'ABD'DE BAŞKANLAR DEĞİŞİR, POLİTİKALAR DEĞİŞMEZ'

'ABD'DE  BAŞKANLAR DEĞİŞİR, POLİTİKALAR DEĞİŞMEZ'

DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ‘Güne Bakış’ programına konuk olan Pamukkale Üniversitesi Eski Rektörü Hasan Kazdağlı, ABD seçimlerini ve Türkiye’ye yansımalarını, Michael T. Flynn’ın yazdığı ‘Radikal İslam’a Karşı Savaşı Nasıl Kazanırız?’ isimli kitabı değerlendirdi.

Pamukkale Üniversitesi Eski Rektörü Hasan Kazdağlı,DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ve Ümit Yakuphan tarafından hazırlanıp sunulan ‘Güne Bakış’ programına konuk oldu. Kazdağlıprogramda; ABD seçimlerini ve Türkiye’ye yansımalarını, Michael T. Flynn’ın yazdığı ‘Radikal İslam’a Karşı Savaşı Nasıl Kazanırız?’ isimli kitabı değerlendirdi.İlk olarak 8 Kasım’da Amerika’da yapılan Başkanlık Seçimi’ni değerlendiren Kazdağlı, anketlerde Hillary Clinton’un 2 puan önde olduğunun altını çizdi. Anketlerin; 10 tanesinden 9’u Clinton derken Trump’ın başkan olmasının herkesi şaşırttığını belirten Kazdağlı; “İnsanlar belki de Donald Trump’ın bir felaket olacağını düşündükleri için, Hillary Clinton’un başkan olacağını düşündüler. Daha eğitimli kesim Hillary Clinton’un tarafındaydı. Trump sesini duyuramayan, sessiz çoğunluğun sesi oldu. Ezilmiş, ikinci planda kalmış insanların arzularını dile getirdi. Dünyada gelir dağılımı son zamanlarda çok hızlı bir şekilde bozuldu. Bu ABD’de daha ileri bir dereceye ulaşmış durumda. Büyük teknoloji şirketleri kısa zamanda ilerledi. İnsanlar işsiz kalmaya başladı. İmalatı başka ülkelere yaptırmak ABD’deki iş alanlarını azalttı. Çok uluslu şirketler yönetimlerin bir anlamda kararlarını etkilediler. Halk bu durumda kendini yönetimlerden uzaklaşmış hissetmeye başladı. Hillary Clinton, Demokrat Parti içerisinde başkanlığını açıkladığında BernieSanders onun karşısındaydı. Sanders’in, Clinton gibi favori bir aday karşısında varlık gösterebilmesinin nedeni de eşitlikçi söylemleriydi. O da bu sorunu görmüştü ve dile getiriyordu. Trump bunları kendi üslubuyla, bilinen muaşeret kurallarına uymayarak eleştirdi. Trump ‘ABD’yi yeniden büyük yapalım, yeniden daha güvenli bir ülke yapalım. Eski, güçlü Amerika’da siz mutluydunuz, siz ezildiniz, ikinci plana düştünüz. Dolayısıyla bu yanlış politikaların sonucudur. Ben bu yanlış politikaları düzelteceğim’ dedi. Bu şekilde daha çok kırsal kesimden oy alarak ilerledi. İnsanı öncelemeyen, sadece kapitalizmin acımasız çarklarını döndüren sistem kendini sorgulamak zorunda” dedi.

