TANRI’NIN DÜKKANI

Masal Terapi -Judith Malika Liberman-kitabında

“Tanrı’nın dükkanı” diye bir hikaye vardır… Bilmeyenler için alıntılıyorum:

Pazardan dönen bir adam yolunun üzerinde daha önce hiç görmediği bir dükkan görmüş; tabelasında “Tanrı’nın Dükkanı” yazıyormuş dükkanın önünde durup düşünmüş Tanrı’nın dükkanı mı? Bu nasıl bir dükkan olabilir? Ne sattığını bile yazmıyor... Ne tuhaf isim...

Yoldan geçen birini durdurup sormuş; bu dükkanı biliyor musun?

Nasıl bir yer?

Kardeşim, çok basit. Tabelayı oku; burası Tanrı’nın dükkanı.

Herkes bu dükkana girip canın ne istiyorsa onu söyler ve Tanrı da onu istediklerini bağışlar.

Bu kadar kolay mı?

İstediğin her şeyi alabilir misin? Yoldan geçen adam onu silkmiş.

İçeri gir göreceksin. Adam ilk önce tereddüt etmiş ama denemeye karar vermiş. Cam kapıyı ittirince küçük bir zil şıngırdamış. Dükkan küçük ve boşmuş. Arka taraftan gelen ayak seslerini duymuş ve melodi bir ses yankılanmış.

Geliyoooruuuum!

Ve işte orada, kasanın arkasında duruyormuş:

Tanrı!

Adam çekilmiş; ziyaretinin açgözlü sebebinden neredeyse utanmış.

“Eğer duyduklarım doğruysa, ne istersem alabilir miyim?” diye sormuş.

“Elbette” demiş Tanrı.

“Sadece bana kalbinden geçeni söyle”

Şeeey diye söze başlamış adam, kendim arkadaşlarım ve ailem için mutluluk, sevgi, para, akıl...

Ama listesini uzatmaya fırsat kalmadan Tanrı’nın sevecen ama hafif alaycı gülümsemesi onu durdurmuş.

Tanrı ona homurdanır gibi bir sesle şöyle demiş: Herhalde sana yanlış anlattılar.

“Bu dükkanda meyve bulunmaz, ben sadece TOHUMLARI veririm...”

                               ****

İşte böyle dostlar, hayatınıza hangi tohumları ekiyorsunuz?

Hangi tohumları ekmek; büyütmek, filizlendirmek istiyorsunuz?

Yaşamımız aslında sınırsız potansiyele sahip birer bahçe...

Sevgi ve özenle baktığımız tohumlarımızla şifalanıyoruz...

Bahçemize sabır, sevgi, bağışlama, huzur, sükunet,

uyum, yaşama sevinci, yardımlaşma, fedakarlık,

paylaşma gibi güzellikler ekersek bizi bulacak hayatımızda olanlar da onlar olacak.

Ama kin, nefret, haset, kıskançlık, kızgınlık, bencillik ekersek sadece onları büyütüp çevremize onları saçarız ve masamızda tabağımıza yemek olarak da o tohumların meyveleri gelir.

***

Şifalı otlar yetişen bahçeniz olsun gönlünüz…

Robert Louis Stevenson’ın dediği gibi: Günlerini biçtiğin hasatla değil, ektiğin tohumla yargıla!

YORUM EKLE