ŞAMANİZM

Türklerin 8. Yüzyılda Müslüman olmadan önceki dini neydi? Ders kitaplarından öğrenciliğim esnasında pek fazla bilgi edindiğimi sanmıyorum. Ama Yunanlıların ve Romalıların Hristiyan olmadan önceki dinleri hakkında detaylı bilgilenmelerimiz olmuştur. Yunan ve Roma mitolojileri hakkında pek çok kitap yazılmıştır ve o zamanın tanrıları isim olarak bugün de yaşatılmaktadır. Zeus, Afrodit, Athena olsun veya Apollon, Eros vs. olsun çok kişi tarafından bilinir.

Ortaasya’da yaşayan atalarımız binlerce yıldır Şamanizm inancına sahipti. Bir doğa inancı olan Şamanizm de tek tanrılı dinler sınıfındaydı. İbadetlerini Tengri (bugünkü Türkçeyle: Tanrı) dedikleri tanrıya yaparlardı. O yüzden Türk ve Moğol kavimlerinin o inanıncına araştırmacılar “Tengricilik” veya “Tengri İnancı” demişlerdir.

O dini inançta iyi ruhların bulunduğu gök, insanların bulunduğu yeryüzü ve kötü ruhları barındıran yeraltı mevcuttu. İnsanlar, iyi ve kötü ruhların dengesini sağlayan bir Kam (Şaman) vasıtasıyla ayinler yaparlardı.

“Şaman ayinlerinde dış görünüş açısından belli kalabalıklar söz konusu olabilir, ama şamana yön veren içsel güçler, yani ruhlar olduğu için ibadetin biçimi ve doğrultusu tamamen o anda şamanın özel durumuna ve transa geçmesine, ruh haline bağlıydı. Ayin sırasında okuyacağı dualar, ilahiler vs. o sırada aldığı ilhamla ilgiliydi. Şamanlar, kendi ustaları olan yaşlı şamanların okudukları duaları ezberlemeye mecbur değillerdi. Kendi koruyucu ruhları onlara nasıl ilham verirse öyle hareket ederlerdi.”

Ruhlarla ilişki kurma yalnızca şamanlarda olduğu için ayinlerde insanla ruhlar arasında aracılık yaparlar; iyi ruhların yararlı etkilerini sürdürüp, kötü ruhların zararlı etkilerini önlemeye çalışırlardı.

Şamana ancak ruhlarla ilişkiye geçerek çözümleyebileceği zor sorunlarda başvurulurdu. Ayin sırasında şamanın ruhu kendi vücudundan ayrılarak başka dünyaya gider veya ruhlar şamanın içine girerek ona esin verirlerdi.

Şamanın görevleri

1) Bir yıl kadar evde dolaştığına inanılan ölü ruhunu öteki dünyaya göndermek, 2) Ağır hastalıkları iyileştirmek, 3) Avda şanssızlığı gidermek, 4) İyi ve kötü ruhlar arasında dengeyi sağlamak.

Hastalığın bedenden ayrılan ruhu kötü ruhun kapması yüzünden oluştuğuna inanıldığı için şaman bu ruhu bulup sahibine teslim etmek görevini üstlenir. Hastalık kötü ruhun insanın bedenine girmesi ile de oluşabilir. Bu durumda da şaman büyük bir güç harcayarak kötü ruhu hastadan uzaklaştırır.

Şamanlar genellikle yoksul kimselerdi ama yaşadıkları toplumlarda etkinlikleri yüksekti. Toplum yaşamında düzenleyici rol oynamış, bağlı olduğu oymağın hayrına çalışırlardı, yaptıkları işten ücret almazlardı. Ayrıca ayin harici zamanlarda toplumun herhangi bir ferdi gibi kendiişlerini yaparak yaşamlarını sürdürürlerdi.

Şamanizmin özellikleri

Şaman inancına göre sadece canlıların değil cansız varlıkların da gözleri vardır. Bu gözlere maruz kalmak ise insanların ruhlarına zarar verebilir. Bu nedenle özellikle geceleri suya bakılmaz ve aynaların üzerini kapatırlar. ''Kem göz'', “nazar değmesi” inancın bir parçasıdır.

Şaman inancına göre kediler ve leylekler uğurludur. Leyleklerin yuva yaptığı evlere bereket ve şans getirdiğine inanılır.

Çaput bağlama ve tahtaya vurma adetleri de Şamanizmin genel özellikleri arasında yer alır.

Türbelere adak adamak; dilek ağaçlarına çaput bağlamak gibi adetler ve nazar değmemesi için tahtaya ya da bir zemine vurmak, hastayı okutmak (üfürükçülük) gibi adetler bugüne kadar gelen Şamanizmin izleridir.

Şamanizmi insanların ilk dini inancı olarak kabul edebiliriz. Diğer bütün dinlerin kaynağı olduğu söylenebilir. Çok tanrılı dinler de ondan türemiştir. Şamanizmin izleri bugün dahi sadece bizim toplumda değil bütün insanlarda şu veya bu şekilde gözlenebilir.

YORUM EKLE