REGGIO EMILIA KAMPI

Sabahın erken saatlerinde balkondan seyrediyorum. Kırlangıç zamanı ve gökyüzünü süslüyorlar .Pencereler açılıyor. Perdeler çocukların “Selin Öğretmenim” sesleriyle aralanıyor. Kahvaltı ile arası olmayan Deniz, Nisan aylarında kendini göstermeye başlayan Karahindiba çiçeğini çok sevdiği arkadaşı Mira’nın üzerine üflüyor.

Günaydın, günaydın, günaydın sözcükleriyle birbirini kovalayan çocuklar kahvaltı için mutfağa gidiyorlar. Arda ile Damla hala üstlerini giyinmemişler. Aynalı gardrop kapaklarının arkasına gizlenmeye çalışan Arda kendisinden nasıl dört tane olduğunu keşfetmeye çalışıyor. Arda’yı ve arkadaşı Damla’nın konuşmalarını videoya kaydeden (Dokümantasyonun) Seher Öğretmen, gıcırdayan merdivenlerden papatya tacını tasvir ettiği şiiriyle iniyor. Kahvaltısını yapmayan Deniz Karahindiba çiçeğinin resmini ışıklı masada kendi yorumuyla çiziyor ve arkadaşlarının farkına varması için duvara asıyor.

Tüm çocukların birbiriyle diyaloga girdiği “Piazza” denilen avluda karşılaşmamaları mümkün değildir. Uyum içinde çalışmayı seven Mira, cam duvarlarla bölünmüş, güneş ışığını içine alan ve ağaçların rüzgarla dans edişine şahitlik eden “Atelier” denilen atölyenin ulaşabileceği açık raflarındaki kil malzemeleriyle Karahindiba çiçeğinin heykelini yapıyor. Diğer taraftan Derin bu çiçeğin uçuşan tüyleriyle ve kendi gölgesiyle doyasıya dans ediyor.

İşbirliğini fark eden ve fikirler üzerine derinlemesine çalışan Seda ve Seher Öğretmen çocukların olumlu ve güçlü yanlarını bir araya getiriyorlar ve öğrenme sürecini bir sonraki aşamaya taşımanın planını yapıyorlar.

Kimisi cebine sığdırdığı salyangozlarıyla, kimisi sürükleyerek getirdiği bir dal parçasıyla, kimisi sepetini süslediği çam kozalaklarıyla, kimisi de henüz filizlenmiş yelpaze yaptığı yapraklarıyla hazine sandıklarını doldurarak sabah çemberlerini oluşturuyorlar.

Deniz ve Mira: “Dal parçalarıyla kamp ateşi yakacağız.” der.

Damla: “Öğle yemeğine size salyangozdan yemek yapacağım.” der.

Arda: “Doğada bulduğum ayna parçası ile güneş ışınlarını yansıtacağım.” der.

Derin: ”Yaprakların izlerinden kolaj çalışması yapacağım.” der.

Yukarıda çocuklar, kendi dünyalarıyla dış dünya arasındaki köprüyü “Çocukların Yüz Dili” olarak nitelendirilen araç gereçlerle farklı şekillerde inşa ediyorlar.

Tabiatın farkına vardıklarını gören öğretmenleri kamptan büyük bir zevk alıyor. Dünyamızı zenginleştiren su birikintilerinin kıyılarında parlayan sıralı çakıl taşlarını görmek ise başka bir zevktir. Bunlar insanoğlunun doğaya verdiği tepkilerdir. “Çevre, üçüncü bir öğretmen.”  olarak kabul edilir.

Erken çocukluk eğitiminde kullanılan bahsettiğim “Reggio Emilia” yaklaşımında program önceden belirlenmez. Çocukların ve öğretmenlerin arasındaki iletişim sonucu ortaya çıkar. Günlerce süren projelerle devam eder. Projelerin merkezinde yer alan “Çocuk İmajı” toplum kültürünün ve bilginin üreticisi rolündedir.

Nerede kalmıştık?

Bir grup çocuk kamp ateşinin etrafında sessiz masallarla düşünme egzersizleri yapıyorken, bir grup çocuk elindeki değneklerle ateş çıtırtısının ritmini tutuyor. Uykusu gelen çocukların olduğunu gözlemleyen Selin ve Seher Öğretmen uzanmaları için plastik camdan oluşan büyük aynayı toprak zemine yerleştiriyor. Çocuklar adeta gökyüzünde uzanıyor, gökyüzündeki yıldızlara dokunuyor gibiler. Onlar için harika bir deneyim oluyor.

Şimdi çocuklar;  ahşap bir orman dürbünü hayal edin. Bir tarafıyla bugün neler yaptığınızı, diğer tarafıyla ise yarın neler yapacağınızı düşünün ve uykuya dalın.

Duvarsız Eğitimler diliyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Özlem tomaş
Özlem tomaş - 2 hafta Önce

Harika bir yazı, önlerindeki duvarların kalkacağı,kendilerine duvar örmedikleri bir yaşamları olsun tüm çocukların

Merve Çakır
Merve Çakır - 2 hafta Önce

Aslında nasıl önemli bir yaklaşım ve bu konuda çok az bilgim vardı. Sayenizde bu yaklaşım hakkında fikrim oldu. Ayrıca açıklayıcı anlatım ve örnekler için tesekkürler. Kaleminize sağlık

Ömer kurt
Ömer kurt - 2 hafta Önce

Oldukça başarılı

Cihangir Naldöken
Cihangir Naldöken - 2 hafta Önce

Mükemmel bir yazı ellerinize sağlık çocuklarımiz torunlarimiz için duvarsız bir dünya olması dileğiyle teşekkürler.

Cansu Balaban
Cansu Balaban - 2 hafta Önce

Evet.. çevre üçüncü bir öğretmen. Çocukların kendini daha rahat ifade edebildikleri, keşif guclerinin arttığı, anlık durumlarla düşünme yeteneklerinin geliştiği bir yaklaşım reggio emilia yaklaşımı.bu yaklaşımı benimsiyor, yazı için kutluyorum. Emeğinize,kaleminize sağlık..