SEÇİM BİZE NE DEDİ?

Türkiye, yeni hükümet sistemi olarak da adlandırılan farklı bir yönetim sisteminin ilk seçimine 24 Haziran 2018 de giderek yeni cumhurbaşkanını ve mecliste yasama faaliyetlerinde bulunacak 600 vekili seçti. Katılım %90’a yakındı ve halkın önemli kesimi hür iradesini sandıklara özgürce yansıttı. Ufak tefek hadiseler dışında olay/olaylar çıkmaması sevindirici olmasının yanında, seçimlerde belli bir olgunluğa eriştiğimizin de göstergesiydi.

Peki seçim, siyasi partilere ne dedi?

Seçmen,

Ak Partiye; Recep Tayyip ERDOĞAN ile devam, bu kadar iç dış tazyikata rağmen, yıllardır iktidar olmanın yıpratıcılığına rağmen sana inanıyorum, çok başarılısın, hizmet siyasetine devam, terörün her türlüsüyle mücadeleye devam, yerli ürün geliştirme ve ar-ge çalışmalarına devam, dış politikada dik duruşa devam, mazlum Müslüman halklara el uzatmaya-haklarını savunmaya devam, dünyanın neresinde olursa olsun meydana gelen insani felaketlere yardıma devam, ekonomik darboğazlar ve dalgalanmaların tamamı seni hatalarından kaynaklanmıyor, biliyorum, manipülatif hareketler var ama ekonomi politikalarında dikkat etmelisin, eğitim politikalarında dikkat etmelisin, Recep Tayyip ERDOĞAN’ların ve onun ruh dünyasına yakın insanların sayısını artırmalısın çünkü halen alternatifi yok, emekli olduğunda planını hazırla, 1 kasım seçimlerine göre puanını biraz kırıyorum ama seni asla terk etmem, kırıkların nedenini sen biliyorsun, anla beni, anlıyorsun..

Cumhuriyet Halk Partisine; Mevcut genel başkanına göre daha popüler bir aday çıkarmayı başardın ama adayın popülaritesi sadece parti içi ve çevresinde etkili oldu, parti oyundan fazla alarak bunu biraz yayabileceğini gösterdi ama halen oy olarak halen çok yetersiz, genel başkan ve parti kurullarında köklü değişiklikler yapmayı düşünebilirsin, terörle arasına mesafe koyamayan bir siyasi partiyi destekleyip meclise taşıyacağına kendine destek ver, çünkü ihtiyacın var, kitle partisi olma hüvviyetini hızla yitirdin, buna kafa yormalısın, sanırım red siyaseti değil proje ve hizmet odaklı siyasi anlayışı benimsemelisin.

Milliyetçi Hareket Partisine; Devlet BAHÇELİ ile devam, başarılı oldun, uzlaşmacı siyasete devam, bu tarz politikalarınla vekil çıkaramadığın yerlerden de vekil veriyorum ve lokal parti olmadığını anlamanı istiyorum, dış ve iç politik desteği vermeye devam, anahtar parti olmaya devam.

İyi Partiye; Seni ilk defa sahnede görüyoruz, merak ediyoruz ve merak eden kitle kadar destekliyoruz, bir kısmımız MHP’ye bir kısmımız CHP’ye bir kısmımız da Ak partiye biraz kırgınız, o yüzden yanındayız, bunu yanlış anlar iyi değerlendiremezsen bir dahaki seçimde yanında yer almayız, kendini sakın çok başarılı görme, çünkü çok iddialıydın, sandıktan öyle çıkamadın, mecliste millet yararına işlerde uzlaşmacı bir tavır sergile, sen kazanırsın..

HDP’ye; CHP olmasa mecliste değildin, adayın kendi çevrende çok popüler ama sadece kendi çevrende, terörle arana mesafe koyamazsan bir dahaki seçimde barajı da geçemezsin, uzlaşmacı bir tavra bürünemezsen mecliste olman anlamlı hale gelemeyecek, en fazla hizmet verilen bölge halkları senin seçim bölgende, onların hakları için politika ve proje üret gerginlik üretme, hendek siyasetine devam edersen azalttığım oylarını daha da azaltırım,

DEDİ..

Kazananları ve kaybedenleriyle önemli bir seçim geride kaldı. Ülkemize, Türki Cumhuriyetlere, el uzatılan mazlum halklara ve tüm İslam Alemine hayırlı olsun. Siyasi aktörlerden kaybeden çoktur, kazananlarda çoktur, herkes kendi hesabını eleştirisini yapacaktır ama bence suhuletle gerçekleştirilen bu seçim sonrası milletimizin tamamı kazanmıştır. Artık bir süre dostlarımızla siyaset konuşmayalım, birbirimizi kırmayalım, hepimiz aynı gemideyiz, hepimiz kardeşiz, bunu unutmayalım.

YORUM EKLE