Sorularla Panik Atak-1

Haluk Alan

Önce hemen belirtelim aslında Panik Atak bir hastalık değil belirtidir. Bir hastalık olarak tanımlamak gerekirse buna Panik Bozukluğu demek daha doğru olur. Ancak halk arasında yaşanan panik halleri bir genellemeyle “panik atak” olarak tarif edilmektedir. Böyle bir teşhisi bireyler kendileri değil, hekim koymalıdır.

Panik atağı, çoğu zaman kişinin sonunun geldiği duygusunun da eşlik ettiği, yoğun endişe, korku ya da dehşete düşme duygularının birden başladığı bir dönemdir. Bu ataklar sırasında nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, soluğun kesilmesi ya da boğuluyormuş gibi olma duyumları, zeminin kaybolduğu hissi ve 'çıldıracağı' ya da kontrolünü kaybedeceği korkusu gibi belirtiler bulunur. Bazı panik atak belirtileri  kişilere özeldir.

Atak birden başlar ve hızla doruk düzeye ulaşır. Genellikle 10 dakikadan daha kısa bir süre içinde gelişir. Çoğu zaman buna yakında bir tehlikenin doğacağı ya da kişinin sonunun geldiği duyumu ve kaçma dürtüsü eşlik eder. Vücut üzerinde ya da düşünsel belirtiler; çarpıntı, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi ya da sersemlik hissi, kontrolünü kaybedeceği ya da 'çıldıracağı' korkusu, ölüm korkusu, karıncalanma hissi ve üşüme, ürperme ya da ateş basmaları şeklinde olabilir. Kişi genel olarak her an kötü bir şeyler olacağı endişesi içerisindedir. Bu yüzden rahat değildir ve daimi bir sıkıntı içindedirler.  Bedenlerinde meydana geldiğini anlatmaya  çalıştıkları belirtilerde hemen her zaman “MIŞ GİBİ” ifadeler yer alır. Genelde danışanlar tarafından dile getirilen soru ya da sorunlar aşağıdadır. 
Panik atakları için başvuran kişiler korkularını nasıl tanımlarlar?
Bu kişiler korkularını çok yoğun olarak tanımlarlar; Öleceklermiş gibi, kontrollerini kaybetmiş gibi, kalp krizi ya da inme geçiriyorlarmış gibi ya da 'çıldırıyorlarmış' gibi olduklarını söylerler. Bu kişiler genellikle, atağın çıktığı yerden kaçıp kurtulmak için büyük bir istek duyduklarını da söylerler. Tekrarlayan ataklardan sonra yoğun korkuları yatışabilir. Arka arkaya gelen atakların yaşandığı dönemlerde daimi bir rahatsızlıkları vardır.

Panik bozukluğu kendisini nasıl gösterir?

Panik bozukluğu kendiliğinden ortaya çıkan, beklenmedik panik ataklarının olması ile kendini gösterir. Panik atakları, oldukça kısa süren yoğun kaygı ya da korku dönemleridir. Çarpıntı, sık nefes alıp verme gibi belirtiler buna eşlik eder. Panik atakları olan hastalar çoğu zaman iç hastalıkları kliniklerine ya da acillere başvurdukları için çok değişik hastalık tanılarıyla farklı tedaviler görmektedirler. Bu hastalara bir çok tahlil yapılmakta ve maalesef çoğu zaman yanlış teşhisler konmaktadır.

Panik bozukluğu olan hastalar panik ataklarını hangi sıklıkla yaşarlar?

Bu sıklık genelde değişkendir. Tek bir günde birden çok atak yaşanabileceği gibi, bütün bir yıl içerisinde sadece birkaç atak geçiren kişiler de olabilir.

Panik atakların görülmesi panik bozukluğu tanısı koymaya yeter mi?

Panik ataklar sadece panik bozukluğa özgü olmadıklarından kesin tanı için yeterli değillerdir. Panik ataklar, bir çok psikiyatrik bozuklukta görülebilir; özgül fobi, sosyal fobi, travma sonrası stres bozukluğu, depresif bozukluklar , OKB gibi…

Panik ataklarının yaşam boyu görülme sıklığı kaçtır?

Bu oran %3.5 ile %4 arasında değişmektedir…

Panik atakların görülme sıklığında cinsiyetin rolü nedir?

Panik ataklar kadınlarda erkeklere oranla 3 ila 4 kat daha fazla görülmektedir.

Panik bozukluğu hangi yaşlarda başlar?

Daha çok genç erişkin dönemde başlar. 35 yaş civarında daha çok görülür. 45 yaşından sonra nadirdir. 

Panik bozukluğu nasıl başlar?

Genel gerginlik ve sinirsel rahatsızlık duyguları ile yavaş yavaş ve sinsi bir biçimde başlayabilir ya da akut anksiyete (kaygı) ataklarının birden patlak vermesi ile kendini gösterebilir. İlk panik atağı çoğunlukla kendiliğinden ortaya çıkan bir ataktır. İlk belirtiler genelde aşırı bir korku ve ölecekmiş gibi olma duyumudur. Hastalar kalp krizi geçirdiklerini düşünürler. Bedenlerinde meydana gelen belirtilere “yanlış alarm” ve “abartılı yorum” eşliğinde yaklaşırlar. Bunun sonucu olarak;  hastalar kalp çarpıntılarının ve göğüslerinde duydukları ağrının enfarktüs sonucu ölmek üzere olduklarının birer belirtisi olduğuna inanırlar. Oysa panik atak öldürmez.

Devamı Salı günü…

YORUM EKLE