SÜTSÜZ KALSİYUM

Yürek dayanmıyor sevgili okur.

Biz başkasının derdiyle dertlenmeyi biliriz hatta iyi biliriz ama son zamanlarda yaşanılan olaylar beni başkasının derdiyle kahredecek seviyeye geldi.

Ulusumuz yaratıcıdır, pratiktir ama zor zamanların içinde olduğumuz artık herkesin hissettiği bir gerçek. İnsanların bu hayat pahalılığıyla mücadelelerini görüyor, ekonomik olmaya çalışmalarını, alternatif ürünlere yönelmelerini, lükslerinden kısmalarını hatta ihtiyaçlarından nasıl feragat ettiklerine çok yakından şahitlik ediyorum.

Geçtiğimiz günlerde gördüğüm bir video beni çok etkiledi, alternatif tüketim ürünlerine yönelen vatandaşlar kendilerini aşmışlar. İzlediğim videoda bir hanımefendi sütten 25 kat fazla kalsiyumu dut yaprağından bedavaya nasıl ürettiğini anlatıyor. Bu trajik video beni gerçekten darmadağın etti. Bir sosyal medya paylaşımı için hiç bu kadar uzun düşünmemiştim.

Sizce bu kadın neden sütten 25 kat fazla kalsiyumu bedavaya almanın yolunu bulmuş?

Süt sevmediği için mi? Ne yazık ki değil…

Biz ülke olarak çok büyük zorluklar görmüş olabiliriz, daha çok da görürüz ama bu zorluklarla burun buruna gelmemizin sebebi bazı makam ve mevkii sahiplerinin sorumsuzlukları ve vurdumduymazlıkları olunca insan görmezden gelemiyor.

Bu konulara biraz uzaktan bakarsak ülkedeki alım gücünün nereden nereye geldiğini çok daha iyi gözlemleyebiliriz. Meşhur profesyonel vücut geliştirmeci antrenörü Sevgili Barış Okan Belovacıklı’nın bir videosunda takipçisinden bir soru geliyor bir genç kardeşimiz: “Türkiye'de dar gelirliler için spor yapmak çok zorlaştı. Tavuk fiyatları çok yükseldi. Alternatif olarak protein ihtiyacımızı sakatatlardan karşılasak olur mu? Sorusunu yöneltiyor.

Barış Okan Belovacıklı ise “Ne diyeyim ya gerçekten kötü, üzücü bir soru. Şu soruyu sorduranların iki dünyada da yakası bir araya gelmesin. Bu çok kötü bir soru. Eskiden tavuk o kadar ucuz bir proteindi ki. Gencecik çocuğun spor yapmak için yemek zorunda kaldığı şeylere bak yani. Yani eskiden hayvanlara attığımız şeyleri şimdiki gençler bunları yesek de olur mu diye soruyor. Bu soruyu sorduranların Allah belasını versin” şeklinde yanıtlıyor. Sevgili okur ben çok saygı duyduğum Barış’ı tamamen desteklerken bu anekdotu yorumsuz bırakıyorum.

Biz bu hale gelmeyi hak etmedik sevgili okur. Evet, tüm dünyada bir sürü kriz birbirini kovalıyor ama temel ihtiyaç malzemelerini alamayacak kadar durum zorlaştıysa bir anne evladına süt içiremeyip dut yaprağından kalsiyum aldırmaya çalışıyorsa, bir genç tavuk alamayıp sakatatını yemek zorunda kalıyorsa… Vay halimize.

YORUM EKLE