SAĞLIK HİZMETİ ÇÖKMESİN DİYE

Biz hekimlerin en büyük zaaflarında biri, kendimizi haklı görmek için birçok nedenimizin olması, yani haklı olmamız. Bu durum bizdeki empati duygusunu örseliyor.

Empati karşılıklı olursa güzeldir ama empati öncelikle kimden beklenir, okumuş dan mı? cahilden mi?

Kendimizi iyi ifade edemediğimizi düşünüyorum. Hekim kendisini nasıl ifade eder? Yok öyle; şu kadar okudum, şu kadar mecburi hizmet yaptım, 40 yıl çalıştım, tecrübe edindim falan filan. Sen ne olursan ol, muhatabının algıladığı ve anladığı dışında bişey değilsin.

Tekrar soruyorum; Hekim kendini nasıl ifade eder?

Bence işi ile eder.

Şöyle ki; Çok iyi eğitimler aldık, çok iyi muayene, tetkik ve tanı koyuyoruz, çok iyi tedavi veriyoruz ama hastanın hastalığı nedir iki dakika anlatmıyoruz. Kapıdan çıkan hasta, başka hangi doktora görünsem diye çıkıyorsa, burada bizi ilgilendiren bir sorun var demektir?

Tekrar ediyorum biz haklıyız ama bunun için anlayış beklemek ile hata ediyoruz. Elimizden geleni yapalım, yani anlatalım;

Hastaya hastalığını anlatalım. Tabii ki bunun için zaman talep edelim, 10 dk bir hasta bakılarak olmaz diyelim. Bence böyle bir gündem ile hizmet içi eğitim seferberliği yapabiliriz…

Hekimlerin hak ettiklerini almak için yaptıkları eylemlerde dile getirdikleri taleplerin başına hasta başına en az 10 dk talebi konulmalıdır. Tekraren söylüyorum, pazarlıksız en az 10 dk. Ancak ondan sonra iletişim üzerine alınacak eğitimlerin bir anlamı olacaktır.

Yoksa sağlık hizmetlerinde her geçen gün dünü aratacaktır…

YORUM EKLE