“Türkiye’deki 40 yaş üstü her 5 kişiden biri KOAH’lı”

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel Özkurt, ‘Dünya KOAH Günü’ dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada; “Toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Bu durumda, ülkemizde bulunan 3-5 milyona yakın KOAH'lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir” dedi.

“Türkiye’deki 40 yaş üstü her 5 kişiden biri KOAH’lı”

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel Özkurt, bu yıl 20 Kasım’da kutlanacak olan ‘Dünya KOAH Günü’ dolayısıyla yazılı açıklamada bulundu. Prof. Dr. Özkurt; “Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH); nefes yollarında mikroplarla oluşmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. KOAH’ın görülme sıklığı; 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20’dir. Toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Bu durumda, ülkemizde bulunan 3-5 milyona yakın KOAH'lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir.

KOAH yılda 2,9 milyon ölüme neden olmaktadır. Günümüzde tüm dünyada 3’üncü ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5,5’inden sorumludur. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 3’üncü ölüm nedenidir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir” dedi.

“HAREKETSİZLİK DE ARTIK BİR RİSK FAKTÖRÜ OLARAK KABUL EDİLMEKTEDİR”

KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörünün tütün kullanımı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkurt; “Sigara içenler, içmeyenlere göre, daha fazla solunumsal şikayetlere daha fazla solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahiptirler. Diğer tip tütün kullanımı ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine neden olur. KOAH gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılamamıştır. Bununla birlikte yapılan araştırmalarda gebelik ve çocukluk dönemindeki akciğer kapasitesi gelişimi üzerine özellikle yoksulluğun olumsuz etkisinin yetişkin dönemde KOAH gelişimine yol açan önemli bir faktör olduğu gösterilmiştir. Öte yandan özellikle biyomas yani odun, tezek, kök benzeri yakıtların yanmasına bağlı olarak gelişen iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı işyerlerinde çalışmanın en önemli çevresel risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Benzer biçimde dış ortam hava kirliliğinin de KOAH gelişiminde ve KOAH hastalığının alevlenmesinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Araştırmalar hava kirliliğinin arttığı dönemlerde KOAH’a bağlı ölümlerin de arttığına işaret etmektedir. Son olarak her geçen gün önemi giderek vurgulanmaya başlayan fiziksel aktivitede azalma ve hareketsizlik de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir” diye konuştu.

“KOAH, ÖNLENEBİLİR VE TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIKTIR”

KOAH’da, en sık görülen yakınmaların nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma olduğunu belirten Prof. Dr. Özkurt; şunları söyledi: “Sigara içen kişiler öksürük ve balgamı kanıksarlar ve bu nedenle doktora başvurmazlar. Nefes darlığı nedeniyle fizik aktivitede azalma ortaya çıkar. Eforda nefes darlığı çeken kişi, yol yürümek istemez, günlük işlerini azaltır, zamanla evden çıkmamayı tercih eder hale gelir. Bu şekilde giderek artan fiziksel aktivite azalması, hastanın yaşam kalitesini bozarak hastalığın ilerlemesine neden olur, sakatlık ve ölüme yol açar. KOAH'ın tanısı, basit ve ağrısız bir test olan ‘nefes ölçüm testi’ ile kolayca konabilmektedir. KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır. Bu nedenle, 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp ‘nefes ölçüm testini’ yaptırması gerekir. KOAH, ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakmak amacıyla hekime başvurmasıdır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir adımdır. Herkesin yapabileceği bir aktivite olan yürüyüş, düzenli fiziksel aktivitenin sağladığı hemen tüm yararları sağlayabilmektedir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner187

banner186