“DÜNYADA KORUMACI POLİTİKALAR HAKİM OLACAK”

Trump’ın birçok anlaşmayı iptal edeceğini söylemesini ve bunun dünyaya yansımalarını değerlendiren Kazdağlı; “Amerika’da başkanlar değişir ama genel politikalar değişmez. Bu sefer değiştiğini biraz görecek gibiyiz. Seçtiği ekipten ve olaylara yaklaşımından bunu anlıyoruz. Bir süre dünyada korumacı politikalar hakim olacak. Bu da ihracat yapan ülkeler bakımından kötü bir haber. ‘Biz işimizi kaybetmemeliyiz. Yabancılar işimizi elimizden alıyor’ düşüncesi sizi gümrük duvarlarınızı biraz daha yükseltmeye iter. Bu da dışarıdan gelen mallara kapıyı kapatmak demektir. Ben birçok anlaşmayı iptal edeceğine inanmıyorum. Trans Pasifik Anlaşması’nın iptal edileceğini düşünmüyorum. Belki sadece biraz erteleme söz konusu olabilir. Çünkü Trans Pasifik Anlaşması’nın diğer ülkelere olduğu kadar ABD’ye de çok faydası var. Trans Pasifik Anlaşması; Pasifik ülkeleriyle Amerika’yı birbirine bağlıyor. Avrupa Birliği açısından da birtakım çekinceler var. Belki bu biraz sürebilir. Hayata geçmesi biraz zaman alabilir” diye konuştu. 

‘FETHULLAH GÜLEN UYUYAN BİR TERÖR AĞINA SAHİPTİR’

Michael T. Flynn’in yazdığı ‘Radikal İslam’a Karşı Savaşı Nasıl Kazanırız?’ isimli kitabı değerlendiren Kazdağlı şunları söyledi: “Michael T. Flynn; ‘Müttefikimiz Türkiye şuan bir kriz içerisinde ve biz destek vermeliyiz, hatta Türkiye’yi dış politikamızda öncelemeliyiz’ diyor. Bunu kibar bir söz gibi anlamayalım. Bunu tam algılayabilmek için, Michael T. Flynn’in yazdığı ‘Radikal İslam’a Karşı Savaşı Nasıl Kazanırız?’ isimli kitabı değerlendirmek gerekir. Bu kitap 12 Temmuz’da yayına verildi. Ben kitabı 14 Temmuz’da aldım. Türkiye’de bu kitabı ilk okuyanlardan biriyimdir herhalde. 2 gece uyumayarak bu kitabı bitirdim. Ardından generali takibe aldım. Bütün konuşmalarını ve sosyal medya paylaşımlarını izlemeye başladım. Aslında çok özel yetişmiş bir insan. Hem bölgeyi biliyor, hem de İslamiyet’i, tarikatların arasındaki farkların inceliğine kadar biliyor. Konuyu incelemiş biri. İstihbaratçı olduğunu söylüyor. Pentagon Askeri İstihbarat’ın başındaki adam. ‘Ben karşımdaki kişinin kafasına girer, onun gibi düşünerek istihbarat yaparım’ diyor. Radikal İslam’ın ABD’nin başını çektiği Batı’nın yanlışlıklarından doğduğunu söylüyor. Bu savaşı kazanabileceklerini ancak içeride zayıf olduklarını belirtiyor.  Politikalarının yanlış olduğunu söylüyor. Müslümanlarda bir sorun yok diyor. Trump’ın açıklamalarını medya, Müslümanlar ona oy vermesin diye çevirdi. Radikal İslam’ın bu bölgede yayılmasının, mezhep çatışmalarının yaşanmasının, radikal grupların bölgede cirit atmasının Amerika’nın yanlış politikalarının olduğunu söylüyor. Fethullah Gülen’in bütün dünyayı etkileyen, dünayayı dönüştürecek bir insan, Türkiye’deki otoriter rejimi yıkacak ılımlı ve dünyayla diyalog halinde biri olarak tanıtıldığını söylüyor. Bunun aynı hatanın tekrarı olduğunu ve Fethullah Gülen’in öyle bir adam olmadığını ve terörü besleyen birisi olduğunu söylüyor. ‘Fethullah Gülen uyuyan bir terör ağına sahiptir’ diyor. Bunlar yenilir, yutulur laflar değil. Ben bu lafları Türkiye’de bile bu netlikte duymamıştım. Böyle net açıklamalar yapan birinin Trump’ın yakın ekibinde bulunacağını bekliyoruz.”

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER