TRAFİK VE YANILGILARIMIZ

Sene sonu yaklaştı ya, yılbaşında uygulanacak trafik cezalarını belirleme zamanı geldi sayılır.

Trafik kazaları dur durak bilmiyor (ne zaman bildi ki?) o zaman cezaları artıralım hemen! Cezaları artırdığımızda kazalar derhal azalacak ve saat başı trafik ölümleri hemen son bulacak(!)

Galiba bu durumun açıklaması "safdillik" olarak ifade ediliyor.

Bakınız size bir trafik uygulamamızı açıklayayım:

Batı ülkeleri dediğimiz "medeni" yani hukuk devleti kurallarını uygulayan ülkelerde bizim insanımızın da hayran kaldığı bir trafik kuralı işleyişi var ki Amerika'ya, Almanya'ya veya İngiltere'ye, yahut japonya'ya gidenler sitayişle bahsederler: Yaya geçidine gelindiğinde -araba yoluna daha adımını atmadan dahi sağdan ve soldan gelen otomobiller, otobüsler, motosikletler ve tüm diğer vasıtalar hemen fren yapıp dururlar, yaya veya yayalar da rahatça yolun karşı tarafına geçerler.

Evet, bu uygulamaya bayılırız, çok hoşumuza gider, çok beğeniriz.

Zannederiz ki adamlar bir kural belirler ve onu da yasalarına yazarlar ve herkes uslu uslu o kuralları da kendiliğinden uygular.

***

Öyle zannettiğimiz için de biz de trafik yasamıza yazarız ve devlet olarak hiç mi hiç bu kurala bizde uyulup uyulmadığına aldırış etmeyiz. Yaya geçidinde yayaların geçiş üstünlüğü olduğunu tümden (trafik polisi de dahil) unuturuz veya -daha çirkini- unuttururuz.

Bu arada bu kuralı ihlal edenlere verilecek cezaları her yıl biraz daha yükseltiriz. Trafik polisi bu kuralı ihlalden dolayı ceza yazmaya yeltenecek olursa vay o polisin başına geleceklere!

Bu, bizde hiç denecek kadar uygulanmayan kural ülkemiz adına bir kara leke!

Bu kadar o malum kuraldan bahsettiğime göre onun maddesini ve cezasını da yazalım: Madde 74 ve içinde bulunduğumuz 2018 yılında geçerli olan para cezası ise 235 TL. Bu ceza kırmızı ışık ihlalinde uygulanan ceza ile aynı.

Üstelik -uygulamasının nasıl olduğunu polisin de pek anlayamadığı "ceza puanı" durumu var ki evlere şenlik! 100 ceza puanı aldığınızda sürücü belgenizi alıyorlar. Yaya geçitinde yol vermediğiniz takdirde 20 ceza puanı almanız gerekir.

Hele bir düşünün, bir saat içinde bile ehliyet kanatlanıp gidebilir.

***

Bu kuralın tanımı: "Yaya geçitlerinde yayaların geçiş üstünlüğü vardır." O kadar. Bu ifadeyi herkes anlar. gel gör ki yasaya öyle bir şekilde yazılmış ki -zannederim- polis bile pek anlayamıyor: "Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken bütün sürücüler, araçlarını yavaşlatmak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunan kişilere ve öğrencilere ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar"

Buyurun buradan yakın!

Devletin işlememesi için elinden geleni yapan kim? Şu "saf ve aptal" vatandaş mı?

Devlet trafik denetlemesi yapmıyor mu? Kestiği para cezalarını size gösterecek olursa küçük dilinizi yutarsınız. Nasıl mı?

Çanakkale'nin şu beyaz peyniri ile meşhur ilçesi var ya, yani Ezine, onun girişindeki yollar otoban gibi dümdüz ve oralarda kaza tehlikesi de çok az. Oraya koyduğunuz bir kamerayla klimalı odanızda oturup hız kontrolu yapabilirsiniz. Günde en azından 1000 araca, üşenmezseniz 10 000 araca "aşırı hız" cezası da kesebilirsiniz.

***

Bunun adı trafik denetimi oluyor ve en ucuzu 235 TL olan cezalar devlet kasasına doluyor.

Bu, "tuzak" gibi bir şey değil de ne? Aşırı hız kullanımı önlendi mi? Hayır! Cezaların eğitici-öğretici görevi yerine geldi mi? Hayır!

Devlet, kızgın ve küskün vatandaş sayısını artırdı mı? Evet!

Bu tür uygulamalarla her gün ve her şeye rağmen artan trafiğimizi dizginleyebilir mi? Bence, hayır.

Şu anda uygulanan trafik ihlallerindeki en küçük para cezası 108TL, yılbaşından itibaren 235TL olacak. Araç kullanırken cep telefonu kullanma, aracın penceresinden yola çöp atma, mahalle arasında dahi sağa veya sola dönüşlerde sinyal göstermeme, arkada otururken dahi emniyet kemeri takmamaya verilen cezalar bunlar.

Şimdi bu cezalar 1 Ocakta 235 lira oldu diye araç camından çöp, izmarit, bira kutusu, plastik poşet gibi fazlalıklar atılmayacak mı? Emniyet kemerleri bağlanacak mı? Cep telefonuyla konuşulmayacak mı?

Hadi canım sende!

YORUM EKLE