UMARIM

Gün geçtikçe yitirdiğimiz ne çok şey olmaya başladı.

***

Yavaş yavaş başlayan bu kaybediş sanırım son zamanlarda oldukça hızlandı. En azından ben öyle hissediyorum.

***

Kaldırımda yürürken fark ediyorum, gülümsemeler kalmamış yüzlerde.

***

Bir çay ocağında otururken etrafı izliyorum; yürüyüşler yavaşlamış, ayaklar yerden kalkmıyor, yaşama sevincini kaybetmiş insan.

***

Trafikteyim, arabayla A noktasından B noktasına gidiyorum, kırmızı ışıktan sarı ışığa geçmeden bir korna sesi yükseliyor; sabrı kalmamış ademin.

***

Misafirlikteyim, lise öğrencisi bir gencin üniversiteyi de okuduktan sonra aylarca belki yıllarca gece gündüz demeden bir ton sınav için en güzel yıllarını feda edeceğini anlatırken sesinin titrediğini fark ediyorum; içim cız ediyor, anlıyorum ki sesimizi bile yitirmişiz, öylece kalmışız sessiz.

***

Yitirdiğimiz hayallerimiz var elbette. Hayaldir, gerçek olma ihtimali olmayabilir de ama gerçekleşme ihtimali olan hayallerimiz bile öyle uzaklaşmış ki ipin neresinden tutsak yakalayamayacakmışız gibi, eh vaktiyle ipi de yitiririz; elimizde ne kaldı zaten doğru dürüst.

***

Usul usul yitirdiklerimizin gelecek nesillere freni boşalmış kamyon gibi körkütük gitmesi insanın canını yakıyor.

***

Umarım daha yaşanılabilir bir Türkiye, dünya, yaşam bırakırız. Umarım.

YORUM EKLE