SPORA DAİR HERŞEY

Bu hafta sporda olan güzel şeylerden bahsetmek istiyorum. Çünkü en fazla ihtiyacımız olan şey son dönemlerde sporun güzel yanları, ama gerek ulusal, gerekse yerel spor organizasyonlarında sporun güzel yanları konuşulmuyor. Güzel şeyler de olmuyor değil, ama geriye dönük güzel şeyleri konuşup yad etmekte kötü değildir diye düşünüyorum. Spordan kopmamız için, tribünlerden uzaklaşmamız için o kadar çok sebebimiz var ki, artık insanımıza da bir şey demek doğru olmaz. Patlayan bombalar, tribün olayları, kavgalar, hakemler sporun her alanında bunlar konuşuluyor.  Ateşi üfleyerek söndürmeye çalışmak bir yana iken, sürekli konuşan yöneticilerimiz, hal böyleyken hafta sonunda spor organizasyonlarını; sinemalara, büyük AVM’lere, tercih eden insanımıza nasıl kızalım ki ?

2008 yılında bir yazı okumuştum Nick Madaras’ın güzel bir hikayesinden söz ediliyordu. Madaras kim derseniz Irak'a savaşması için gönderilen Amerikalı bir asker. Herşeyden önce futbolu ve çocukları çok seven bir insan. Irak'a gittiğinde savaş ve çaresizlik yüzünden çocukların çektikleri sıkıntıyı görüyor, üzülüyor ve buna kayıtsız kalamıyor. Birşeyler yapmak istiyor. Kendi çabamla ne yapabilirim diye düşünürken çocukların bombalanan binaların arasında konserve kutuları ile futbol oynamaya çalıştığını görüyor. Nick hemen ailesine bir mektup yazıyor ve onlara şöyle diyor: "Burada gördüğüm şeyler beni derinden yaraladı. Anne ve babalarını kaybeden birçok çocuk burada kutular ve taşlarla top oynamaya çalışıyor. Lütfen etrafınızdaki herkese söyleyin ve buraya bulabildiğiniz kadar top gönderin lütfen." Ailesi bu mektup üzerine hemen harekete geçiyor ve insanları organize etmeye başlıyor. 10, 100, 1000 derken herkesin sağdan soldan bulduğu toplar Nick'in ailesinin deposunda birikmeye başlıyor.

Ancak Irak'tan çok üzücü bir haber geliyor. 3 Eylül 2006'da arkadaşlarıyla rutin devriyesine çıkan Nick Madaras düzenlenen bombalı saldırı sonucu hayatını kaybediyor. Madaras daha 19 yaşında hayata gözlerini yumuyor. Geçen 2 yıllık sürenin ardından onun isteğiyle toplanan 10 binden fazla top Irak'a gönderiliyor. Madaras ne yazıkki bu hayalinin gerçekleştiğini göremiyor ancak toplarına kavuşan ve artık kutu, taş yerine meşin yuvarlakla mahalle aralarında koşturmaya başlayan Iraklı çocukları gören kederli ailesi oğullarının Irak'ta boşu boşuna ölmediğini görmenin verdiği mutlulukla teselli buluyor.

Güzel günlerde, güzel şeylerden bahsetmek dileğiyle.

SAYGILARIMLA…

YORUM EKLE