Denizlispor’un 7 kurucu üyesinden biri; Fuat Özen...

Denizlispor’un Kurucular Kurulu’nda yer alan 6 isimden biri olan Fuat Özen, DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’ne yeşil-siyahlı kulüple ilgili açıklamalarda bulundu. Denizlispor’un Kurucu Başkanı Dr. Samim Gök’ün yönetiminde yer alan ve kulübün ilk genel kaptanı olan Fuat Özen, Denizlispor’u kuran 7 isimden hayatta olan tek kişi olma özelliğini taşıyor. Şimdilerde 89 yaşında olan Özen, yaşamını Denizli’de sürdürüyor.

Denizlispor’un 7 kurucu üyesinden biri; Fuat Özen...

1966 yılına gelindiğinde futbol kulüplerinin sayısında büyük bir artış olmuş ve Denizli'de profesyonel liglerde mücadele edecek bir takıma çoktan ihtiyaç duyulmaya başlanmıştı bile… Yapılan çalışmalar neticesinde Denizlispor'un Kurucu Başkanlığına Dr. Samim Gök getirilirken, Kurucular Kurulu'nda ise Fuat Özen, Birol Önder, İlhami Süner, Şükrü Sarıoğlu, Atilla Sayıner ve Yakup Ünel yer aldı. Yeşil-siyahlıların temelini atan o ekipten bugün hayatta kalan tek isim olan Fuat Özen DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’ne konuştu ve Denizlispor için neler yaptıklarından bahsetti. Takımın Süper Lige çıkmasından dolayı oldukça mutlu olduğunu söyleyen Özen, Vefa’nın ise İstanbul’da bir semt adı olduğunu söylemeden geçemedi.

“BU KULÜBÜ DOĞURAN BİZİZ…”

Yeşil-siyahlıların maçlarını televizyondan takip ettiğini söyleyen Özen, “ Yakın zamanda sahaya hiç gitmedim. 4-5 yıl olmuştur. Hala heyecanlıyım. Anayı, babayı düşünün.. Bu kulübü doğuran biziz. Onun için sürekli takip ediyorum. Denizlispor bende evlat yerinde… Şimdiki yönetimin hiç birini tanımıyorum. Ne onlar beni aradı, nede ben onları. Hiç kimse bana ulaşmadı. Varlığımdan haberleri var mı bilmiyorum. Kırgınım. Maalesef vefasızlık hissettim. Son zamanlarda ne arayan ne soran oldu. Ne başkanı, ne yönetimi, nede teknik direktörü bilmiyorum. Zamanında gelirlerdi. Mesela Ersun Yanal elimizde yetişti” dedi.

“FUTBOLDAN ANLAMAN LAZIM”

Teknik Direktör Yücel İldiz’le devam edilmesi gerektiğini aktaran Özen, “Evvela başkanın parası var ama, iş sadece para ile bitmiyor. Başkan oldu oda sarmıştır bu işi ama futboldan anlaman lazım. Özellikle yönetimde futbolu bilen 2-3 kişi olması gerekiyor. Teknik Direktör Yücel İldiz’i tanımıyorum ama gördüğüm kadarıyla iyi bir teknik direktör. Devam etmekte yarar var. Adam takımı tanıyor sonuçta, alıştı da. Halkında takıma sahip çıkması lazım… Benimsemek gerekiyor. Bursa halkı elinin tersiyle takımını itiyor, bakın Bursa küme düşecek. Erzurum’da halk benimsedi ama deneyimsiz olduklarından düşecekler” dedi.

“MAYAMIZDA FUTBOL YOKTU”

Kuruluşun ilk yıllarında çok sıkıntılar çektiklerini açıklayan Özen, “ Transferler bile çok değişik şartlarda oluştu. İstanbul’da, İzmir’de ve Ankara’daki Denizlililere mektup yazdık ve futbolcu varsa bize ulaştırın dedik. Denizli’den diğer illere atanmışlara ulaştık. Çünkü yeni doğuyoruz, mayamızda futbol yok. Dışarıdan futbolcular getirdik. Altan Santepe ile İzmir’de görüştük. Oda futbolu yeni bırakmış ve Yeni Asır’da Spor Servisi Şefi idi. Bize 25 maddelik bir rapor sundu. Dedim ki hangileri elzemse onları yapalım, zaman içerisinde de diğer eksikleri kapatırız ve anlaşma sağladık. Halkada Denizlispor’u anlattık ama anlamadılar. Sinemalarda ücrete 25 kuruş zam yaptık, inanılmaz tepkiler geldi. Niye diye soruyorlardı. Kulübe yardım amaçlı, yarın buraya başka takımlar gelecek size faydası olacak dediysek de, yapamadık” dedi.

“ZORLUKLARI KADEME KADEME AŞTIK”

Kademe kademe zorlukları aştıklarını ifade eden Özen, “Dönemin Denizli Belediye Başkanı Mehmet Candoğan, 50 Bin Lira söz vermişti. Bizde transferleri yaparken, oldukça sıkıştık. Atilla Sayıner, Yakup Ünel, Dr.Samim Gök ve ben Candoğan’ın yanına gittik. Başkan ‘sözün var 50 Bin Lira’ futbolcular bekliyor dedik. Muhasebe müdürünü çağırdı, müdürde ben parayı veremem diyor. ‘Başbakanlığın emri var kulüplere yardım yapamazsın’ deyince Belediye Başkanı Mehmet Candoğan, ‘çare bulun’ dedi. Dedim bakın ben maliyeciyim. Siz mesuliyeti deruhte eder ve emir verirseniz, müdür parayı vermek zorunda. Sorumlu benim diye imza atacaksın. Bizde 4 kişi 12 bin 500 Lira kişi başı 4 senet verelim. Zimmet istediklerinde ver senetleri biz ödeyelim dedim. O dönemde böyle toplu bir para yok. Belki de kulübün tarihi orada değişti. Bugünün parasıyla 5 Milyon Lira, 66 yılında çok paraydı. Bir kulüp yaşatmak kolay değil” ifadelerini kullandı.

“ATİLLA’YA GÜVENDİM AMA…”

Denizlispor’un ilk genel kaptanı olan Fuat Özen, o günleri ise şöyle anlatıyor: “Denizli Valisi Nezih Okuş beni genel kaptan yapmak istiyordu. Kabul etmedim önce… Sonra Denizli Emniyet Müdürü Münir Daldal ile koluma girdiler ve Çınar’a doğru yürümeye başladık. Sonra Atilla Sayıner geldi yanımıza… Onun yemini vardı olmamak için. Ona güvenmiştim… Ona sordular, oda ‘Fuat varsa, bende varım’ deyince üzerime kaldı” dedi.

“DENİZLİSPOR İÇİN ŞANTAJ YAPTIM”

Özen Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak’ın Denizli ziyaretinde, neler yaptığını şu sözlerle özetledi:

“Federasyon Başkanı Orhan Şeref Apak, Denizli’ye geldi. Pamukkale’ye yemeğe gittik. Orada eski dönemlerden arkadaşım Necdet Çelik’te bizle birlikteydi. Federasyona bir şekilde girmiş, danışmanlardan biri olmuş. Federasyon Başkanı para durumumuzu sordu. 11 Bin Liramız olduğunu ve halktan da 500 Bin Lira bağış var dedim. İyi para olduğunu söyledi. Sahip çıkacaklar dedim. Sonra yemekte arkadaşım Necdet’i tehdit ettim, Denizlispor için şantaj yaptım. Teknik müşavirlikte yapıyor, Türkiye’ye başkanla birlikte geziyor. Şu an yaşıyor mu bilmiyorum. Dedim ki, ‘bak ben senin evveliyatını biliyorum. Federasyona geçmişini bildiririm…’ Denizli’den sonra Antalya’ya geçtiler. Orada karar alınmış 48 saat içerisinde bizi 2. Lige aldılar. Federasyonda lobimiz vardı, hocamız Altan’ında gazeteci oluşu hakem camiasını bilmesi bizi avantajlı kılıyordu. Ayrıca o dönemde Spor Toto Müdürü İhsan Biricik benim evladım gibiydi. Transferlerde bize yardımcı olurdu.

“STAT YIKILIRSA YAZIK OLUR AMA YENİ STAT ŞART”

Eski heyecanın son yıllarda olmadığını ifade eden Özen Atatürk Stadyumu ile ilgili, “ Sahanın durumunu tam bilmiyorum ama son zamanlarda biraz ilgi var. Önceden tribünler her maç dolar, takımı severlerdi. Hatta Denizli Stadyumu için zamanında bir talebimiz olmuştu. Dönemin Fen İşleri Müdürü Yakup Güner bu saha yerinde kalsın dedi. Bizde etrafı evlerle dolu, burası bizi kaldırmaz. 2. Lig’de oynayacağız. İlerleyen yıllarda 1. Lige çıkarsak yetmez desek de ‘Bu stadyum Denizli’yi kaldırır’ dedi. Etrafı evlerle doluydu ama olmadı. Şimdi yıkılacak işte. Yazık ederler ama şimdiki yere yeni stat olmaz. Genişlemesi lazım. Evleri istimlak ederlerse anca, oda çok zor” dedi.

“BENİ TANIRLAR MI BİLMİYORUM”

“Taraftarlardan beni bilen var mı bilmiyorum. Ama Denizlispor’u sahip çıksınlar diyen efsane, “Beni bilirler mi bilmiyorum. İçimden Denizlispor Stadyumu’na gitmek geliyor ama ben kimseyi tanımıyorum, belki de beni kimse tanımayacak. Birlikte olsunlar, darılmadan geçinsinler. Denizli halkının bu takıma ilgisini kesmemesi lazım… Denizli’nin menfaati çünkü bu... Ekonomik yönden bu takımın şehre katkısı büyük… Ama politik yaklaşımların takımdan uzakta olması gerekiyor. Herkes kendi çıkarları için konuşuyor. Denizlispor özerk bir kulüp olmalı, politikadan uzak herkesin takımı şeklinde durmalı. Denizlispor’umuza candan başarılar diliyorum”

Bazen maçta çocuklar ‘baba kalk bırak maçı gezmeye gidelim’ diyorlar, heyecandan kalbim duracak gibi oluyor. Şimdi bu yaşa geldim. Ayaklar çekmiyor yürüyemiyorum. Gözlerim görmez, önümü görecek kadar anca… Denizlispor’un maçlarını kaçırmıyorum…

***

Kurucu Yönetim Kurulu’ndan arkadaşımız rahmetli Yakup Ünel, “ Ben İnter’in renklerini seviyorum. Kulübün renkleri yeşil-siyah olsun’ dedi. Tamam dedik. Sonradan öğrendik ki İnter’in renkleri siyah-maviymiş. Sonra renkler böyle kaldı.

***

Ben memur olduğum için, ufak tefek gereçleri esnafa aldırırdım. Top olsun, forma olsun. Vergi kontrol memuru olduğum için benden çekinirlerdi. Dalaşmak istemezlerdi. Olmayacak şey değil getir, defteri desek ceza yazabilirdik. Ama o hallere düşmedik tatlılıkla hallettik…

***

Sonraki süreçte Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve beraberindeki heyetin Denizli’ye geldiğini anlatan Özen, Türkiye Futbol Federasyonu’nda teknik müşavirlik görevinde bulunan arkadaşı Necdet Çelik’i tehdit ettiğini ve Denizlispor’un 48 saat içinde 2. Lig’e alındığını söyledi.

***

Unutmadığı çok anısı olduğunu ifade eden Özen, “Ben kafile başkanı olduğumda diğer yöneticiler benle gelmek istemezdi. Çünkü hep cebimden yer, kulübe ödetmezdim. Futbolcular ayrı, onlar kulübe aitti” diyor…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER