ÜNİVERSİTELER VE TOPLUM

Benim bildiğim üniversiteler toplumun gereksindiği en donanımlı insanları yetiştirir. Gel gör ki iş öyle değil. Biraz konuştuğunuzda bu genç insanlar, ne yapacaklarını bilememenin şaşkınlığını üzerlerinde taşımaktadır. Heyecanla ve coşkuyla üniversiteye başlayan bu gençlerin çoğu normal süreden daha çok okumaktadır. Heyecan okul yıllarında azalmakta, hatta hiç kalmamaktadır. Bu uzayan yıllar hem kendilerini, hem de ailelerini sıkıntıya sokuyor.

Bunda toplumun ihtiyacından çok üniversitenin olmasının da payı vardır. 2019 verilerine göre devlet, vakıf ve özel olmak üzere üniversite sayısı 206’dır. Bu kadar çok üniversiteye yeterli sayıda öğretim görevlisi bile bulmak zordur. Neredeyse köylere kadar üniversite açılacak. Donanımsız, tanınmamış, kültürel alt yapısı olmayan yerlere açılan üniversitelerin çok yararlı olacağını düşünemiyorum. Belki bu durumdan birkaç lokantacı, kahvehane işletmecisi ve emlakçılar yararlanabilir.

Üniversitelerin evrensel düzeyde gelişmiş olan büyük kentlerde açılması, bireysel ve toplumsal gelişim açısından son derece önemlidir. Öğrencinin her şeyden önce büyük kent havasını ve büyük kent kültürünü soluması lâzım. Büyük kentlerde öğrencilerin gelişimi için uygun ortamlar vardır. Buralar öğrencilerin rahat edebileceği, kültürünü geliştirebileceği yerler olarak uygun ortamı sağlar. Gelişmiş kent ortamı yeniliğe açıktır, her çeşit düşünce konuşulabilir, değerlendirilebilir, uygar tartışma ortamı doğar. Bilimsel ve kültürel alanda kendisini geliştirebilecek her şeyi bu kentlerde bulabilir.

Gelişmiş kent özelliği kazanmamış, âdeta büyük köy havasını koruyan yerleşim yerlerinde, üniversiteliyi besleyecek kültürel yapı olmadığından, boğucu bir hava ister istemez ortaya çıkmaktadır. Üniversitelerin olduğu yerler gençlerin ileri, demokratik, lâik, bilimsel ve kültürel çabalarına destek olacak olanakları sağlamaktadır. Yeterli yayın, kütüphane ve kültürel canlılık yoksa doğa, toplum, insan ve çevre konuları anlaşılmazlığa bürünür. Hiçbir şekilde toplum bu genç insanların kültürel çalışmalarından, ileriye dönük denemelerinden rahatsız olmamalıdır. Tam tersine destek olunmalı, çalışmalarının iyi sonuçlar vermesine katkı sağlayacak hoşgörü ortamı gelişmelidir. Dünyanın her yerinde gençler, bu zorluklarla savaşa savaşa yenilikleri topluma kabul ettirebilmişlerdir.

***

Üniversitelilerin kültürel sorunlarının yanında ekonomik sorunları da vardır. Ailelerinden yeterli destek gelmediğinden çoğu çalışarak okul harçlığını çıkartmaktadır. Barınma sorunları vardır, ailelerinin gelirlerine göre pahalı apartlarda kalmaktadırlar. Yeterli kredilerle ve uygun desteklerle bu sorunlara çözüm getirilirse, okul yaşamı daha rahat ve keyifli hâle gelebilir. Gençlerin bu sorunlarıyla ilgili olanlar, yetkililer daha duyarlı olabilir, günün koşullarına uygun maddî olanaklar sağlanabilir. O zaman daha donanımlı, daha yeterli, gelecekten umutlu, belirsizlikten kurtulmuş, insanların güveni çoğalmış olur.

Yeterli donanımdan yoksun üniversitelerde, nitelikli insan yetiştirmek mümkün olabilir mi? İnsanların yaşama hazırlanmasında nitelik çok önemlidir. Üniversiteyi bitiren her öğrenciye önce hangi üniversiteyi bitirdin? Diye soruyorlar. Gelişmiş ve donanımlı üniversiteyi bitirenlerin iş bulma olanağı daha fazla. Üniversiteyi bitiren gençlere ne halin varsa gör, denmemeli.

