Orman yangınları sonrası psikolojik tepkiler artacak

Türkiye’de yaşanan orman yangınlarının insanlar üzerindeki psikolojik etkilerini değerlendiren Klinik Psikolog Dr. Kahraman Güler, yangınların toplumsal travma olduğunu ve yangınlar bitse dahi kişilerde olumsuz davranışlara, psikolojik tepkilere yol açacağını vurguladı. Dr. Güler, “Bu olaylar kişilerde yaralayıcı etki bırakabilir. Normal hayatlarına devam etmekte zorlanabilirler. Bu yüzden yangın alanlarında yaşayan kişiler, bölgelerine giden psikolojik destek ekiplerinden yardım almalılar” çağırısı yaptı.

Orman yangınları sonrası psikolojik tepkiler artacak

Türkiye’de son zamanlarda doğal afet ve yangınların çok fazla yaşandığını belirten İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Kahraman Güler, özellikle Karadeniz Bölgesi’ndeki sel ve ülke genelinde çıkan orman yangınlarının toplumsal travma yarattığını söyledi. Dr. Güler, “Özellikle yaşanan yangınların yaşam alanlarını tahrip etmesi, can ve mal kaybının yaşanması, hayvanların ölmesi, bunlar insanlar için çok üzücü durumlar. İnsanlar, bu toplumsal travmalar sonucu bazı tepkiler verecektir” diye konuştu. Olaylar sakinleşip bittiğinde insanlarda bazı psikolojik tepkilerin ortaya çıkacağını belirten Dr. Güler, bu belirtileri şöyle sıraladı:

“Geceleri kâbus görme, beyinde sık sık tekrar eden görüntüleri görüp rahatsız hissetme, öfkede artış, yeme içme düzensizliği, olumsuz davranışlar, kişilerarası ilişkilerde bozulmalar ya da tam tersi içe kapanmalar görülebilir.”

“OLAYLAR KASITLIYSA DAHA BÜYÜK TEPKİLER ORTAYA ÇIKAR”

Travmalar; kasıtlı şekilde, insanların etkisi sonucunda oluştuğunda ve kişilerin doğrudan bu olaylardan etkilendiğinde daha büyük tepkiler vereceğini vurgulayan Dr. Kahraman Güler, “Çünkü deprem gibi doğal bir olay olduğunda ‘herkesin başına geliyor’ düşüncesiyle durum kabul edilebiliyor. Ama yangın, trafik kazası, katliam gibi şeyler olduğunda bunlar kişilerde daha fazla öfkelenmeye ve tepkiye neden olabiliyor. Kişiler, eğer varsa bu olayları çıkartanlara karşı öfke veya girişimler olabilir. Ama halkımız bilinçlidir. Yetkililer tarafından alınan bilgilerle hareket ediyorlar ve etmeliler” dedi.

PANDEMİ İLE DAHA YIPRATICI VE YORUCU

“Bütün yatırımını yangın bölgesine yapan halkın büyük bir kesimi, ya da sadece bu işle uğraşan, bahçıvanlık yapan ya da tarımla uğraşan insanlar çok ciddi manada etkilendi. Çünkü onların yaşam kaynakları da elinden alındı. Böyle bir durumu beklemiyorlardı ve bir anda oldu. İnsanlar elindeki imkanları bir anda kaybetti. Bu çok yaralayıcı, travmatik ve hazır olunmayan bir durum” açıklamasında bulunan Dr. Güler sözlerine şunları ekledi:

“Kişiler pandemiden oldukça etkilendi.  Bunun ardından da yangınlar oldu. İnsan bir yerden iki kere kırıldığında daha fazla kanar, yaralanır. Pandemi sonrası bu durumun üst üste gelmesi daha yıpratıcı ve yorucu olacaktır. Bu tarz durumlarda destek almak işe yarayabilir.”

EN DOĞRU TEPKİLER: BİRLİKTE OLMAK, SÜKÛNETLİ OLMAK

Yangınlarla çeşitli tepkilerin ortaya çıktığını belirten Dr. Kahraman Güler, gösterilebilecek en doğru tepkinin birlikte olmak ve sükûnetli olmak olduğunu söyledi. Güler, ilerde pişmanlık duymamak için öfkeyi bekleterek belirli bir gruba veya kişilere saldırmak yerine daha insancıl şekilde, yetkililerin de önerdiği şekilde tepki gösterilmesini önerdi.

ÜZÜNTÜ VE ÖFKENİN HAFİFLEMESİ İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VAR

Kişilerde öfke, nefret ve üzüntünün düzelmesi için belli zamana ihtiyaç olduğunu ifade eden Dr. Güler son olarak şunları söyledi:

“İlk etapta kırılan şey güven duygusudur. Belki koşullara, güvende olup olmadığımıza dair endişe yaşamaya başlıyoruz. Ama duygulardan kaçmamak ve bu duyguların devam edeceğini bilmek gerekir. Zamanla bunlar sakinleşecek. Çünkü bakıldığı zaman başkalarının da kayıpları var, herkes zarar gördü. Genelleştiği için de etki biraz daha azalabilir. Duygular yaşanmalı, ifade edilmeli, bunlardan kaçılmamalıdır. Travmalar esasında şok yaşandığı için anlamlandırma, değerlendirme, muhakeme etme biraz zayıflıyor. Bu yüzden bu tarz durumlarda karar vermemek en doğrusudur.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER