SANDIRAS DAĞI'NIN GÖZYAŞI...

Batı Anadolu'nun bilge dağlarından biridir Sandıras.

Batı Akdeniz bölgesinin Ege bölgesi ile doğal sınırında kaldırır başını mavi göklere.

Dağın zirvesi Çiçekbaba olarak adlandırılmıştır.

Bir yüzü Akdeniz'e bakar bir yüzü Ege'ye...

Sıcak havalarda yanar kavrulurken bir yanı, diğer yanı kar buz içinde donar...

İdari sınırları saymazsak sınır tanımayan kültürlere de ev sahipliği yapar.

Efsaneleri, masalları, yaşanmışlıkları ve yaşanacakları ile oralarda kaderiyle başbaşadır bu günlerde.

Onun kaderi insan beyninin ve hırsının insafına kaldığı için"kaderiyle başbaşadır" demeyi uygun buldum.

Sandıras dağı doğal yapısı, bünyesinde barındırdığı doğal varlıkları, hayvan ve bitki çeşitliliği ile çok özel bir yerdir. Tabii ki bu değeri bilen ve anlayanlar için.

Değerini bilenler için dünya harikası iken, biğer bölüm için müthiş bir tomruk ve odun deposu, bitkilerini kazıp satanlar hatta kaçıranlar için bir hazine sandığı, suyun alanlar için ticari meta, güzelliklerini sadece keyif sürmek ve motorlu araçlarıyla darmaduman ederek sömürenler için tatil yöresi ve saire...(kaçak avcılar, hazine avcıları ve odun-tomruk kaçırma ilerini saymak istemem)

Oysa Sandıras dağı; çevresinde yaşayan köyler, kasabalar, ilçeler ve illerindekiler için doğal olduğu kadar bir kültürel değerdir.

Yılın bir günün de o dağın zirvesine yakın yerlerde EREN GÜNÜ adı ile hayat bulan bir gelenek canlılığını halen korumakta, insanlar yılın o özel gününde orada buluşup genlerinde taşıdıkarı inançlarını yaşamaktadırlar.

Doğa gezgini, bitki ve hayvan yaşamını merak edenler usulünce oralarda gezip gözlemleme doğayı tanıma fırsatı bulmaktadırlar.

Doğa sporu yapanlar yılın her mevsiminde doğaya zarar vermeden oralarda zamanlarını geçirmeyi doğayı ve doğallığı hissetmeyi yeğlemektedirler.

Sandıras dağınIn doğal değerleri saymakla da bitmez.

Dağın zirvesine çıkıp güneye bakarsanız Köyceğiz gölünü, Gökova körfezini ve puslu olmayan havalarda Akdeniz'e kadar olan yerleri izleyebilirsiniz. Diğer yandan kuzeye dönüp baktığınızda ise Ege bölgesinin en yükseği olan Honaz Dağı onun batısındaki Karcı dağları ve onun ucundaki Babadağ ve bu dağdan güneye doğru inerseniz Bozdağı, doğu - güney doğu da ise Antalya ile Fethiye bölgesi dağlarını seyredebilirsiniz.

Dağı çevreleyen yerlerde ise Köyceğiz-Yayla köy (Eski adı Ağla ) üstlerinde yer alan Gökçeova Göleti, Köyceğiz’in yayla  köyleri ve derin vadileri ile mor renkli dağları, batı yönünde olanca doğal haliyle Derindere vadisi, Çerçi gediği bölgesi, Kuzey batı da Topuklu zirveleri ile ona komşu Doğançay vadisi ile Ilıca bölgeleri görüş alaınızda olacaktır.

Burada bitmez  izleyeceğiniz yerler; Doğançay, Boyalı dere, Gökçay (Dalaman çayına karışır) Akdağ bölgesi ve Ak köprü barajına kadar ulaşan bölgedeki su kaynakları.

Beyağaç bölgesindeki Akçay (ki Aydın ili Bozdoğan ilçesi sınırlarındaki Kemer barajını besler) Sandıras'ın en kuzey doğu ucundaki Eşenler göleti, Bövet göletleri de unutulmamalıdır.

Beyağaç'tan Sandıras dağına doğru çıkarken Yumaklı Yaylası, Alaçam, Karagöl ve Gökçay bölgesi, Topuklu Yaylası, Doğançay vadisi, Anıt Karaçam ormanları ve Kartal Gölü ve tabii ki Çiçekbaba zirvesi...

