AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, CNN Türk Televizyonu'nda projelerini açıkladı; “İzmir’i Gazi Mustafa Kemal’e Yakışır Bir Kent Yapacağız”

CNN Türk Televizyonu'nda Hakan Çelik'in hazırladığı 'Hafta Sonu' adlı programına katılan AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, “İzmir, doğuştan ve yaratılıştan dünyanın en güzel şehirlerinden birisi ama maalesef bununla ilgili kendini hazırlayamamış. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu milletin önüne koyduğu en önemli hedeflerden bir tanesi o muhasır medeniyet yolculuğu ve artık şehirler yarışı haline geldi. İşte bu açıdan da İzmir’i Büyük Atatürk’e yakışır bir kent haline getireceğiz” dedi.

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, CNN Türk Televizyonu'nda projelerini açıkladı; “İzmir’i Gazi Mustafa Kemal’e Yakışır Bir Kent Yapacağız”

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, CNN Türk Televizyonu'nda Hakan Çelik'in hazırladığı 'Hafta Sonu' adlı programa katıldı.

CNN TÜRK; Demirören Haber Ajansı’nın bir görüntüsü vardı. Şimdi bu görüntü İzmir’den ama Türkiye’nin genelinde İstanbul’da, Ankara’da da çok yağmur yağdığında böyle bir görüntü karşımıza çıkıyor. Siz yerel yönetimlerden de geldiğiniz için biz şehirlerimizi bu görüntülerden nasıl kurtarabiliriz? Her yer sele dönüşüyor, göl oluyor. Mesela özellikle altgeçitlerde yağmur miktarı çok olabilir ve yağmur miktarı çok olunca belli birikimler olabiliyor. O bu boyutlarda olmaması gerekiyor. Biz aynı sorunu İstanbul’da da yaşıyoruz. Bu zor mu? Bir yerel yöneticisiniz bunu yapmak zor mudur?

NİHAT ZEYBEKCİ; Kolay. Bunu çözmek biraz rahatsız edici bir çözüm. Maalesef ki ben bunu daha önceden yaşadım. Bir metre bile su yoksa siz yağmur suyu hatlarınızı kanalizasyona verdiyseniz, kanalizasyon ve yağmur suyu birlikte hareket ediyorsa, birlikte çalışıyorsa siz yağmur suyu hatlarıyla ilgili şehri koruma bantlarıyla koruma altına almadıysanız bu tarz sıkıntılar yaşanıyor. Bunlar yerel yönetimlerin görevleridir. Biraz bununla ilgili geçmişten gelen bir ihmal üst üste katlanarak geldiyse çözmek artık çok zor. Çünkü üst üste yapılanarak devam ediyorsunuz. Artık öyle bir hale geldiğiniz zaman devasa bir şehir yaşarken; yani araba çalışırken, arabayı tamir etmek gibi bir şey. Şehirde sular akacak, elektrik yanacak, doğalgaz olacak ama bu arada siz şehrin altyapısını değiştireceksiniz. Bunun zor olduğunu biliyorum ama ben bunu Denizli’de yaptım. Yani İzmir’in 4’te 1 ölçeğinde bir şehirde biz bunu yaptık. Bu görüntüleri Denizli’de göremezsiniz; yok böyle bir görüntü. Yani Yağmur ne kadar yağarsa yapsın 10 metre bile gitmeden o şehir şebekesi yağmuru ayrı, kanalizasyonu ayrı bir şekilde alır ve şehrin dışında deşarj eder. Şimdi İzmir’in meselelerine geldiğimiz zaman bu konularla ilgili ben bunları kalıcı problemler olarak görmüyorum. Bunlar çözülebilecek, maliyetli problemler, mutlaka çözüm teknikleri ve teknolojileri var.

CNN TÜRK; Bunlar için bütçe var mı?

NİHAT ZEYBEKCİ; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi oldukça yüksek. Acil müdahale kapsamına geldiğinde, bununla ilgili bir kaynak ayrılabilir. Daha doğrusu köklü müdahalelerde bununla ilgili çok uygun maliyetlerle krediler kullanılabilir. Merkezi hükümetten destek alınabilir. Birçok alanda destek alınabilir. Ortaklıklar yapılabilir. Ulaştırma projeleriyle ilgili ortaklıklar yapılabilir. Merkezi hükümetin üzerine bazı görevler verilebilir. Zaten bunlar var ve yapılacak. Sadece koordinasyonla ilgili bazı şeylerin yapılması lazım. İzmir’de merkezi hükümet olarak şuanda ulaştırma veya birçok alanında projeleri devreye sokmaya çalıştığımız zaman da bunun birçok projenin mahkeme kararlarıyla durdurulduğunu, gerek genel yönetimlerin, gerek yerel yönetimler bunu kabul ediyormuş gibi görünse de dolaylı bir şekilde arka planda davalar açtırarak engellemekle ilgili gayretler gösterildiğini de biliyoruz. Ben şunları söylemek istiyorum; İzmir’in yaşadığı şuanda evet bir trafik problemi, çarpık kentleşme problemi, çevre problemi, spor alansızlığı problemi, yeşil alansızlığı problemi var ama bunların hepsi halledilebilir problemlerdir. Bunların hepsini kesinlikle çözebiliriz ama asıl yapmamız gereken; İzmir olarak biz bir araya gelip şuanda yapıyoruz. Geleceğin dünyasının İzmir nasıl olacak Hakan Bey? size bir resim çizeyim ondan sonra siz bununla ilgili yani vatandaşlarımızla, bizi seyredenlerle beraber şöyle bir İzmir’i hayal edelim. Aslında bu hayal değil ama şuanda yaşanan şeyler. İzmir’le ilgili bir hikaye şuanda yaşanan gelişmeleri resmi şöyle bir görmeye çalışalım. Dünya ticareti nereye gidiyor? Dünyadaki ticaretin elektronik ticarete doğru kaydığı, her sene yüzde 16 oranında elektronik ticaretin toplam ticaretten aldığı pay böyle olunca artık ben bir tekstilciyim, üreticiyim ve ihracatçıyım. İşlerimiz, dostlarımız, arkadaşlarımız var. Ekonomi Bakanlığı da yaptık ve ihracatın Türkiye için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Artık ihracatçılarımız 5 sene sonra 100 bin tane siparişi yine alacaklar ama 100 bin tane siparişi müşterinin deposuna değil, 100 bin tane müşteriye göndermek zorundalar. Elektronik ticaret bu kadar hızlı gelişiyor. 11 Kasımda Çin’deki Bekarlar Günü’nde 1 tek e-ticaret sitesinin satışı 35 milyar Dolar. 83 saniyede 1 milyar Dolar sattı. Geçen sene bunu 25 milyar Dolar’dı. Yüzde 16 – 17 her sene katlanarak gidiyor. Bununla ilgili lojistik ve bununla ilgili taşımacılıkta değişiyor. Bununla ilgili elektronik bankacılık sistemleri değişiyor. Alışkanlıklar değişiyor. Dünyadaki e-ticaret siteleri artık sizin aldığınız ürünü 48 saatte dünyanın neresinde olursanız olun bu ürünü sana ulaştıracağım diye taahhüt ediyor. Peki bu dünyanın değişen ekonomik ticaret ve tüketim alışkanlıklarının bu şekilde geliştiği bir ortamda dünyaya şöyle baktığımızda pergeli Türkiye’nin etrafına koyduğumuz zaman; satın alma gücünün yüzde 60’a yakınını 3 saatlik ulaşım mesafesinde ulaşabilir hale geliyorsunuz. Dünyanın bu bölgesine baktığınız zaman da Türkiye dünyanın enerji ve ham madde kaynaklarının yüzde 60’ının orta yerinde ve bir ekonominin de orta yerinde. Ulaşım anlamında da bu kadar büyük avantajlar var. Türkiye’nin bu avantajına baktığımız zaman da ‘Türkiye’nin en avantajlı şehri neresi?’ diye bakalım, İzmir. İstanbul, fiziki olarak kısıtlı bir şehirdir. İstanbul maalesef bu kadar büyük bir yükü kaldırmakla ilgili kısıtları olan bir yerdir. Sınırları olan bir yerdir. Şuanda hükümet olarak Çanakkale Köprüsü’nü yapıyoruz. Çanakkale Köprüsü’nden çıkan otoyol Çandarlı ve Aliağa Limanları’yla İzmir’e geliyor. İstanbul Osman Gazi Köprüsü ile İstanbul İzmir otoyolu 2019’da bitiyor. Ben Ankara İzmir hızlı trenini sadece Ankaralıların İzmir’e gittiğini; İzmirlilerin Ankara’ya gitmesi için bir demiryolu hattı olarak görürsek büyük bir hata olduğuna inanıyorum ki zaten öyle değil. Ben onu İpek Yolu’nun devamı olarak görüyorum. O da 2020’de bitiyor. Yani Ankara, İzmir arkasından Erzincan, Sivas ve Kars, Ardahan üzerinden Azerbaycan’dan İpek Yolu içine kadar giden o hattın devamı olarak görüyorum. Diğer bir proje şuanda Aydın – Denizli arasının ihalesi yapıldı. Antalya – İzmir otoyolu ve hızlı treni. Geçen sene yani 2018 yılında 18 milyon turist Antalya’daydı yaklaşık olarak 5,  5 buçuk milyon turistte İzmir, Ege havzasındaydı. Toplamda önümüzdeki bu 5 senede 30 – 35 milyon turistin olduğu bir yer. Turist sadece buralarda kalmak teknik imkansızlıklardan dolayı belki oralarda kalıyor ama siz Antalya ile İzmir’i 2 buçuk saatte bir birine bağlarsanız hızlı trenle ve otoyolla o coğrafyadaki kültür mirasın arkeolojik bölgeler, sağlık turizmi, diğer bütün alanlar 35 - 40 milyonluk turisti çekersiniz. Peki Antalya – İzmir, Ankara – İzmir, İstanbul – İzmir, Çanakkale – İzmir bütün bu hatlar şöyle geldiğinde soruyorum şimdi; bu bizim hikaye yazmak dediğim şey var ya dünya ticareti, dünya ticaretinin en avantajlı şehirlerinden bir tanesi İzmir. İzmir buna hazır mı? Değil. Yani Ferhat dağları delerek geliyor. Altyapı olarak hazır değil. Ekonomi Bakanlığım döneminde Dünya Ticaret Örgütü Ekonomi Bakanları Toplantısı’nı Türkiye’ye alacağım. İnsanın kanı bunu yapmak için de tabii ki gönlüm mahalleyi çekiyor. ‘İzmir’de yapacağım ben bunu’ dedim. Yapamadım çünkü otel kapasitesi buna yetmiyor. İzmir’in 4 ve 5 yıldızlı otel kapasitesi şuanda Antalya’nın 20’de 1’i.

