Ölüm riski yüzde 45 azaltılabilir

Türkiye’de kanser nedenli ölümlerde 3. sırada yer alan kolon kanserine karşı Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Op. Dr. Umut Faydacı, kolon kanseri farkındalık ayı kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Faydacı, “Aşırı kilolular, sigara ve alkol alışkanlığı olanlar, egzersiz ve spordan uzak hayat yaşantısı olanlar, ileri yaşlı kişilerde normal topluma göre daha yüksek oranda görülmektedir. Zamanında müdahaleyle ölüm riski yüzde 45 azaltılabilir” dedi.

Ölüm riski yüzde 45 azaltılabilir

Türkiye’de kanser nedenli ölümlerde 3. sırada yer alan kolon kanserine farkındalık ayında uzmanlar uyarılarda bulundu. Kolon kanserinin önlem alındığı takdirde önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirten Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Op. Dr. Umut Faydacı, önlenebilen bir tümör olmasından dolayı her yıl mart ayını, toplumu bilinçlendirmek adına, kolorektal kanser farkındalık ayı olarak topluma hatırlattıklarını söyledi. Kolorektal kanserler, yüzde 98 oranında bu tümör öncüsü küçük poliplerden oluştuğunu belirten Op. Dr. Faydacı, “Düzenli yapılan kolonoskopiler sırasında poliplerin temizlenmesi ile kanser daha oluşmadan önlenebilmektedir. O halde normal hastalarda 50 yaşından itibaren düzenli yılda 1 kez Gaitada Gizli Kan testi, her 10 yılda 1 kez kolonoskopi yapıldığında kolorektal kanserler önlenebilir bir tümör olmaktadır” dedi.

“AİLEDE KOLOREKTAL KANSERLİ BİREY BULUNAN KİŞİLERDE YAKALANMA RİSKİ ARTIYOR”

Ailede kolorektal kanserli birey bulunan kişilerde yakalanma riski arttığını belirten Op. Dr. Faydacı, “Kişinin birinci derece yakınında kolon kanseri olması ya da ailede polipozis organ hastalık tanısı alan, yakın akrabalarında 40 yaşın altında kolorektal kanserli birey bulunan kişilerde kolorektal kansere yakalanma riski artmaktadır. Bu gruptaki kişiler genetik riskli grup olarak belirlenip daha erken tarama programına alınmalıdırlar. Ancak ailesinde hiç kanser olmayan kişilerde de kalın bağırsak kanseri gelişebilir. Son yayınlarda ailesel olmayan kolon kanserlerinde de tümör dokusunda genetik tarama yapılması önerilmektedir. Kolorektal kanserlerde çevresel risk faktörlerine baktığımızda ise sebze ve meyveden az beslenen, aşırı kilolular, sigara ve alkol alışkanlığı olanlar, egzersiz ve spordan uzak hayat yaşantısı olanlar, ileri yaşlı kişiler, daha önce kolonoskopi ile tümör aldıran kişiler, ailede polip ve kolorektal kanser öyküsü olanlar, Tip 2 diyabeti olanlarda kolorektal kanserler normal topluma göre daha yüksek oranda görülmektedir” ifadelerini kullandı.

“GGK İLE ERKEN TEŞHİS SAĞLIK OCAKLARINDA BİLE YAPILABİLİYOR”

Kolorektal kanserlerin belirtilerinden bahseden Opr. Dr. Faydacı, “Klinik bulgu olarak son 6 ayda yüzde 10'dan fazla kilo kaybı, künt veya kramp şeklinde karın ağrısı, dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkıda kanama, bağırsak tıkanıklığı, dışkılama sonrasında tam boşalamama şeklinde belirti verebilmektedirler. Laboratuar olarak demir eksikliği anemisi, demir depolarında düşüklük, tümör belirteçlerinde yükseklik ve gaitada kan görülmesi şeklinde tanı konabilmektedir. Gaitada Gizli Kan testi (GGK) ile taramalarda yüzde 60 duyarlılıkla 1. basamak sağlık ocaklarında bile yapılmaktadır. GGK testi sonucu pozitif çıkanlar veya genetik riskli gruplarda anestezi altında yüzde 95-99 duyarlılıkla kolonoskopi uygulamaktayız. Kolonoskopiye hem tanı yöntemi ve hem de küçük polipleri temizleyerek tedavi yöntemi olarak pratiğimizde kullanmaktayız” diye konuştu.

