Türkiye’deki bütün üniversitelere çağrı yapıyorum. Çiftçinin, üreticinin elinden tutmamız gerekiyor. Bu topraklar, o çiftçi bizim insanımız. O çiftçiye eğer kaliteli tohum veremezsek ne bekleyebiliriz? Bakın yurtdışında böyle. Adamlar her sene tohumunu değiştiriyor. Tohumunu devlet veriyor. Bunu istememiz gerekiyor. Bizim devletimizden, Tarım Bakanlığımızdan veya daha doğrusu biz 3 seneden beri şunu söylüyoruz. Diyoruz ki; üniversiteler tarımın içine girsin. Kesinlikle girmiyorlar. Tarımın içine üniversite girmezse şu konuştuklarımızı çok konuşuruz. Ben şu anlamda söylüyorum. Ülkemizdeki 180 tane üniversiteden bahsediyorum. Tohumculukla ilgilenen kaç tane üniversitemiz var? Yok… Bundan önceki PAÜ rektörümüz de söylüyordu. Şu andaki rektörümüz de ‘yapacağım’ dedi. Konuşuyoruz ama teker dönmüyor. Yani tohumculuk enstitüsü… Tohum meselesinde bilim insanımız, bu tarımın içine mutlaka girmesi gerekiyor. Yani sadece bizim Pamukkale Üniversitesi’nden bahsetmiyorum. Tüm üniversiteler yapabildiği kadar yapmalı ki tarımı biz uçurmalıyız. Tarımı ayağa kaldırmalıyız. Bu bilim insanıyla olur. Tohumculuk Enstitüsü, Hayvancılık Enstitüsü olması gerekiyor” şeklide ifade etti.

“ÇÖZÜM MERCİİ BİLİM İNSANINDADIR”

Türkiye’nin kendi genlerini yetiştirmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Tefenlili; şunları aktardı: “Kendi genimizi yetiştirmemiz gerekiyor. Et ırkı, süt ırkı geliştirmemiz gerekiyor. Bakanlığın var ama yeterli değil. Tarım Bakanlığı’nın enstitüleri var. Biz borsa olarak çalışıyoruz. Eskişehir’deki üniversiteyle, tarımcılık enstitüsüyle çalışıyoruz. Nohut tohumunu, leblebilik beyaz ve sarı leblebilik nohut tohumunu geliştirmeye çalışıyoruz. Birkaç sene içinde tohum bir senede yetişmiyor; en az 7-8 sene istiyor. Şimdi çekirdekle ilgili de çalışıyoruz. Çekirdekle ilgili de Edirne Tohumculuk Enstitüsü ile çalışıyoruz. O da devletin Tohumculuk Enstitüsü var. Çekirdek üzerine çalışma var, yetmiyor. Onun için bizim söylemek istediğimiz şu; üniversitelerimiz, bilim insanları ne olur bir an önce enstitü olarak bu işe girmeli. Şimdi bizim Pamukkale Üniversitemizin Çal’da elinde 650 dekar yer var. Burada tohumculuk enstitüleri yapmalı. Yani bu bizim topraklarımızda en az kendi havzalarındakini biz geliştirmeliyiz. Acıpayam’da elinde bin dönüm yer var. ‘Hayvancılık yapılsın, enstitü kurulsun’ diye, yasa eksikse ne eksikse biz peşine düşelim yapalım. Denizli’de 8 vekilimiz var. Bunlar bizim vekilimiz. Biz eksik söylersek iktidarıyla muhalefetiyle bunlar peşimize düşer. Ama biz bunları konuşmalıyız, söylemeliyiz. Çözüm mercii bilim insanındadır. Yani biz bilim insanlarına iyi anlatmalıyız, bilim insanlarını yöneten kadrolarla bu konuda kulak vermeleri lazım.”

“ABD, 10 SENEDE TÜRKİYE’DEN 48 MATERYAL TOHUM ALMIŞ”

Tohum yetiştiriciliği konusunda çarpıcı bir örnek de veren Başkan Tefenlili, “Yurtdışındaki birçok üniversiteye gittik. Amerika’ya kadar gittik. Dakota’da gittiğimizde yağlı tohumla ilgili, tohumla ilgili, hayvancılıkla ilgili gittiğimizde oranın bakanlığı bize üniversitede brifing verdiler. 1950, 1949, 1960’a kadar bizden 48 tane materyal, tohum götürmüşler. Adam bunu bizim yüzümüze baka baka söylüyor. ‘Türkiye’den geldi; biz bunu buradan getirdik’ diyor. Türkiye dünyanın en geniş materyal çeşitlerimiz var. Ama bunu bilim insanlarının organize etmesi gerekiyor, bilim insanlarımızın yani üniversitelerimizin bu konuya sahip çıkması gerekiyor. Hiç sahip çıkmıyor değiller; sahip çıkıyorlar. Ama gönlümüz şu; artık biz de Çin’den gelen ürün veya başka ülkelerden gelen ürün bu kadar güzel topraklarda yetmezse tamam. Çünkü pamuk yetmiyor. Bizim yetiştirebildiğimiz pamuk 800 bin tonlara ulaşıyor. Ama ihtiyacımız 1 buçuk milyon tonda. Yarısına yakınını ithal ediyoruz. Burada pamuk ithal edersek dokuma yapıyoruz, konfeksiyon yapıyoruz. İç, dış piyasaya satıyoruz. Ancak toprağımız o kadar karşılayabiliyor. Ben ithal yapmayacağım diyemezsin.”

İRFAN ATASOY-ALPER PARLAK

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2019, 15:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER