TELEVİZYON YARIŞMACILARININ %58'İ ANKARA'NIN BAŞKENT OLDUĞUNU BİLMİYOR

Tam bir kültürel çölleşmedir yaşanan. Salt sınıf geçme, derslerde başarı odaklı eğitimin geleceği yer burasıdır. Mesleğimden başka hiçbir şey bilmem, bilmek istemiyorum diyenden korkulur. Kaypaktır nereye kayacağı, nereye kapaklanacağı belli olmaz.

İnsanın insanlaşabilmesi, bir bütün olabilmesi için sanata ve kültüre zaman ayırması gerekiyor. Kültürlü ve bilgili insan hangi meslekte olursa olsun, işini daha iyi yapar. Herhangi bir işin başında olduğu zaman insan o işin gereklerini nasıl yapacağını bilir. Görüşmelerde, yazılı işlemlerde, plan ve programda hiç zorlanmaz. İşin kolayına kaçmadan, kopya çekmeden, yap yapıştır yöntemine gitmeden kendi bilgisinin doğrultusunda bağımsız yürüyüşünü sürdürür. Bilimsel bilginin ışığında kendi aklını, mantığını kullanır ve vicdanının sesine kulak verir. İnsan, insan olduğundan duygulu bir varlıktır; duygularını böylelikle olumlu yönde geliştirir.

Bilgisiz insan tamtakır, bir boşluk içinde görür kendini. Boşlukta kendine bir yol aramaya kalkar. Bildikleri de tesadüflere dayanır. Çevremizde ben şiir okumam, roman okumam, öykü okumam diyen insanlar çok. Hatta bunlardan ne kazanıyorsunuz diyenler de çıkıyor. Dangıl dungul insanlar televizyonda yarışma cesaretini gösterebiliyor. Verdikleri yanıtları duyunca acı acı gülümsüyorsunuz. Kültürlü olmanın güzelliğinden, sanat sevgisinin varlığından payına bir şey düşmemiş bu insanların. Böyle insanlarla karşılaşınca konuşurken de, iş yaparken de, söyleşirken de keyif almıyorsunuz.

***

80 öncesi kuşak farklı ve bilgili bir kuşaktı. Onlarda hem bilimsel öngörü, hem de sanatsal zenginlik at başı gidiyordu. Örneğin Sinan Cemgil yedi dil bilen bir kültür dehasıydı. Arkadaşlarına İlahî Komedya'dan İtalyanca bölümler okuyacak kadar derinlikliydi. Türk ve dünya edebiyatını yutmuşlardı. Yalnız derslerde değil, her konuda en öndeydiler. Halk onları dinlerken mest olur, bu çocuklar okumuş, onlara bir şey denmez diyerek, saygısını eksik etmezdi. Hele üniversitede okuyan gençler okuldan tatile döndüklerinde kahvehanelerde pür dikkat dinlenirdi. O kültür deryası ağabeylerden çok şey öğrendik. Burjuvazi o bilinci ve öncü kuşağı kırıp geçirdi. O güzel ve yakışıklı gençler yaşasaydı, demokratik ve bağımsız bir Türkiye atmosferinde yaşayabilirdik şimdi. O şekilde düşünen gençler şimdide var ama azlar; az da olsalar onlar doğru bir çizgide yürüyor.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bayram  Ayko
Bayram Ayko - 6 ay Önce

Kalemine, yüreğine sağlık. Nerdeeeen nereye her alanda olduğu gibi eğitim ve kültür alanında da aynı

Mahmut Sarıca
Mahmut Sarıca - 6 ay Önce

Evet hocam bu yazında acı gerçeklere yer vermişsin malesef içler acısı halimiz teşekkürler emeğine sağlık.