Üniversiteyi bitiren öğrenciler nerelerde çalışacak, ne kadarının iş bulma olanağı var? Bu öğrencilerin ne kadarı öğrenimlerine uygun iş bulabilecek? Biraz kafa yorduğumuz zaman bunlar gerçekten can sıkıcı sorular. İş olanakları sağlayamadığımız gençlerin nasıl zorluklarla karşılaştıklarını, neredeyse her şeyi anlamsız bulduklarının farkında mıyız? Bu tür zorluklarla, sıkıntılarla, çıkmazlarla karşılaşan gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesi, mutlu olması olanaksızdır. Her şeye karşın bunları aşabilen öğrenciler yok değil, var ama yeterli değil.

Eskiden üniversite yerleşkeleri çok canlı ortamlardı. Gençler çok okurlar, dünyayı, toplumu, insanı, doğayı değerlendirirler; verimli çalışma ortamları oluşurdu. Toplumun en dinamik, en genç, en umutlu kesimleri olduklarından onların konuşmaları, tartışmaları güven verirdi. Toplum bunlar okumuş insanlar, dinlemek lâzım derdi. Bir üniversiteli konuşurken, herkes onun ağzının içine bakardı. Bu aydınlanmış, aydınlatacak olan insanlardan toplum her zaman yararlanmıştır. Okul harçlığını çıkartmak için çalışmak zorunda kalan bu insanlardan kültürel canlılık beklemek, olmayacak bir şey. Önce onların yaşama koşullarını iyileştirmeli, düzeltmeliyiz.

Üniversite gençliğinin barınma, beslenme, kültürel gereksinimlerinin karşılanması, hoşgörü ortamının sağlanması... gibi dertlerini kendi derdimiz gibi görürsek, toplumsal bir ilerleme sağlanabilir. Okulu bitirir mi, bitirmez mi, ne yaparsa yapsın dersek geleceğimiz olan bu insanların sorunlarına sırt çevirmiş oluruz.

İstatistikler üniversiteyi bitiren genç işsizlerin oranının çok yükseldiğini söylüyor. Üniversiteli işsiz sayısının bir milyonlara dayandığı söyleniyor, yazılıp çiziliyor. Üniversiteli işsizlerin oranının yükselmesi hepimizi kara kara düşündürmeli. Üniversite gençliğinin ve üniversite bitirmiş gençliğin sorunları, bu sorunlara çözüm aranması hepimizin ortak bir sorunu olarak önümüzde durmaktadır. Üniversite gençliği toplumun en dinamik, en hareketli kesimidir; vücudun herhangi bir organı ağrıdığında vücudun bütünü nasıl etkileniyorsa, gençliğin sorunları da düşünen ve sorumlu herkesi rahatsız etmelidir. Benim üniversiteli yanım çok ağrıyor, sizin hiç ağrımıyor mu?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatih binbay
Fatih binbay - 3 ay Önce

Bir yerde okumuştum, bu kadar cehalet ancak eğimle olur. Cahillikten beslenecekse, eğitimi bozacaklar. Selam ve sevgilerimle

Naziye kaplan
Naziye kaplan - 3 ay Önce

Günümüzün sorunun dile getirdiğiniz için çok teşekur ederim bir atanması olamayan öyretmen annesi alarak sonsuz teşekur ederim güregizize kaleminize saglık

Ahmet SARIASLAN
Ahmet SARIASLAN - 3 ay Önce

Yazının sonu çok güzel bitmiş.
Sadece üniversite değil, eğitim yanımız acınası hâlde. Ağrımak ne demek, felç olmuş durumda! Çözüm için köktenci bir değişime gereksinim var.
Yüreğine sağlık Mehmet Hocam.

Hüsniye Karadağ
Hüsniye Karadağ - 3 ay Önce

Yüreğinize, ellerinize sağlık.

Metin Aydınsoy
Metin Aydınsoy - 3 ay Önce

Cehaleti baskın yaşam biçimi yapmak için önce Üniversiteleri "halletmek" gerek. ...... Önemli bir başarı da sağlanmış durumda....Maalesef.

Yusuf Tonka
Yusuf Tonka - 3 ay Önce

Malesef üniversite sayısı yüksek olmasına karşın bunların hiçbir etkisinin olmaması çok vahim ve üzücü...Başarı sıralamasında çok gerilerde olmamız bunun kanıtı...Dünya sıralamasında ilk 100 içinde kaç üniversitesitemiz varki?

banner187

banner186