“ZAMANINDA MÜDAHALE İLE ÖLÜM RİSKİ YÜZDE 45 AZALABİLİR”

Kolon kanserinin önlenebilir bir kanser türü olduğunu belirten Op. Dr. Umut Faydacı, “Kolonoskopi uzman ellerde riski oldukça düşük bir işlemdir. Kolonoskopi esnasında bağırsağın delinmesi ya da kanama 1000'de 1'den azdır. Kolonoskopi öncesi hasta eşlik eden hastalıklar açısından değerlendirilir, ilaçları ayarlanır. Bilinen hastalıklarına ya da vücut yapısına göre 3 gün önceden lifsiz diyet başlanıp işlemden 1 gün önce ilaçlarla bağırsak temizliği yapılır, işlem derin uyku altında yapıldığı için hasta ağrı duymaz. Genel anestezi uygulanması çoğu zaman gerekmez. Bir kişinin hayatı boyunca kolon kanserine yakalanma riski yüzde 6 gibi hiç de küçümsenmeyecek bir ihtimaldir. Yani her 18 kişiden 1'inde kolon kanseri gelişebilir. Zamanında yapılan tarama testleri ve kolonoskopi ile kolon kanserinden ölüm riski yüzde 45 oranında azalmaktadır. Yani kolon kanseri önlenebilir bir hastalıktır. Kolon kanserini önleyen durumlara baktığımızda, bazı çalışmalarda kolesterol ilaçları, probiyotikler ve aspirinin kanseri önleyici etkisinden bahsedilse de bu etki geniş çalışmalarda henüz doğrulanmamıştır. En iyisi sağlıklı ve liften zengin beslenmek, egzersiz yapmak, sigara ve alkolden uzak durmak ve kilo almamak olarak önlenmesi mümkündür” şeklinde konuştu.

“ERKEN EVRE TÜMÖRLERDE KOLONOSKOPİ İLE TÜMÖRLERİN ÇIKARILMASI MÜMKÜNDÜR”

Tarama yaşı olarak ortalama risk grubunda olan kişiler için 50 yaş olarak kabul edildiğini belirten Opr. Dr. Faydacı, her 2 yılda bir dışkıda gizli kan bakılarak ve testi pozitif çıkanlara kolonoskopi uygulanarak yapılıyor. Önceki kolonoskopide saptanan bulgulara göre kolonoskopi 1-3-5 yıl sonra tekrarlanmalıdır. Yapılan kolonoskopide her şey normalse 10 yıl sonra tekrarlanıyor. Taramanın sonlandırma yaşı 75 olarak belirlendiyse de bu süre kişiye göre uzatılabilmektedir” diye konuştu. Erken evre tümörlerde ameliyata gerek duyulmadığını belirten Opr. Dr. Faydacı, “Tedavi genel cerrah, patolog, radyolog, medikal ve radyasyon onkoloğunun oluşturduğu konsey tarafınca gerçekleştirilmelidir. Erken evre tümörlerde kolonoskopi ile tümörlerin çıkarılması mümkündür. Ameliyat gerekmez. Ancak ilerlemiş Evre 1-B,2,3,4 kanserlerde ise cerrahi altın standattır. Öncesinde ve sonrasında yardımcı kemoradyoterapi ajanların kullanılması çoğu zaman gerekmektedir. Kolorektal kanserlerde 5 yıllık sağ kalım oranı erken evrelerde yüzde 90 iken, genel ortalama yüzde 66 olarak görülmektedir. Yani kolorektal kanserli hastaların tanı konduktan 5 yıl içinde yüzde 34 'ünü kanser nedenli kaybetmekteyiz” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner212

banner211