ÜNİVERSİTELERİMİZ VE GEÇMİŞİ

1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda 624 yıl ayakta kalmış Osmanlı İmparatorluğu da son bulmuştu. Osmanlı padişahlarının bir kısmı Türkleri sevmez ve kendilerini de Türk olarak görmezi. Osmanlı politikası halkını “Osmanlı” olarak kabul ederdi. Türkü, Ermenisi, Rumu, Bulgarı, Sırpı, Romeni, Macarı, Kürdü, Arabı vs. hepsi Osmanlı idi.

Padişahlar 1517 tarihinden itibaren hilafetin kaldırıldığı 1924 yılına kadar da aynı zamanda Halife olarak görev yaptılar. Yani Osmanlı bir İslam devletiydi ve şeriat hükümleri büyük ölçüde geçerliydi.

Eğitim medreselerde yapılırdı ve eğitimin amacı da zaten din eğitimiydi.

Osmanlının son senelerinde başkent İstanbul’da özellikle Hıristiyan ve Musevi azınlıkların çocuklarının okuduğu Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Almanca eğitim yapan ortaöğretim okulları açılmıştır:

Fransızca eğitim veren liseler ve kuruluş yılları: Saint Benoit Lisesi (1783), Sainte Pulcheri Fransız Lisesi (1846), Notre Dame de Sion Lisesi (1856), Galatasaray Lisesi (1868), Saint Joseph Fransız Lisesi (1870).

İngilizce eğitim veren liseler: Üsküdar Amerikan Koleji (1876), Robert Koleji (1863).

Almanca eğitim veren liseler: St. Georg Avusturya Lisesi (1862), Alman Lisesi (1868).

İtalyanca eğitim veren liseler: Liceo İtaliano (1861), Galileo Galilei İtalyan Lisesi (1870).

Bu kurumlar halen lise faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Bilhassa Galatasaray Mektebinin lise olarak açılmasında ve yabancıdil liselerinin gelişmesinde Sultan Abdülaziz’in 1867 yılında yapmış olduğu Paris ve Londra seyahatleri büyük rol oynamıştır. Bu geziler esnasında padişah kendi ülkesiyle oraların arasındaki gelişmişlik farkını bizzat görmüş gerikalmışlıktan ancak eğitim sayesinde kurtulabilineceğini anlamıştır. 45 gün süren o gezi bir Osmanlı hükümdarının yapmış olduğu ilk ve tek yurtdışı gezisi olmuştur. Padişahlar halife olmalarına karşın Hacca bile gitmemişlerdir. Ancak fetih maksatlı başkentten ayrılmışlardır. Avrupa, Osmanlılar tarafından yüzyıllarca “Darü’l harp” (savaş bölgesi) olarak değerlendirilmiş ve elçi göndermek bile uygun görülmemişti.

Bu yabancı liselerin kurulduğu dönemlerde Türkçe eğitim veren orta öğretim kurumu olarak sadece az sayıda medreseler mevcuttu. İstanbul’daki tek medrese Darülfünun’un kuruluş ve kapanış serüvenlerini daha önce anlatmıştım.

Cumhuriyet kurulduğunda ülkede tek yükseköğretim veren kurum olarak İstanbul Darülfünunu mevcuttu ve o da büyük ölçüde medrese karakterliydi, yani dini eğitim ağırlıklıydı ve bir İslam Devleti okuluydu; şeriat kurallarını öğreten ve benimsemiş hocaların bulunduğu bir eğitim müessesiydi.

Üniversite devrimiyle 1933 yılında Türkiye’nin ilk üniversitesi olarak kurulan İstanbul Üniversitesi kendi geçmişini açılış tarihleriyle şu şekilde vermektedir: Medaris-i Semaniye ve Fatih Darüşşifası (1453), Darülfünun (1846), Darülfünun-i Osmani (1869), Darülfünun-i Sultani (1873), Darülfünun-i Şahane (1900), İstanbul Darülfünunu (1924).

Türkiye’nin ikinci üniversitesi olarak 1944 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi açılmıştır.

Üçüncü üniversitemiz olarak 1946 yılında kurulan Ankara Üniversitesinin fakülteleri, enstitüleri ve yüksekokulları kendinden daha önce kurulmuş ve yükseköğretime başlamıştır: Hukuk Mektebi (1925), Yüksek Ziraat Enstitüsü (1933), Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (1935), 1859’dan beri Mekteb-i Mülkiye adıyla faaliyet gösteren Siyasal Bilgiler Okulu 1936’da Ankara’ya taşınmıştır, Tıp ve Fen Fakülteleri (1940) gibi.

Dördüncü üniversite olarak Ege Üniversitesi (1955) ve yine 1955 tarihinde Trabzon’da kurulan Karadeniz Teknik Üniversitesini, Ankara’da Ortadoğu Teknik Üniversitesi (1956) ve Erzurum’da kurulan Atatürk Üniversitesi (1957) takip etmiştir. Hacettepe Üniversitesi 1967 ve Boğaziçi Üniversitesi de 1971 yılından beri ülkemizde yükseköğretim vermektedirler.

2022 yılında bugün ülkemizde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde toplamda 209 üniversite vardır. 131 devlet üniversitesi (11 teknik üniversite, 2 güzel sanatlar üniversitesi ve 1 yüksek teknoloji enstitüsünün yanı sıra Polis Akademisi ve Milli Savunma Üniversitesi) ve 78 vakıf üniversitesi bulunmaktadır.

YÖK’ün verilerine göre de dört yıllık lisans öğrenimi gören öğrenci sayısı da 4.676.657’dir.

YORUM EKLE