SESSİZCE

Bambaşka bir hayat ister çoğu insan, memnun değildir.

Gerek işinden gerek ailesinden…

Elinde olsa çekip gidecektir bulunduğu sokaktan, evden, şehirden, ülkeden…

Oysa çekip gitmek kolay mıdır, elbette değildir.

Kaç gariban hayal kurmuştur, kurabilmiş midir?..

Kaç gariban kurduğu hayale inanmıştır?..

Üstüne üstlük gerçekleştirecek bir de…

Bu cenkin kazananı yok denecek kadar az. Adı üstünde, gariban. Sabah uyanabildiğine şükrediyor.

Yaşıyor, tanık oluyor ve yaşamaya devam ediyoruz.

Yeni bir yıl, yeni heyecanlar, kalp atışların pozitiflik demektir. Değil.

Bak garibana, bak, çekinme…

Uyanacak, işe gidecek, on iki saat çalışacak, akşam olacak, eve gelecek, yemeğini yiyecek, saat olmuş sekiz dokuz, kanepe geçip çayını içerken gözleri gidecek, bir şekilde yatağına geçip sabahı bekleyecek, sonra yine aynı şeyler, değişmeyecek, markete gidecek, cüzdanındaki üç kuruşu nereye harcayabileceğini hesaplayamayacak, bir başka markete gidecek, fiyatları karşılaştıracak, ne mutlu daha ucuzunu bulabilirse, bir nebze olsa nefes aldığını düşünecek, ancak çok değil, birkaç gün sonra o nefesi de göğsünde çalkantılara sebep olacak, günler geçtikçe alım gücü düşecek, olmayan sosyal hayatı cetvelin sol yanına, görünmeyen, eksi yanına doğru kayacak, mutsuzluğuna mutsuzluk ekleyecek, şükretse de olmayacak şükretmese de, öyle, usul usul bambaşka bir yaşam isteyecek, hayal edecek, günler ilerledikçe onun da olmayacağını bilecek, öğrenecek, gitmek istese de biliyor bambaşka bir yaşam kuramayacağını…

Sabah uyandığında yüzü gülmeyecek, sabah uyandığınızda hanginiz yüzü gülecek?

Of, dememek ne kadar da zor oldu, değil mi?

Yaşıyoruz, garibanca. Sessizce. Kutumuzda.

Güzel günleriniz olsun, seneleriniz olsun.

Mümkünse…

YORUM EKLE