SİBİRYA’DAN BURSA-GEMLİK’E, MERSİN’DEN ÇİN’E DENİZLİ’DEN DÜNYAYA ZATEN HEP VARDIK

Doğu Sibirya, 14 Şubat 2004; Irkutsk şehrinde ilk kereste vagonunu yükletmiştim. Hava sıfırın altında 25 derece idi.

Vagonlar 6.000 Km demiryolu katederek Rostov limanına 15 günde ulaşıyordu. Bu limandaki işçiler tarafından, ihraç olacak kerestelerin kabukları tek, tek özel yöntemle soyulur. Bundan amaç kabuklarda yerleşik mikroorganizmaların başka bir coğrafya olan Türkiye'ye geçmesini önlemektir.

O dönem "Volgabat" adı verilen hem nehir hem de deniz taşımacılığına uygun gemileri bulmak çok zordu. Gemiler aylar önceden rezerve ediliyordu zira Çin Halk Cumhuriyeti bu coğrafyada mevcut hurda metalleri gemilerle ülkesine taşıyordu.

Ben sonunda "Sivir 1" adlı gemiyi buldum ve çam tomruklarının Bursa Gemlik limanına naklini sağladım. Sibirya'dan kereste getirebilmek o dönem çok zordu, bunu başarabilen sınırlı sayıda firma vardı. Bunların içinde Denizlipek firmamın her türlü kayıt dışı ticarete olan tavrı bu iş kolunda da hemen nam saldı...

Yıllardan beri beraber çalıştığımız Mehmet Ali Yavuz ve Tevfik Ceylan Gemlik Limanında şirket aracımızı adeta bir yazıhaneye çevirip bu kerestelerin satışını sağladılar.

Yıl 2021, yine 14 Şubat; Denizli, Buldan, Babadağ ve Kızılcabölük emekçilerinin "alınteri" karşılığını bulsun amacıyla yıllardır çalıştığımız hipermarket zincirleri üst yönetimleri ile olan randevularımıza yetişmek üzere yine yıllardan beri beraber çalıştığımız Seyhan Tosun ve Süleyman Altun ile Bursa ardından İstanbul'a geçmek için akşam yola çıktık.

Bu kentlerdeki işlerimizin bitiminde ben Mersin'e geçtim. Adana, Gaziantep, Maraş, Hatay, Urfa ve Diyarbakır pamuk yörelerinin "alın teri" emeğin karşılığını bulması ve memlekete bereket getirecek katkılar sağlamak için çabaladık hala yörede bu çabalarımız sürüyor.

KAPTAN YOLUN AÇIK OLSUN!

Pamuk Linteri, ülkemizde pamuk üretimi yapılan yörelerimiz; Çukurova, Güney Doğu, Ege ve Akdeniz olmak üzere önemli bir üründür. Linterin ülkemizde kullanım alanı çok sınırlı olup, her yıl tamamına yakını başta Çin Halk Cumhuriyeti’ne olmak üzere ihraç edilir. Bu ürün viskon ve floş iplik üretiminde hammadde olarak kullanılır.

Denizlipek firmamız olarak 2010 yılından günümüze, ülkemiz pamuk yörelerinden linter alıp Çin Halk Cumhuriyetine ihraç ediyoruz. Bu konuda, Adana Çukobirlik’ten emekli kıymetli ağabeylerim Hüseyin Karaca ve Mehmet Koca ülkemizin en kıymetli pamuk ve linter eksperleri olarak bana gecelerini gündüzlerine katarak destek oluyorlar, kendilerine minnettarım! Bu yıl linter ihracat işlemleri için yeğenim İlker Mete Efeoğlu'da aramıza katıldı. 2020/2021 sezonu ilk ihracatlarımızı Şubat ve Mart aylarında üç partide toplam 5600 Ton olarak gerçekleştirdik.

Ülkemiz pamuk diyarlarının emeğini ve alın terinin “İhracat” yoluyla karşılık bulması ve ülkemize döviz kazandırmak için var gücümüzle çabalıyoruz.