CNN TÜRK; Demek ki yeterince yatırım yapılamamış. Yatırımcı belki burada buna ‘iş yapamam’ diye baktı ona öyle mi?

NİHAT ZEYBEKCİ; Gelecek hikayesine baktığınız zaman yatırımcı gelip araştırmasını yapıyor. ‘Buralarda bir şeyler olmalı diyor. Bütün her şeyiyle ulaştırması, kültür, sanat, yeşil alan, yapılaşmayla ilgili çevre hassasiyetleri, duyarlılıkları, ulaştırma her şeyiyle baktığı zaman İzmir, doğuştan ve yaratılıştan dünyanın en güzel şehirlerinden birisi ama maalesef bununla ilgili kendini hazırlayamamış. Bizim buradaki muhasır medeniyet yolculuğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu milletin önüne koyduğu en önemli hedeflerden bir tanesi o muhasır medeniyet yolculuğu artık şehirler yarışı haline geldi. Merkezi hükümet tarafından tüm Türkiye’nin tamamının dokunularak her yerinin bir şekilde harekete geçirilerek böyle bir yolculuğa çıkmamız artık hemen hemen imkansız hale geldi. Dolayısıyla buradaki görevin en büyük görevi yerel yönetimlere düşüyor. Yerel yönetimlerde şehirlere baktığımız zaman diğer şehirlere ve İzmir’e bakalım İzmir’in geldiği noktada benim İzmirimde kişi başına düşen yeşil alan miktarı 1.6 metre kare. Bunun bir an önce 10 metre kare ve üzerine çıkarılması lazım. Şuanda İstanbul, Ankara, Antalya veya Denizli’ye baktığımız zaman çok farklı yerler. 5 yıl içinde en az 10 metrekareye çıkaracağız.

