VARLIĞI BİR DERT YOKLUĞU YARA

Simon Kuper’in ‘Futbol sadece futbol değildir’ sözü aslında parayı kapsamıyordu. O tarihi sözler tutkuya, aşka, sevgiye, dostluğa belki de futbolun gücüne ithaf edilmişti.

Oysa işler yoluna girmeye başlamıştı. Sonrasında ne olduğunu bile anlayamadık. Hoca ‘karga’ tulumba gönderildi…

Halbuki herkes güzel düşler kurmaya başlamıştı. İstanbul’da alınacak zafer sonrası hoca adına belki de şarkılar yazılacaktı. Olmadı… 9 yıldır zafer bekleyen taraftar siz kadar kimseye güvenmemişti.

15 günde her şey değişti.

Denizlispor, Osmanlıspor karşılaşmasında son yılların en iyi futbolunu oynadı. Başkentte döve döve kazanan takımdan İstanbul’da eser yoktu. Tamam futbolcu, hakkı neyse kuruşu kuruşuna alacak. İndirim yapılmasına bile karşıyım. Ancak her şeyin yeri zamanı olmalı. Neden? Profesyonel liglerde mücadele eden 126 takımın şu ana kadar boykot yaptığını görmedim. Ligin daha başında böyle bir uygulama oldu? Geçen bu kadar zamanda kötü yönetimler, parasız zamanlar, transfer yasakları, yalanlar hep oldu. Ancak boykot seviyesine gelecek bir şey olmazdı…  3 yıldır basın aynı, taraftar aynı, yönetim aynı… Ancak sadece bu dönemde nasılsa birden hepsi kötü oldu… Bunun sebebi nedir? Futbolcularla ilgili bir problem olduğunu düşünmüyorum. Denizli’yi seven, memleketi gibi gören birçok bildiğim insan var. Bu algının oluşmasındaki sebep nedir? 

Yokluklar içinde şampiyon olan onlarca takım sayabilirim. Hiç birinde böyle bir şey görmedim.  Olmadı işte… Rüçkan Çamay’ın dediği gibi ‘Varlığı bir dert yokluğu yara’ keşke sonumuz böyle olmasaydı. Ayrıca karga şakırdamasını bülbül sananlar ilerde üzülecekler. Keşke böyle olmasaydı.

Kimine göre paralı taraftarıyla, satılık basınıyla, yalancı yönetimiyle, yeni hocasıyla yepyeni bir Denizlispor yola çıkıyor..! Hayırlı uğurlu olsun…

Kargaların sürüyle, kartalların yalnız uçtuğu bu devirde, Denizlispor’u menfaatsiz sevenlere selam olsun…

Saygılarımla…

YORUM EKLE