SİZ, KİM İÇİN ÇALIŞIYORSUNUZ?

Başlığa bakarsanız meşhur Hollywood filmlerinden sözedeceğimi düşünebilirsiniz. Amacım elbette böyle bir şey değil. Merak etmeyin,her zaman olduğu gibi yine en iyi bildiğimi düşündüğüm alanın dışınaçıkmayacağım.

Yıllardan beri aklımı meşgul eden bir soru bu aslında. Danışanlarımada sorarım arada bir; “siz kim için çalışıyorsunuz?” diye.   Özellikle öteki ile sorunu olanlara. Gerçibir diğeri ile sorunu olmayan mı var, hep zaten sorun diğerlerinde değil mi?Neyse konumuz bu değil.

Bazen diğerine yardım edelim derken, o diğerinin içişlerinekarıştığımız olur. Bunu çoğu zaman farkında olmadan yaparız. Çıkış nedeniyardım olduğu için aksi pek düşünülmez.

Geçen gün bir danışanım komşusunun kısa süre içerisindeterapiye gelmesi gerektiğini ona çok acıdığını söyledi. “Peki, bunu kendisiistiyor mu, kendisinin bu yönde sizden bir isteği oldu mu?”  “Hayır. Bunu ben düşünüyorum”.  “Peki, konu sizinle ilişkili mi?”  “Yoo hayır, benimle alakalı değil. Hatta belkide en iyi anlaştığı kişilerden biri benim. Ben sadece onun daha mutlu bir insanolmasını istiyorum”.

***

Dıştan bakıldığında son derece insani bir yaklaşım gibiduruyor. Belki de gerçekten öyle ama, böyle bir yönlendirme tamamenkarşınızdaki kişinin içişlerine karışmak olur. Bu onun bileceği ve talepedebileceği bir durumdur. Biz bir başkasının yaşamına karışmak durumundadeğiliz. Yanlış anlaşılmasın, çevrenizdekilere yardım etmeyin demiyorum. Bukonuda önerileriniz olabilir. Ama bu öneri sınırında kalmalı daha öteyegeçmemelidir. Yoksa o tuzağa düşer, karşınızdakinin yerini almaya kalkışırsınız.Bu empatik olmadığı gibi etik de değildir. Karşınızdakini anlamayı hedefleyenempati ile de bunu karıştırmamak gerekir.

Roller değiştiğinde sıkıntılar ortaya çıkmaya başlar.Özellikle diğerinin yerine düşünmeye başladığınızda ya da onun adına kararlaralmaya kalktığınızda bu kaş yapayım derken göz çıkartma anlamına gelir.İlişkiler ve iletişimde uzaklaşmaya neden olan bu tutum daha çok kendini şucümle ile açık eder; “….olmalı, ya da; …..olmamalı”. Gereklilik kipleri ileyaptığınız konuşmalar ya da oluşturduğunuz düşünceler var ise işte oradadikkatli olmalısınız. Öneri başka,  gereklilik kipi ile diğerinin nasıl olmasıgerektiğine dair verecek olduğunuz karar başkadır. Sözünü ettiğim tuzak işte bugerekliliğin altında yatmaktadır.

***


Üstelik böyle bir durum her iki tarafa da yaramamaktadır.Biri yardım etmeyi düşündüğü bir çabadan dolayı ters yüz edildiğinden, diğeriyetersiz ve değersiz görüldüğünden, her ikisi de anlaşılamadığından yakınır.Kısacası, bu işte pek kazanan olmaz. Bu nafile çabanın içine düşen yardımseverkişi, tüm bu süreçte aynı zamanda kendisinden uzaklaşmakta fakat çoğu kez bununfarkında olmamaktadır. Herkes kendi için en doğru kararı verir. Öneriler birnasihat anlatımının dışında seçenekler sunmakla sınırlı tutulursa sorun olmaz.Aksi takdirde iyilik, hoşluk ve güzellik beklenen etkileşimler, gerginlik, huzursuzlukve çirkinliklerle son bulur.

Arada bir bile olsa bir an için şöyle kendinizle baş başakalın ve şu soruyu sorun; “bugün kaç kez başkalarının içişlerine karışmış, yada bugün kim ya da kimler için çalışmış olabilirim?” Muhtemelen bu soru sizdebir farkındalık meydana getirecektir. Bazen şaşırtıcı sonuçlarlakarşılaştığınız olacaktır; Düşünsel olarak neredeyse zamanınızın büyük birbölümünü, günlük enerjinizin neredeyse tamamını başkalarının içişlerinekarışmakla ziyan ediyorsunuz.

Kendi işinizi yapmaya ve dolayısıyla kendiniz olmaya nedersiniz?

YORUM EKLE