SUÇATI/HÜSNİYE'DE ZAMAN...

Dalaman çayı deyince; Denizli’nin 2 büyük akarsuyundan biri gelir aklımıza. İlin güneyinden akan bu su daha sonra Muğla sınırına geçip başka yan kollarla güçlenerek Dalaman’a doğru akar gider. İki büyük koldan oluşan bu akarsuyun ilk kolu Acıpayam’ın doğusundaki Bedir Bey köyü yakınlarından, diğeri ise Çameli’nin Gürsu, Taşlıca ve Elmalı köyleri çevresindeki gözlerden çıkar.

Bu iki kolun ilki Gireniz vadisi boyunca aktığı için “Gireniz Çayı” diğeri ise doğduğu yerden alt kodlara doğru akarken içinden geçtiği Hüsniye köyünün adı ile “Hüsniye Çayı” olarak bilinir. (Hüsniye; Suçatı köyünün eski adıdır. Şimdiki Sandalcık ve Yolçatı köyleri de daha evvel Suçatı köyünün mahalleleridir. Sonra ayrılarak iki ayrı köy statüsü almışlardır. –Şimdi hepsi de mahalle olmuştur o ayrı bir konudur-)

Gireniz ve Hüsniye çayları şimdiki Sandalcık köyünün alt kısmında buluşarak (İki suyun buluştuğu yer   -çatak-kavşak- Su Çatı) Dalaman Çayı adını alır ve önce sakince akarken içine girdiği dar kısıkta hırçınlaşarak dağlar arasından denize doğru akar gider.

Buraya kadar olan klasik bir coğrafya bilgisi gibiydi. Yazıya konu hikayemize gelince; o daha başka bir durumdur.

Koca Değirmen’in çocuklarından ikisi ile olan tanışma ve çevreye dair görsellerin büyüsünde geçen zaman dilimini paylaşamaya çalışacağım sizlere.

Doğaçlama olarak gezerken yol bizi nereye götürürse oralara ulaşıyor ve hikâyeler derleyip hem televizyon, hem sosyal medya aracılığı ile kamuoyunun beğenisine sunuyoruz.

İşte bu çalışmalardan birinde Acıpayam bölgesine yönelmiştik. Taze bir güz sabahında ilçe merkezine yaklaşırken, sevgili büyüğüm İlhan Özcan’ı atlayıp geçmemek adına, selam vermek adına telefonla aradım. Sonrasında beraberce rotayı yenileyip yola koyulduk.

Yol bizi alıp Çameli’nin dağ köylerinden aşırıp Hüsniye çayının kenarına, şimdinin Suçatı köyüne getirdi. Mevsimin gereği ve sezonun kuraklığı nedeniyle çok cılız akmakta olan Hüsniye Çay’ı kenarında bir süre oyalandık çevreyi seyrettik. Sonra köy içinden çayın karşısına geçerek bizi bekleyen ev sahipleriyle tanıştık. Suçatı köyünde çayın kenarındaki Koca Değirmenin çocuklarından ikisi olan Mustafa Kemal ve Ali Osman Konakçı kardeşlerle beraberdik artık.

Hüsniye çayının akarken çıkardığı hafif sese nazire yapar gibi değirmenin savak suyunun şırıltısı ve ortamın güz renkleriyle pastele boyanmış hali bizi alıp masal diyarına taşıyordu. Çayın hırçın aktığı, taşıp çevreye zarar verdiği zamanlardan, köprüleri alıp götürüşüne, babasız kalan köy çocuklarının yaşam mücadelesi ve onları okutup topluma yararlı insanlar olsun diye çırpınan değirmenci ananın yaşam mücadelesine, bir hikayeden diğerine girip çıkıyorduk. Tabii ki su gibi zamanda bizimle birlikte akıp gidiyordu.

İki kardeşin vefa örneği olarak anaları adına Koca Değirmen’i mini etnografya müzesi haline getirme çabaları, bunun için Yurtdışından emekli olup tekrar ana-baba ocağına dönen öğretmenin anlatımlarına, yazı ve şiirleriyle yaşadıklarını ölümsüzleştirmeye çalışan Ali Osman Öğretmen’in anılarını dinleyerek zamanı değerlendiriyorduk.

Günün sonuna doğru zaman gibi durmadan akıp giden Hüsniye çayı kenarından yavaşça yola koyulup alt rakımlardaki güzelliklere tanık oluyorduk.  İki çayı Sandalcık taraflarında buluşturup Kısık köprüsü altından dağlar arasına sıkıştırıp denize doğru uğurluyorduk. 

Bir başka yol hikayesinde yolun götürdüğü yerlere ulaşmak dileğiyle…  

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ziya yatgın
Ziya yatgın - 1 ay Önce

Köyceğizde yaşıyorum fakat köyümü cok severim

Mustafa YATGIN - Emekli imam
Mustafa YATGIN - Emekli imam - 1 ay Önce

Değerli çalışmalarınız için tebrik ve teşekkürlerimi bildirir, başarılar diliyorum. Az öz olmuş ama güzel olmuş. Saygılar

Mehmet Kaya
Mehmet Kaya - 1 ay Önce

Teşekkürler Zeki Akakça

Hayriye Sarıkaya
Hayriye Sarıkaya - 4 hafta Önce

Çok güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık... Fakat tadı damağımda kaldı Suçatılı biri olarak daha çok şey var anlatılacak.

Osman Konakçı
Osman Konakçı - 1 ay Önce

Güzel ülkemizin unutulan değerlerini gün ışığına çıkaran;seyyah,yazar,fotoğraf üstadı,Zeki kardeşime yorumları ve emekleri için teşekkür ediyorum...

Inci Şolpan
Inci Şolpan - 1 ay Önce

Dalaman çayı boyunca tanıttığınız yol hikayeniz anlatımınız ve fotoğraflarınızla değer oluşturmuş. Emeklerinize sağlık Sn. Zeki Akakça!

İlhan Özcan
İlhan Özcan - 3 hafta Önce

Yaşadığımız bölgelerin doğa ve insani değerlerini gün yüzüne çıkarıp ölümsüz kılan sevgili Zeki kardeşim emeklerin için teşekkür ederim.