Terapi Odalarının Dili Olsa- 1

Terapi odaları her biri bir diğerinden kıymetli hazineninmücevherleri gibidir. Başlarda son derece sıradan günlük akış gibideğerlendirdiğim şeyler bir süre sonra kıymetli birer hazineye, birer verikaynağına dönüşebiliyorlar.


Tıbbiyede muayene hasta ile ilk görüştüğünüz andan itibarenbaşlar. İnspeksiyon dediğimiz gözlem aşamasından başlayıp teşhise kadar gidenuzun yol için kimi zaman en önemli aşamayı bu ilk görüşme oluşturur.Terapilerde de benzer şekilde danışanın bizlerle tanışmasından, iletişim kurmabiçiminden terapiyi sonlandırıp da yolcu ettiğimiz ana kadar her bir an veyaşanılanlar kıymetli birer veri kaynağıdırlar. Bu veri kaynağından azamiölçülerde faydalanabilmek adına randevu saatlerini belirlemek ve ilk konuşmayıyapmayı da bir prensip olarak kendim üstlenmiş bulunmaktayım. İlk görüşme herzaman eşsiz veri kaynağı olma özelliğini korumuş ve süreci kolaylaştırıcı rolüstlenmiştir benim için.


Henüz seansa başladığımız andan itibaren hatta ilktanışmamızdaki tokalaşmadan ( ya da tokalaşmamadan) başlayıp “şimdi sizi dahaiyi tanımak adına sorular soracağım oradan başlayabiliriz” şeklindeki ilkgörüşme cümleme kadar her an, eksperin önündeki değerlendirmeyi bekleyenmücevherler gibidirler…


Terapi odası öylesine mümbittir ki dıştan baktığınızda olanda işe yarar olmayan da.  “Ben ilk kezbir terapiye geliyorum ve ne söyleyeceğimi bilemiyorum… Aslında buraya gelmedenönce neler konuşacağımı zihnimden bir provasını yapmıştım ama şu koltuğaoturduğum anda sanki hepsi zihnimden silindi gitti…. Aslında ben sizesöyleyeceklerimi gelmeden önce not alsam da burada tıkanmasam…” hangi söylemidikkate alırsanız alın her biri bir diğerinden kıymetli bu cümleler sizi terapiboyunca etkilemeye devam edecektir.


Muayenehanem nispeten basık girişli, 1980 yapımı 110metrekare büyüklüğünde, evden dönüşümlü bir daire. Her ne kadar küçük çaplı birtadilat yaptırmış olsam da benim için yeterli gelmiyor. O küçük düzenlemeleriçin danışanlarımdan birçok görüş ileri sürenler oldu; “Ne kadar güzel küçükkutu gibi… Niçin kahverengi kullandınız psikolojik bir anlamı var mı?”,“Doktorum sana şöyle daha modern bir yer yakışır…” 


Geçenlerde OKB (Takıntı Zorlantı Bozukluğu) öntanılı bir danışanımla terapideyiz. Bendüşünce davranış füzyonu üzerine, seansa getirdiği bir konuya ilişkinkonuşuyorum. Durdu, etrafa kısa bir bakış attı ve sonra “önünüzdeki duvar niçinkahverengi” diye sordu. Konumuzla hiç alakası olmayan bu soru, anamnezdegündeme gelmemiş bir konuya dikkatimi yönlendirmeme yardımcı oldu. “Başkacageçirilmiş bir psikolojik sorunun var mı?” sorusunu her danışanıma olduğu gibibu danışanıma da sormuştum ama aldığım cevap hayır şeklindeydi.  Danışanımın böyle bir soru ile adeta terapiyibölercesine bir yaklaşım sergilemesi, şimdi ve burada mantığı içinde elealındığında kıymetli bir veri olarak terapi seansımıza katkıda bulunmuştu.Böylece geçirilmiş bir dikkat eksikliği hiperaktivite(DEHB) sorununu yakalamışolduk. Dikkatle takip edildiğinde her bir söz bir veriye dönüşebiliyor.


Danışanlarımın oturduğu koltuğun hemen yanındaki sehpanınüzerinde önemli işlevler gören kağıt mendil kutusu vardır. Kendisi her ne kadartüm bu olanlardan bîhaber de olsa o mendil kutusu üzerinden ne yorumlaralıyorum bilemezsiniz. Geçenlerde bir danışanım gerçekten dramatik ve travmatikyaşam deneyimlerinden söz ederken; “neyse uzanıp durmayayım ben en iyisi bunuönüme alayım diyerek peş peşe kutudaki mendilleri kullanmaya başlayınca, “isterseniz daha fazla devam etmeyin çünkü hesaplarıma göre şu an itibariyle birkoli mendil borçlandınız bana” deyiverdim o ana kadar kendini olduğu kadar benide kasvetli bir ruh halinin içine çeken danışanımın yüzündeki tebessümügörmenizi isterdim. 


O tablo karşısında ben de fırsatı kaçırmak istemedim, devamettim konuşmaya; “hiç tebessüm ettiğinizde yüzünüzdeki görüntüyü görebilmeimkânınız oldu mu?


“Zannetmiyorum. Gerçiçevremdekiler gülünce gamzelerimin çıkıp yüzümü güzelleştirdiğini söylerlerdiama, uzun zamandır gülmeyi unuttuğum için gülünce yüzümün ne hale geldiğindende artık haberdar değilim…” 


“Peki, öyleyse ben size söyleyeyim. Gerçekten gülünceortaya çıkan gamzeleriniz yüzünüzün bütün güzelliğini ortaya koyuyor. Ve enazından bana şunu söyletiyor; sizin layık olduğunuz işte bu. O size buayrıcalığı verdiyse bu güzelliği yaşamak ta hakkınız olmalı…”
YORUM EKLE