CNN Türk’te Buket Aydın sordu, Nihat Zeybekci yanıtladı - Yazı Dizisi 5

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekci, CNN TÜRK'te yayımlanan 40 programında Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. Zeybekci, “Vatandaşlarımıza hep şunu söylüyorum zaten. Oyunuzu AK Parti'ye, CHP'ye, oyunuzu MHP'ye, oyunuzu siyasi partilere değil, oyunuzu İzmir'e verin diyorum. İdeolojiyi bir kenara bırakalım hep beraber İzmir'i öne çıkaralım, diyorum” dedi.

CNN Türk’te Buket Aydın sordu, Nihat Zeybekci yanıtladı - Yazı Dizisi 5

“DEMOKRASİ İÇİN TÜRKİYE’NİN POLİTİKADA İKİ KANADA İHTİYACI VAR”

BUKET AYDIN: Geçtiğimiz günlerde yaptığınız bir açıklamada "Türkiye'nin en büyük eksiği milli muhalefet" dediniz. Milli muhalefet ne demek?

DEMOKRASİ İÇİN TÜRKİYE İKİ KANATLI OLMALI

NİHAT ZEYBEKCİ; “Yeni hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde, 16 Nisan 2017'deki referandumdan sonra Türkiye bir karar verdi. Bundan sonra Türkiye'de siyaset iki kanatta olacak. Türkiye'de artık yüzde 50+1’i almak zorunda olan anlayışlar, yüzde 65’e hitap etmek ve kucaklamak zorunda ki içinden yüzde 51’i alabilsin. Bu iktidar tarafında gerçekleşti. Maalesef muhalefet tarafına bakacak olursak ben ana muhalefet partisinin Türkiye'de iktidar derdi olduğunu pek zannetmiyorum. Biz de hakikaten iktidar ümidi olan, iktidarın ensesinde nefesini hissettiren yüzde 49 ümidi olan yüzde 49 buçuk ümidi olan bir muhalefete ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. Onun için buradaki milli muhalefetten kastım bu. Ülke, memleket meselesi olduğunda ‘Mevzu bahis milletse, mevzu bahis ülkeyse, ülkenin geleceğiyse gerisi teferruattır’ diyerek adım atabilen… ‘Ne derseniz deyin sizi asla desteklemeyeceğiz.’ Çünkü milletvekilliğim döneminde hatta bundan 1 buçuk sene önce bile bunu Meclis’in kürsülerinden duymuş olan bir insanım.

Yani iktidara gelmek için şu mu olmalı, ‘Bir gün ben de geleceğim iktidara, benimde iktidar ümidim var. Onun için buna destek vereyim ki bana da lazım olur.’ Anlayışı için bunu söylüyorum. Şu anda ana muhalefetin ya da muhalefet kanadının Türkiye'de yüzde 50+1 ümidi ile yüzde 65'i kucaklayabildiğini ben zannetmiyorum. Neden? Allah aşkına bana hiç kimse Saadet ile CHP'nin nasıl bir araya gelebildiğini anlatmaya kalkmasın. Hiç kimse bana İYİ Parti'nin anlayışıyla HDP'nin nasıl bir araya gelebildiğini anlatmaya çalışmasın. Burada söylemeye çalıştığım şu; öyle bir milli ana muhalefet olmalı ki yüzde 25'in çok üzerine çıkmalı. Yüzde kırkları belki tek başına sağlamalı ki yanına ortak olarak bulabildiği, aynı anlayışta, aynı zihniyette bir alana doğru gitmeli. Onun için diyorum milli bir muhalefet anlayışına ihtiyacımız var. Türkiye'nin ihtiyacı var. Türkiye gelişecekse, Türkiye ileri doğru gidecekse iki kanada ihtiyacı var. İktidarın da güçlü bir muhalefete ihtiyacı var. Ensesinde onu hissederse, bu hakikaten memleket içinde ülke içinde son derece hayırlı olur diye düşünüyorum.”

BUKET AYDIN: Türkiye Kamu-Sen İzmir şubesi açılışında konuştunuz ve dediniz ki, "İzmir'in meselelerini sorunlarını ideolojik örtüyle gizleyenlere karşı milletin adamları bir araya geldi. Milletin adamlarının milletin sendikalarının böyle bir şemsiye altında toplanabilmelerini ben çok önemli buluyorum. Çünkü bundan sonra siyaset Türkiye'de böyle yapılacak." İzmir'in meselelerini "ideolojik örtü" ile gizleyenler kimler?

NİHAT ZEYBEKCİ; “Kendileri de itiraf ediyorlar zaten. 'Uyuyan güzeli öpeceğiz, uyandıracağız.' diye. Yani 20, 25 yıldan beri İzmir'in maalesef uyutulduğunu, İzmir'in meselelerinin üzerinin örtüldüğünü, İzmir'in geri gittiğini söyledim. İzmir patinaj yapmadı, geri gitti. Şehirler yarışında İzmir kaybetti. İzmir'in şu andaki problemlerini, meselelerini bugüne kadar dile getiren hiç olmadı. Ne zamanki seçimler geldi veya İzmirli gündemini İzmir'in problemlerini İzmir'in meselelerini, 21. yüzyılın İzmir'i, İzmir'in hikayesi, muhasır medeniyet yolculuğunda, şehirler yarışında İzmir'in olması gereken yer diye tartışmaya başlandığında, maalesef mesele ideolojik bir örtü ile örtülerek, başka alanlara götürüldü. Başka şeyler tartışılmaya çalışıldı ve başka alanlara dikkat çekilmeye çalışıldı.

Bunun için hep söylediğim de odur. İdeolojik bir perde ile meselelerin örtülmesi diyorum. Tabi ki insanlarımızın tercihidir. Hayat, ideoloji ile ilgili, siyasi görüşleri ile ilgili, siyasi görüşlerinin ideolojiye dönüşmesi ile ilgili söyleyecek hiçbir şeyim yok. Ama bir resim çekiyorum ben. İzmir'in problemlerini tek tek sıralıyorum alt alta. Yerel seçimlerde bunları konuşmak yerine eğer biz İzmir'de başka şeyleri konuşuyorsak bu bir kolaycılıktır. Bu bir ideolojik perde ile gerçeklerin üstünün örtülmesidir. İzmir'in tartışılamaması demektir. Kaybeden İzmir oluyor. Onun için ben bütün Sivil Toplum Örgütleri dahil olmak üzere İzmir'i seven her kim varsa sendikalar, odalar, dernekler, birlikler, her kim varsa onlara diyorum ki ‘Siz tarafsınız.’ Hep beraber biz tarafız. Neyin tarafıyız? İzmir'in tarafıyız. Neyin tarafıyız? Geleceğin, çocuklarımızın, İzmir'in tarafıyız. Çöplerini dağlara atan İzmir, kanalizasyonunu çalıştıramayan, yağmur suyu vererek arıtmaları çalıştıramayan, trafikte sıkışıp kalan İzmir'de hakikaten yaşamayı, insanlara zulüm olarak bir şekilde yaşatmaya başlayan, sorunlarından çıkamayan, yeni iş alanları üretemeyen, yeni yatırım alanları üretemeyen, yeni sektörlerini besleyemeyen, problemlerinin çözümü ile ilgili ortaya heyecan verici projeler koyamayan, ulaşım projeleri ortaya koyamayan, kültür merkezleri, müze projeleri ortaya koyamayan, gençlerine spor alanları projeleri ortaya koyamayan, ki bunlar birer realite.

Bir zamanlar İzmir'de 5 tane takım vardı 1. ligde. Ama altyapımız hala o günün Türkiye'si şartlarıyla duruyor. Başka şehirler, başka takımlar aldı, başka bir yere gitti. Maalesef İzmir'de biz bunu hala aynı yerde tuttuğumuz için başka bir noktada kaldı. İzmir'de tarımla ilgili veya tarım markalarımızla ilgili, ihracatçı İzmir'le ilgili, turizm şehri İzmir'le ilgili biraz önce arz ettim. Bu gidişle Türkiye'de, nüfus anlamında değil, Kocaeli de geçiyor, Bursa da geçiyor, Antalya da geçiyor. İzmir buna layık mı? Türkiye'de genç işsizlik oranında en yüksek rakam İzmir'de var şu anda. Gençlerimize iş alanları yaratamıyoruz. İzmir sağlıklı bir kent mi? Değil. Yani 21. Yüzyıl Türkiye'sinde ve dünyasında çöplerini hala dağlara atan hala İstanbul'un hafızasındaki çöp faciasını unutmayalım. Vadideki o vahşi depolama alanındaki çöpün yüksekliği 100 metre oldu şu anda. Artıma tesisinin çalışamadığı, böyle bir şehirden bahsediyoruz. Bunların üzerine ideolojik bir perde örtmekten kastım bu benim. İzmir tarafıyız. Vatandaşlarımıza şunu söylüyorum zaten. Oyunuzu AK Parti'ye, CHP'ye, oyunuzu MHP'ye, oyunuzu siyasi partilere değil, oyunuzu İzmir'e verin diyorum. İdeolojiyi bir kenara bırakalım hep beraber İzmir'i öne çıkaralım diyorum. Bu söylemeye çalıştığım son derece netti.”

“İZMİR’E GÖNÜLLER YAPMAYA VE İZMİR’İ İZMİR YAPMAYA GELDİK”

Nihat Zeybekci programda son olarak seçmenine şöyle seslendi:

“Ben İzmir'de ilk geldiğimiz günden beri şunu söylüyorum. ‘Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için, dostun işi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik’ diyorum. Hep aynı şeyi yaparak farklı şeyler beklemeyelim. Artık farklı şeyler yapalım. Artık İzmir'de yeni şeyler lazım diyorum. Bir İzmir hikayesi yazalım beraber, İzmirli bütün hemşerilerimizle beraber gelin diyorum, geleceğin İzmir'inin hikâyesini beraber yazalım. Bu hikâyenin içinde aktörler biz olalım. İzmirli olsun, gerçek İzmirli olsun. İzmir'in esnafı olsun, İzmir'in sanayicisi olsun, İzmir'in ev kadını olsun, İzmir'in sporcusu, genci, öğrencisi, işçisi, İzmir'deki ziraatçı, çiftçimiz, herkes, İzmir'in hikâyesi içinde gerçekten birer aktör olsun İzmir'ine sahip çıksın. İzmir'e beraber sahip çıkalım. İzmir'i ben kurtarmayacağım. İzmir'i İzmirli hemşerilerimiz kurtaracak. Onlar kurtaracak biz hizmetkâr olacağız. Hizmet edebilmeyi de ben hayatımdaki en önemli fırsatlardan biri olarak görüyorum ve şunu söylüyorum son sözüm olarak, Allah her şeyin hayırlısını nasip etsin. İzmir'imiz için hayırlısı neyse o olsun. İzmir en güzellerine layık, İzmir en harikalarına layık. Yaratılıştan ve doğuştan en şehir İzmir. İnşallah bir gün dünyanın en güzel şehirlerinden biri olacak. Akdeniz'in en güzel şehri olacak ve her şeyin de merkezi olacak.”

SON

Güncelleme Tarihi: 22 Şubat 2019, 11:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER