PANİK ATAK-2

Haluk Alan

Panik atağında belirti ve bulgular nelerdir?

Panik bozukluğu olan hastalarda fobik bozukluk, depresyon, iki uçlu duygudurum (Bipolar) bozukluğu, saplantı zorlantı bozukluğu (OKB)  sıklıkla birlikte bulunabilir.

Panik bozukluğunda nöbetler dışında hasta genelde sağlıklı bir görünümdedir. Ancak panik nöbetin olduğu sırada hasta ileri derecede endişeli ve telaşlı görünür. Sık tekrarlayanlarda sağlıklı geçen süre kısaldığı için sanki hiç geçmeyecekmiş hissi oluşabilir.

Ne zaman geleceği pek kestirilemeyen ani ve ağır bir korku nöbeti bütün duygulanıma hakimdir. Panik nöbeti yatıştıktan sonra hastanın en önemli yakınması, panik nöbetini yeniden yaşama korkusudur. Çoğu hastanın yaşadığı, 'atak ya tekrar gelirse' korkusu, 'beklenti anksiyetesi' olarak adlandırılır.

Genelde hastalar ölüm korkusunun yanı sıra, delirme ve kendilerini kontrol edememe korkusu da yaşarlar.

Zaman zaman hastalarda hem kendilerini hem de çevrelerini doğru algılayamama gibi algısal bozukluklara da rastlanır.

Ayrıca hastalarda çarpıntı ve sık nefes almaktan, uyuşma ve baygınlık duygularına kadar bir çok fizyolojik belirtiler de gözlenebilir.
Çoğu zaman kişi bu panik sırasında öleceğinden ya da kontrolünü yitirip çılgınca bir şey yapacağından, örneğin deli olmaktan korkar. Aslında hastaya deli olmak ne demektir diye sorulduğunda bunun tanımlamasını da yapamaz. Bu bir korkudan ibarettir.Çoğu hastada yanlarında birileri olduğu zaman bu tür korkuların yatıştığı görülür.  Bu kişilere güvenlik kişileri, aynı işlevi bir nesne görüyorsa ona da güvenlik nesnesi denir. Ancak bunların kullanılması hastalığı süregen hale getirebilir. Ne varki atak geçirme beklentisi devam ettiği için hasta yine de huzursuzdur.

Panik bozukluğunda panik atakları hangi sıklıkta görülür?

Atağın sıklıkları değişkendir. Haftalar ve aylar boyunca hiç atağın olmadığı dönemler yaşanabileceği gibi, her gün birkaç atakla da karşılaşılabilir.

Panik bozukluğu olan kişilerde depresyon ve diğer anksiyete bozukluklarının görülme sıklıkları nedir?

Panik bozukluğu olan kişilerin yaklaşık %60'ında majör depresif bozukluk ortaya çıkar. Ağır agorafobisi (açık alan korkusu) olanlarda panik bozukluğu sıklıkla diğer anksiyete bozukluklarıyla birlikte de görülür. Panik bozukluğu olan kişilerin % 15-30'unda sosyal fobi, %8-10'unda obsesif-kompulsif bozukluk, %10-20'inde özgül fobi ve %25'de yaygın anksiyete bozukluğu olduğu bildirilmiştir.
Tedavi sonrası hastalığın tekrarlama riski var mıdır?

Özellikle sadece ilaçlı tedavi uygulandığında yeterli güven ortamı oluşmadığından geri dönüşler daha kolay hale gelmektedir. Bilişsel Davranışçı psikoterapi yöntemlerinde ise geri dönüşler daha zor ve daha az olmaktadır. Eğer zaman zaman yapılması gereken tedavi sonrası görüşmeler aksatılmazsa, ağır bir psikolojik travma geçirilmediği sürece, tedavi kalıcı olabilmektedir.

Tedavi şansı nedir?

Bilişsel davranışçı psikoterapilerle yapılan tedavilerde başarı şansı yüksektir. 20-25 seanslık terapi görüşmelerinin sonunda başarı şansı %85-90'lara ulaşmaktadır. Sadece ilaçlı tedavideyse bu oran düşmekte, üstelik geri dönme ihtimali de bir hayli artmaktadır. Bu yüzden ilaç kullanıyor olsanız da bilişsel davranışçı psikoterapi ile tedavinizi daha etkili hale getirebilirsiniz.(6).

Panik bozukluğu nasıl tedavi edilir?

Bilişsel-davranışçı psikoterapilerle yapılan kombine tedaviler en ideal tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Bu psikoterapi yönteminin diğerlerine oranla panik bozukluğunda daha etkili olduğuna dair çalışmalar vardır. Gerektiğinde ilaçlar psikoterapiye destek olarak kullanılabilirler. Fobik bozukluklar genelde süregen rahatsızlıklar oldukları için tedavide yalnız başına ilaçlara dayanmak rahatsızlığın daha da uzamasına ya da hastanın ilaca karşı psikolojik bir bağımlılık geliştirmesine yol açabilmektedir. Özellikle uzun süreli ilaç kullanımları bir 'güvenlik nesnesi' gibi algılanmakta ilaçsız yapamamayı beraberinde getirmekte ve adeta bağımlılığa yol açmaktadır.

Panik bozukluğunda en etkili psikoterapötik yöntemin, 'üstüne giderek alıştırma' tedavisi olduğu kabul edilmektedir. 
Son yıllarda EMDR terapisinin de etkili bir şekilde kullanıldığı bilinmektedir. 

Akupunktur (Psikoakupunktur) tamamlayıcı tıp mantığından hareketle kullanılmaktadır. Yararlı sonuçlar verdiğine dair bazı yayınlar bulunmaktadır.

Yararlanılan kaynaklar:

1. Köroğlu E. Anksiyete Bozuklukları. Psikiyatri serisi, Hekimler Yayın Birliği, Ankara 1995
2. Köroğlu E. Sorular ve Yanıtlarıyla Anksiyete. Hekimler Yayın Birliği, Ankara1997
3. Güleç C. Psikiyatri ve psikoterapilerin ABC'si. Hekimler Yayın Birliği, Ankara 2003
4. Özakkaş T. Bütüncül Psikoterapi. Litera Yayıncılık, İstanbul 2004
5. Öztürk M.Orhan. Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara 2002
6. R.L.Leahy & S.J.Holland. Treatments Plans and Interventions for Depression and Anxiety Disorders. Guilford Pub. Inc. 2000.
7. Abut M. 'Psikoakupunktur' Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Akupunktur Ders Notları. 2011.

YORUM EKLE

banner187

banner186