Mersin Limanından ihracat çabalarımız memlekete "bereket" getirsin! Kaptanlar yolunuz açık olsun!

İHRACATÇILIK HİKAYEM

İlk ihracatımı 1991 yılında gerçekleştirmiştim; Sovyetler Birliğinin dağılmasından hemen sonra Macaristan’a bir TIR kamyonu dolusu “Buldan” havlusu ve Denizli’den bornoz. Hiç de kolay günler değildi; Beraber çalıştığımız dokumacı hemşerilerim o günleri hatırlarlar.

Ne kadar acıdır ki Buldan’a bir fabrika kazandırabilmek için her türlü zemin ve olanağım en önemlisi tüm ailemiz olarak heyecan, azim ve çabamız ile 1998 yılında yola çıkmışken ne yazık ki tam anlamıyla engellendik! Aradan 20 yıl kadar süre geçtikten sonra, nihayet Denizli yolu üzerinde bir bina yapabildim ancak çok zaman kaybettik; zararı Buldan’a oldu. Yirmi yıllık gecikme olmasaydı, adım gibi eminim bu işletmemizde bugün 250’den fazla çalışanım olurdu…

ÜLKE SİYASETİ

Ülkemizin dürüst, eğitimli ve donanımlı, geçmişinde “başarı hikayesi” olan, memleket ve insanlık sevgisiyle dolu siyasetçilere ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç içinde bulunduğumuz günlerde her zamankinden çok daha ön plandadır. Siyaset için yola çıkanlarda “kişisel çıkar” niyeti bulunmaması çok değerlidir.

1980, 12 Eylül Askeri Darbesi Türkiye’de mevcut 60 yıllık “Parlamenter Demokratik” birikimi adeta yok etmiştir. Sonrasında halkımız nitelikli siyasetçi bulmakta zorlanmaktadır; seçenekleri çok azdır. “Kifayetsiz muhteris” deyimi ve psikolojik sendromu ülkemiz siyaset hayatında ne yazık ki çok önemli bir konudur. Hangi siyasi partiden olursa olsun, geçmişinde hiçbir “başarı hikayesi” bulunmayan, niteliksiz kişilerin siyasi kadroları boşuna işgal etmeleri ülkemiz için büyük kayıptır. Bu konunun önünü kesecek ve işin ehli “yetkin” insanların siyasette önünü açacak olan sadece ve sadece halktır! Halk neylerse güzel eyler!

Saygı, sevgi ve selamlarımla!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Orhan Veli BAHAR
Orhan Veli BAHAR - 2 ay Önce

Saygıdeğer Hemşehrim bu âzimli mücadeleniz ve üstün başarılarınızdan dolayı sizi tebrik edip kutluyorum ..selamlar saygılar sunuyorum kardeşim..

A. Fuat   Özkan.
A. Fuat Özkan. - 2 ay Önce

Tespitlerinize katılıyorum. " 12 eylül darbesi 60 yıllık parlementer demokratik birikimi yok etmiştir." Nitelikli siyaset yitirildiği için demokrasinin niteliği yükselmedi. Demokrasinin önünü açacak " yetkin" insanlar önemli elbette. Ondan daha da önemlisi halkın demokratik birikimi ve örgütlüğüdür. İş hayatınızın başarısı kuşkusuz bir gerçek. Siyasetteki başarı günümüz gerçekliğinde farklı bir şey.

Bilal Gür
Bilal Gür - 2 ay Önce

Araştırmacı ve mücadeleci ruh her işin olmazsa olmazı...

Mustafa Erkalaycıoğlu
Mustafa Erkalaycıoğlu - 2 ay Önce

Zatıalinizi siyasi ortamda görmeyi çok isterim. Çok ihtiyacımız var. Saygılarımla.

HALIL ÖZEREN
HALIL ÖZEREN - 2 ay Önce

CANI YUREKTEN KUTLUYORUZ !

HALIS'CIM
SONSUZLUĞA KADAR
HER DAIM
ZAMANDAN VE MEKANDAN
"BAGIMSIZ" ;
"MUTLAK"
ARKANDAYIZ !!!!