Bununla da bitmez bir tarafta Muğla Merkez ve Ula ilçeleriyle de sınırdaş olan dağın su kaynakları  içme suyu olarak Muğla merkeze de hayat vermekte, güneye akan yerlerdeki kaynaklar ise doğal su kaynağı olarak  şişelenerek (2 ayrı yerleşim alanındaki şişeleme tesisleriyle) ticari olarak kullanılmaktadır. Kuzeye akanları ise Beyağaç ve çevresindeki köylerin içme suyunu karşılamaktadır…

Bölgeyi çevreleyen Köyceğiz, Beyağaç ve Acıpayam ve Tavas'ın bazı köylerini ve Muğla-Menteşe ilçesi köyleriyle Kale ilçesinin köylerini burada tek tek saymak istemiyorum. (yazıyı çok uzatacaktır)

Saymakla bitmeyecek bu kadar özel ve güzel yerleri bünyesinde barındıran Sandıras Dağı neden kaderiyle başbaşadır?

Öncelikle dağın bir bölümü "Kartal Gölü Tabiatı Koruma Alanı" statüsündedir,  1991 yılında 79 Hektar olan bu alan yanlış anımsamıyorsam 1996 yılında Kültür Bakanlığı İzmir 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nca I. Derece Doğal ve Arkeolojik SİT Alanı ilan edilmiş ve alanı  1.309 Hektar olarak belirlenmiştir.

Konu ile ilgili yazılar hem Muğla/Köyceğiz, hem de Denizli Beyğaç ilçe Kaymakamlıklarına gönderilmiştir.

Şimdi gelinen nokta da durum: Sandıras dağında "3 Olivin madeni, 2 Mermer, 2 Krom Madeni  ve 4 adet de diğer madenler" için ruhsat verildiği belirtilmektedir.

Bu durumun dağdaki doğal ve kültürel varlıkları olumsuz etkileyeceği ve geri dönülmez şekilde yaralar açacağı için Muğla bölgesindeki bir çok kurum-kuruluş ve politikacılarının bir bölümü ile bir kısım STK lar bu yanlıştan dönülmesi için çalışmalar yapmaktadır.

Bölgeye önem verdiğini bildiğimiz Denizli olarak bizim konuya dair herhangi bir  tutum ve tavır belirlememiz gerekecek midir?

Bu soruya karşılık bulmak için yörenin doğası ve kültürel değerleri için onlarca yıldır çalışan kişi sıfatımla durumu kamuoyu ve ilgililerin bilgisine sunmayı görev saydım.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Çiçek, Beyağaç
Ali Çiçek, Beyağaç - 12 ay Önce

Üzerine düşeni yıllardır yaptığını düşünüyorum. Maddesel nesnelere olan bağımlılığımiz, malesef ruhlarımızı kirletti. Varsa da yoksa da derdimiz para oldu.Yerine koyamayacağımız değerlerimizi yok ediyoruz. Doğal yaşamı ve oradaki kültürel dokuyu koruyarak onları bizden sonrakilere de aktarmamız gerektiğini her ortamda anlatıyoruz; ama bu bir işe yaramıyor. Beyağaç bölgesinde yapılacak bir etkinlikle belki toplumsal duyarlılık oluşturulabilir diye düşünüyorum.

Ahmet Öztürk
Ahmet Öztürk - 12 ay Önce

Zeki ellerine sağlık.

Necla cibaroğlu
Necla cibaroğlu - 12 ay Önce

Sandras Dağı gezmekle anlatmakla bitir ile meyecek kadar güzel verimli bir dağdır Oraları görmek ve gezmek bana nasip oldu Çok şükür herkesin görmesini dilerim Çok güzel anlatmışsın diline yüreğine kalemine sağlık

Tuncay Yığnak
Tuncay Yığnak - 12 ay Önce

Devlet Yönetiminde bulunanlar böyle güzelliklerin değerini bilse ve buraların gezilip görülebilecek yerler olarak baksa madenlerden kazandığı paranın 100 lerce katına turizme yönelerek kazanma şansı var. Ama nedense politikaları illaki birileri para kazansın diye doğayı bile bile katlediyorlar.

süleyman çimentepe
süleyman çimentepe - 12 ay Önce

zeki bey emeğinize sağlık inşAllah hep beraber korumayı başarırız sandrası selamlar

Ali Yaşar
Ali Yaşar - 12 ay Önce

Kalemine sağlık teşekkürler

Nurdan Çalpur
Nurdan Çalpur - 12 ay Önce

Çok teşekkürler.

banner212

banner211