Vajinismus ve Tedavisi

Haluk Alan

Kadınlarda cinsel birlikteliğin sağlandığı anatomik bölge olan vajinayı çevreleyen kaslarda istemsiz ve ısrarlı bir şekilde meydana gelen kasılmalar ya cinsel birleşmeyi toptan engellemekte ya da cinsel birliktelik gerçekleşse bile ağrılı olmasına yol açmaktadır. Bu duruma vajinismus adı verilir. Vajinismusta kasılma sadece vajinanın çevresindeki kaslarla sınırlı kalmamaktadır. Cinsel birlikteliği gerçekleştirememenin verdiği kaygı ya da olabilecekler karşısındaki  korku nedeniyle tüm vücutta bir kasılma, gerginlik ve ruhsal bir endişe ve çoğu zaman panik durumu söz konusudur. Vajinismusta penis vajen birleşmesi klasik olarak gerçekleşmemektedir. Bu durum eşler arsında sorunlara yol açmaktadır. Son derece kısıtlı gerçekleşen cinsel yaşam her iki tarafa da tat vermemektedir.  

Ya acırsa ya kanarsa gibi çoğu zaman geçmiş dönemlere ait korku ve endişeler kişilerin olması gerektiği gibi davranmalarının önüne geçmektedir. Vajinismus hastalarının çoğunda jinekolojik muayene bile zor olmaktadır. Çoğu kişi kendilerine anlatılan ya da bir şekilde duydukları yanlış bilgilerin esiri olmaktadırlar. Duyulanların bir çoğunda ağrı, acı ve kanama hikayeleri vardır. Her ne kadar duyulanların tamamına yakını gerçeği yansıtmıyor olsa da kişilerin çoğu kendilerinde de aynısının olacağına inanırlar. Hatta kızlık zarlarının yırtılması, parçalanması (!) sonucu dayanılmaz bir acı ve kanamanın olacağı şeklinde beklenti anksiyetesi yaşarlar. Bu durumda kendini koruma iç güdüsüyle kişi cinsel ilişkiden uzaklaşır. Kişiler kimi zaman tiksintiye kadar varan tepkiler geliştirirler.

Çoğu kişi cinsel birliktelik (ve hatta muayene esnasında) bacaklarını çapraz hale  getirir ilişki ve muayeneyi engeller. Cinsel birlikteliğin ön sevişme aşamasında çoğu zaman sorun yoktur. Ancak tam penis vajen birleşmesi gerçekleşecekken kişi vajen kaslarını tamamen kasarak ilişkiyi engeller. Aslında vajinismus hastalarının çoğunda istemesine rağmen gerçekleşmeyen birlikteliğin istemsiz bir şekilde vajen çevresindeki kasların kasılmalarından kaynaklandığı söylenebilir. Cinsel mitlerden psikodinamik açılımlara kadar bir çok varsayım vajinismus gelişmesinin nedeni olarak görülmektedir. 
Vajinismus nedeniyle biten ya da bitmeye yüz tutan evlilikler vardır. Oysa tedavi edilebilen bir hastalık olarak vajinismus cinsel işlev bozuklukları içinde değerlendirilen ve nadir görülen bir durumdur. Cinsel birlikteliğin sağlanamaması nedeniyle kadınlar kendilerini eksik hissettiklerini söylerken, toplumsal açıdan da tamamlanmamış ya da gerçekleşmemiş evlilik olarak değerlendirilmektedir. Başlangıçta geçici olarak kabul edilmesine ve sorun olarak görülmemesine rağmen zamanla olumlu bir sonucun alınamaması eşler arasında sıkıntı yaşanmasına yol açar. Oysa tedavi için doğru bir adrese gidildiğinde vajinismus tedavi edilebilmekte ve mutlu bir cinsel yaşam mümkün hale gelmektedir.

Zarın cerrahi operasyonla kesilmesinden cinsel birliktelik öncesi alkol alımına kadar pek çok yöntem denense de bu yollarla tedavi çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Halk arasında konuşulan yöntemlere itibar edilmemelidir. Tedavide psikolojik boyut ihmal edildiğinde sonuç genelde olumsuzdur. Vajinismusun gelişimi üzerine ileri sürülen varsayımlardaki çeşitlilik gibi tedavide de doğal olarak bir çok faktör dikkate alınmalıdır. Bu yüzden vajinismusta genelde önerilen tedavi yöntemi “bütüncül yaklaşım” olarak görülmektedir. Psikodinamik temelde,  psikoeğitimle desteklenen bilişsel davranışçı terapi yöntemlerinin daha iyi tedavi etkisi sağladığına dair yayınlar vardır. Tedaviye uyum ve başarıda bir çok faktör rol oynamaktadır.  Bu alanlarda alınan eğitimlerin yanısıra terapistin hasta ile kurduğu terapötik ilişki ayrı bir önem kazanmaktadır. Bu yüzden her psikoterapi sürecinde olduğu gibi burada da psikoterapi uygulaması bir sanattır.  Maalesef bazı kişilerin aldıkları eğitimlerden sonra meslektaşlarına gönderdikleri yazılarla hasta toplama gayreti içinde olduklarını görüyoruz. Hastanın bizzat kendisinin tercih etmediği ve yönlendirildiği bu tip “simsarlı”  ilişkilerin vajinismus gibi ayrı bir hassasiyet gerektiren tedavilerde hastaya yarardan çok zarar verdiği kanaatindeyim.

Kaynaklar:

Prof. Dr. M.Hakan TÜRKÇAPAR. 2011. Bilişsel Davranışçı Terapi ders notları.

Doç.Dr. Cebrail KISA. 2010 Vajinismus. CK yayınları. Ankara.
H.Singer KAPLAN. 2010. Cinsel Terapi El Kitabı. CK yayınları. Ankara.
R.O. STANLEY.2005. Cinsel Bozuklukların Tedavisinde Hipnoz Kullanımı. Klinik Hipnoz. Psikoterapi ve Hipnoz Derneği Yayınları.
   
  

YORUM EKLE