CNN TÜRK; Birçok iş insanı dostumla konuşuyorum. ‘İstanbul biraz zor oldu biz İzmir’e mi gitsek? falan diyorlar. ‘peki’ diyorum. ‘İzmir’e neden yatırım yapmıyorsunuz?’ Ama İzmir’de yatırım yapınca da geri dönüşü olmuyor. Bir türlü çarklar dönmüyor gibi bir şey söylüyorlar. Bu kısır döngüyü aşmak lazım. İzmir madem bu kadar önemli ve güzel bir şehrimiz ama İzmir’de yatırım yapılamıyor ama bu ciddi istihdam kaybına neden oluyor. Dediğiniz gibi; İstanbul’a ve diğer yerlere gidiyorlar. Ekonomi çarklarının dönmemesi anlamına gelir. İzmir’i canlandıracak gerçekten büyük yatırımların oraya gitmesini sağlayacak projelerinizde var mı? Az önce biraz ipuçlarını da verdiniz yani kampanyanızda biraz bunların detaylarını paylaşacak mısınız?

NİHAT ZEYBEKCİ; Dünya teknolojide endüstri 4.0’ı konuşuyor. Onunla ilgili endüstri 4.0’ı anlamak bununla ilgili sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor. Dünya artık endüstri 4.0’a geçti. Türkiye’deki sanayi odalarının logolarına bakalım; çarklar vardır. Zikzaklı bina vardır ve baca vardır. Bu sanayi odalarımızın genelde olur. Çünkü üretim yapabilmek, fabrika ortamı bir göstergeydi bir gururdu veya övünülmesi gereken bir şeydi. Artık üretim yapma kabiliyeti dünyanın her yerinde var. Vietnam’da, Bangladeş’te, Hindistan’da, Kenya’da, Senegal’de var. Artık Dünya endüstri 4.0’la beraber ucuz iş gücünün avantajı bitiyor. Hızlı bir şekilde bin 500 kişinin veya bin kişinin ürettiği bir üretim tesisindeki ürünü, çok daha kaliteli ve ucuz emek iş gücünü sağlandığı avantajdan çok daha fazla avantaj sağlayarak; 50 kişiyle yapar hale geldi. Onun için dünya ticaretinde Amerika’nın, Trump’ın, Avrupa Birliği’yle olan görüşmelerin askıya alınması, görüşmeleri bitmiş, anlaşması imzalanmış, hayata geçmiş olan TTP askıya alması ve durdurulması. Çin’le ticaret savaşları, ‘Amerika’da üret, Amerika’da tüket’ diye söylem geliştirmesi, artık üretim alanını tekrar ekonomik gücü ileri teknoloji ve bilgi sahibi olan ülkelere doğru kayıyor. Bunun farkında olarak biz kendimizi tasarlamamız lazım. Biz bunların farkında olarak biz İzmir’i yeni bir hikaye yazmamız lazım. İzmir’in güçlü alanları ne? İzmir bir bilim ve teknoloji merkezi olmalı. Ama bunu yaparken hukuki zeminleri de hazırlamanız lazım. İnsanlar İzmir’e niye gelsin. Yatırımla ilgili çalışma izinleriyle, vergiyle ilgili, bankacılıkla ilgili ve serbestlikle ilgili dünyanın en avantajlı yerini onlara tahsis etmeniz gerekiyor.

YARIN; “İZMİR’E SİLİKON VADİSİ EN ÖNEMLİ PROJELERİMİZDEN BİR TANESİ”

ALPER PARLAK

Güncelleme Tarihi: 23 Ocak 2019, 11:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER