“KENDİ ALANINDA EN KAPSAMLI ESER”

1997 yılından bu yana baş dönmesi ile ilgili çalışma yapan Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Eski Rektörü ve PAÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, ‘Vertigo’ ismini verdiği kitabının ikincisini çıkardı. DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ‘Haberin Merkezi’ programında yeni kitabının tanıtımını yapan Prof. Dr. Ardıç, kitabın kendi alanında en kapsamlı eser olduğunu söyledi.

“KENDİ ALANINDA EN KAPSAMLI ESER”
banner22

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Eski Rektörü ve PAÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ve Tolga Alp Düzgören tarafından hazırlanıp sunulan ‘Haberin Merkezi’ programına konuk oldu. 1997 yılından bu yana baş dönmesi ile ilgili çalışma yapan Prof. Dr. Ardıç, ‘Vertigo’ ismini verdiği ikinci kitabının tanıtımını yaptı. Prof. Dr. Ardıç, “Kendi alanında en kapsamlı eser. Ben baş dönmesiyle 1997’den beri ilgileniyorum. O görev yaptığım dönem ara vermek zorunda kaldım. Ama sonra tekrardan dönünce camiamızda bizi tekrar kucakladı. Çünkü Türkiye’de bu alanda çalışan insan sayısı çok az. Toplam 15-20 kişiyi geçmiyoruz. Ben kulak, burun, boğazın işitme ve denge alanıyla daha çok ilgileniyorum. Sonuçta kulak, burun, boğaz uzmanıyız ama araştırmalarımız işitme ve denge yönünde. Vertigo kitabının ilk versiyonunu daha az yazarın katılımıyla 2005 yılında yazmıştık. 15 yıla yaklaşmış; bilimde çok büyük gelişmeler oldu. Bakış açımız çok değişti. Bizler çok olgunlaştık. Türkiye’nin Vertigo alanında bilgi birikimi çok arttı. Buradan birçok uluslararası toplantı çıktı. Onların düzenlemelerine katıldık. Sonra da bunun bir toplamı olarak 2’nci bir Vertigo kitabının yazılmasına karar verdik. Organizasyonu, editörlüğünü ben yaptım. Ortaya yaklaşık 800 sayfalık büyük bir eser çıktı. Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 11 farklı branştan genetikten, nörolojiye, fizik tedavi, göz endokrinine, kardiyolojiye kadar vs. ortaya çok temel bir eser çıktı. Ortaya çok temel bir eser çıktı. Bu eser farklı branşlardaki doktorların yararlanacağı, eğitim gören asistanların, tıp öğrencilerinin yararlanacağı çok önemli bir eser oldu. Arkadaşlarımızla beraber böyle bir şey ortaya koymaktan çok gurur duyuyoruz. İnşallah yıllar sonra 3’üncü ve 4’üncüsünü de yıllar sonra devam ettiririz” dedi.

“HASTALARIN OKUYABİLECEĞİ KİTABI ÇIKARMAYI PLANLAMAM GEREKİYOR”
‘Vertigo’nun kelime anlamının ‘Baş dönmesinin Latincesi’ olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ardıç, vertigo ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Bu yüzden herkes bana ‘Vertigo’ dediler diye hastaneye geliyor ama bunun altında neredeyse 80’e yakın neden var. Ama sık nedenleri 10-15 tanedir. Bunların tek tek ayrıntılarının karşılaştırılması doktorlar için çok önemli. Ama hastalar için son nokta bana şu nedenle baş dönmem var demeleri gerekiyor; onlar ona önem veriyorlar. O yüzden bu kadar çok kapsam, yazar var. Bu kadar farklı nedeni bir araya getiren bir ortam oluştu. Ama hastalarımız için daha farklı versiyonları düşünmek lazım. Bu kitabı ilk Facebook’ta paylaştığımda en büyük geri bildirim ise ‘biz de alıp okuyabilir miyiz?’ şeklindeydi. Onlara belli bir söz de verdik. Hastalarımız önemli olacak gibi görünüyor. Ben herhalde birkaç yıl sonra sırf hastaların okuyabileceği baş dönmesi kitabı çıkarmayı planlamam gerekiyor.” 

“KİTAPTA HİÇBİR FİRMANIN DESTEĞİ YOKTUR”
Kitabın geçtiğimiz haftalarda kitapseverlerle buluştuğunun altını çizen Prof. Dr. Ardıç, “İlk olarak bin tane basılacak. Sonra bin tane daha basılır. İlk versiyonu 2005 yılında çıkmış ve 3 binler civarında satmıştı. Şimdi hem doktor sayımız hem öğrenci sayımız daha fazla. Çok daha fazla satabilir diyoruz. Ona göre planlarımızı yapıyoruz. Bu kitap 800 sayfa olduğu için özel bir kağıda basıldı. Beyaz kağıda basılsa bu kitabın 2 katı kalınlıkta olacaktı. Bu ajandalarda kullanılan özel ince bir kağıt; maliyeti Haziranda düşündüğümüzden 2 katına çıktı. Kitabın hiçbir sponsoru yok. Yayınevleri bunun satışının çok yaygın olduğunu bildikleri için direkt maliyetleri kendileri karşıladılar. Kitapta hiçbir firmanın desteği yoktur” diye konuştu.

“KİTAP, ŞUANDAKİ BİLGİ SEVİYESİNİN EN SON DÜZEYİNİ KAPSIYOR”
Kitabın şuandaki bilgi seviyesinin en son düzeyini kapsadığının altını çizen Prof. Dr. Ardıç, “Dünyanın neresinde ne çözüm varsa hepsi kitabın içinde var. Türkiye’de hepsi ulaşılabilir. Bu tıp alanında Türkiye’nin de geldiği seviyeyi gösteriyor. Şuanda Vertigo alanında organizasyon tedarik kapasitesi açısından Türkiye dünyada sayılı yerlerden biridir. Türkiye Vertigo akademik kuruluşunu kurdu. Bu eğitim kuruluşudur. Uluslararası hale getirildi. 4’üncü toplantıyı yapıyor. Türkiye kökenli bir kuruluş. Vertigo konusunda dünya çapında toplantı yapan tek kuruluş. Her toplantısı 700 – 800 kişiyle gerçekleşiyor. Toplantılarını dünyanın çeşitli yerlerinde yapıyor. O yüzden büyük bir bilgi birikimimiz var. Bu bilgi birikiminin yansıması bu kitap oldu” şeklinde ifade etti.

“BAŞ DÖNMESİNİN TEDAVİSİ BİRAZ FARKLIDIR”
Vertigonun tedavisi hakkında da bilgiler aktaran Prof. Dr. Ardıç, şunları söyledi: “Burada bir yanlış anlaşılma var. Hastalarımız, aslında kendilerini umutsuz hissediyorlar. Tedavisi yok gibi bir ön yargı taşıyorlar. Baş dönmesinin tedavisi biraz farklıdır. Diğer hastalıklar gibi ilacı verdim iyi olacaksın gibi bir şey yoktur. Bu bizim vücudumuzdaki dengenin bozulmasıyla ilgili olduğu için dengenin tekrar kurulması yine bize bağlıdır. Nasıl bisiklete binmeyi öğreniriz; baştan düşeriz ama sonra bir alışmışızdır sanki bize hiç düşmezmiş gibi gelir. Çünkü beynimiz o motor işlevini, denge kurma işlevini sağlar. Hastalık geçirdiğimizde o işlev bozulur ve bunu tekrar öğrenmemiz gerekir. Bu da bize bağlıdır. Ne kadar çok hareket edersek, ne kadar dengemizi sağlamak için egzersizlerimizi yaparsak baş dönmesinde o kadar çabuk iyileşiriz, o kadar iyi hale geliriz. Ama ilaç alıp da evde yatarsak bu hastalık geçsin dersek o kadar da kötü oluruz. Bu hastalığın özelliği böyle olduğu için insanlar benim tedavi yok, aylardır evden çıkamadım aylardır evdeyim haline geliyorlar. Aslında tedavi farklı yerlerde, farklı şekillerde yapılması gerektiği için böyle oluyor. İlaç tedavisi sadece destekleyici olarak var. Asıl iyileştiren kendimiziz.” 

ALPER PARLAK

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER