Selda Bağcan…

En sevdiğim ay olan Eylül ayı geldi.

Havalar serinler, kahveni alıp balkonda o rüzgarın keyfini çıkarırsın.

Tabi bu ayı özel kılan bir şey daha var ben de…

O da Selda Bağcan…

Çünkü kendisi 22 Eylül Cumartesi Denizli’ye geliyor.

O muhteşem sesi ile adeta bir müzik ziyafeti yaşatacak…

Birazcık tanıyalım Selda Bağcan’ı

Veteriner hekim bir baba, öğretmen bir annenin 4 çocuğundan biri olarak 1948 yılında Muğla'da dünyaya geldi.

1957'de babasını kaybettikten sonra annesiyle birlikte Ankara'ya taşındılar. Selda Bağcan ortaokul ve lise yıllarında mandoline ek olarak gitar çalmayı öğrendi.

Geleneksel Türk Halk Müziğine ilgi duymaya başladı ve Cem Karaca, Barış Manço ve Fikret Kızılok gibi Anadolu Rock müziğine yöneldi.

1971 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nde Fizik Mühendisliği bölümünde öğrenciyken profesyonel kariyerine başladı. Yayınladığı ilk iki albüm 1 milyondan fazla satış rakamına ulaşınca bu yolda devam etmeye karar verdi.

1973’te ilk Batı Avrupa turnesini gerçekleştiren sanatçı 17 adet 45'lik plak çıkardı.

Türkiye ve Batı Avrupa'daki birçok şehri dolaşarak konserler veren Bağcan’a ait şarkıların çoğu 1970'lerin siyasi kutuplaşması sırasında, özellikle solcu aktivistler ve sempatizanlar arasında popüler hale geldi.

Yeni çalışmalarıyla da büyük beğenisi toplayan sanatçı, Rock müzisyeni Peter Gabriel'in önderliğinde 1986 yılında organize edilen The Womad Foundation (Word Of Music And Dance) Festivali’nden davet aldı fakat pasaportuna el konulduğu için gidemedi.

Pasaportunu geri alır almaz Avrupa turnesi kapsamında birçok şehirde konser veren Bağcan, Danimarka’da Esintiler Festivali’ne, dört kez gittiği İsrail’de de Acco Festivali’ne katıldı.

Yoğun devam eden Türkiye konserlerinin ardından 1992 yılında çıkardığı Ziller ve İpler albümündeki sözü Aysel Gürel’e ait Ziller ve İpler şarkısı ile dillere pelesenk oldu, albüm büyük başarı sağladı.

1993 yılının Şubat ayında öldürülen gazeteci Uğur Mumcu için Selda Bağcan’ın yazdığı bir ağıt olan Uğurlar Olsun, 1990'lı yılların siyasi çalkantısının sembolü haline geldi ve bu şarkı Türkiye'deki birçok faili meçhulun simge şarkısı oldu.

2000 yılında Köln Arena'da düzenlenen 2167 müzisyenin yer aldığı konsere Türkiye'den davet edilen ilk kişi Selda Bağcan oldu.

Selda Bağcan’ın 70’lere damga vuran, sanatçıya hem yurt içinde hem yurt dışında büyük başarılar sağlayarak tanınmasını sağlayan türküsü İnce İnce Bir Kar Yağar, 2010 yılında da sanatçının yıldızının parlamasını sağladı.

Bağcan, 2012 yılında Londra Olimpiyatları kapsamında düzenlenen Meltdown Festivali’nde Queen Elizabeth Hall’da sahne aldı.

O dönemde İstanbul Sarıyer'de Ekşi Fest’te İsrailli müzik grubu Boom Pam ile birlikte sahne alan Selda Bağcan, hayranı Elijah Wood ile aynı sahneyi paylaştı, performans uzun süre ayakta alkışlandı.

Protest müziğin Türkiye’deki ilk temsilcisi Selda Bağcan'a göre şarkılarına olan ilgi, Anadolu ile kurduğu güçlü bağlarından kaynaklanıyor.

İşte böylesine güçlü bir ses Denizli’ye geliyor, öylesine heyecanlı öylesine mutluyum.

Hoş geldin müziğin kraliçesi…

YORUM EKLE